dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Son of man, set your face against Mount Seir, and prophesy against it,
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.When they had sung a hymn, they went out to the Mount of Olives.
Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı.Now on the mountainside there was a great herd of pigs feeding.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.He came out, and went, as his custom was, to the Mount of Olives. His disciples also followed him.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.but Jesus went to the Mount of Olives.
Bu topraklar, Arnon Vadisi kıyısındaki Aroer Kentinden Sion, yani Hermon Dağına kadar uzanıyor,From Aroer, which is by the bank of the river Arnon, even unto mount Sion, which is Hermon,
Sina Dağında olan RABbin, İsrailin Tanrısı RABbin önünde Dağlar sarsıldı.The mountains melted from before the LORD, even that Sinai from before the LORD God of Israel.
Ya RAB, çadırına kim konuk olabilir? Kutsal dağında kim oturabilir?LORD, who shall abide in thy tabernacle? who shall dwell in thy holy hill?
RABbe güvenenler Siyon Dağına benzer, Sarsılmaz, sonsuza dek durur.They that trust in the LORD shall be as mount Zion, which cannot be removed, but abideth for ever.
Sen onları toplu sanırsın, ama kalbleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar düşünmez bir topluluktur.There is a grievous punishment for them.
Sina Dağına andolsun.The Mount Sinai,
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi.Bring me ingots of iron," (which they did) until the space between two mountain sides was filled up.
Sina dağına,The Mount Sinai,
Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi."Blow your bellows," he said; (and they blew) until it was red hot.
And olsun Sina dağına,The Mount Sinai,
Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır.That your endeavour is for different ends.
Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de) Cudi (dağının) üzerine yerleşti.And the water subsided, and the decree was accomplished.
Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır.You think they are united, but divided are their hearts.
Sina dağınaThe Mount Sinai,
Sonra kesip her dağın başına onlardan birer parça koy. Sonra da onları çağır!"I only ask for my heart's assurance."
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi.Until, when he had made all level between the two cliffs, he said, 'Blow!'
Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık.And We raised the Mount over them for their bond.
Halbuki kalpleri darma dağınıktır.Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir güruhtur.That is because they are a people who reflect not.
Kendilerinden söz alırken Sina Dağını üzerlerine kaldırdık.And We raised the Mount over them for their bond.
Kendi aralarında şiddetli ayrılık vardır. Sen onları toplu sanırsın, ama kalbleri dağınıktır.They experienced the consequences of their decisions.
Nihayet bu atlar perde ile gizlendi (koşup dağın arkasına düşmekle gözden kayboldu).And when the horses disappeared,
Sonra her dağın üstüne onlardan bir parça koy. Sonra da onları çağır.Abraham said: Yea, but (I ask) in order that my heart may be at ease.
Sonra her bir dağın üzerine onlardan bir parça yerleştir. Daha sonra onları çağır.Abraham said: Yea, but (I ask) in order that my heart may be at ease.
Sonra her bir dağın üzerine onlardan bir parça yerleştir.Scatter them over the mountain-tops, then call them back.
Dağınık dosyaları becerikli şekilde kullanHandle sparse files efficiently
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Her dead body was found in the slopes of a mountain just 200-300 yards away from her home.
Bosnalılar telesiyejle Igman Dağının Saraybosna'nın üzerinde yükselen tepelerine çıkıyor.Bosnians take the ski lift up Igman Mountain above Sarajevo.
Vid 19 Mayıs'ta Himalayalar'daki dünyanın en yüksek altıncı dağına tırmandı.On May 19th, Vid climbed the world's sixth largest mountain, in the Himalayas.
PKK elebaşı Murat Karayılan (soldan ikinci), Irak'taki Kandil dağında görülüyor.PKK leader Murat Karayilan (second from left) in Qandil mountain, Iraq.
Dağın Gora adı verilen kesiminde ise bu yöre ile aynı adı taşıyan Goralılar yaşıyor.The part of the mountain called Gora is inhabited by a people of the same name -- the Gorani.
Dağın çevresinde çok sayıda göl bulunmaktadır.There are many lakes can be found around mountain.
Yörüngenin parametresi küçük dağınıklıklar gösterir (15 < Δv < 80 m/s).It shows little dispersion of orbital parameters (15 < Δv < 80 m/s).
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.The Pasiphae group is very dispersed.
Konvektif kaldırma dağınık hava kütlesi herhangi bir ön taraftan uzak olması durumunda oluşur.Convective lift can occur in an unstable air mass well away from any fronts.
Dünya Dışı Kaynaklardan Gelen Dağınık IşıkScattered light from extraterrestrial sources
Dağın büyük bir kısmı Mavroro Ulusal Parkı sınırları içerisinde yer almaktadır.Much of the mountain's area lies within the boundaries of the Mavrovo National Park.
Dağın yeniden iskanı 1907'de başladı.Resettlement of the mountain began in 1907.
Aşk ve evlilik hakkındaki görüşleri dağınıklıktan iyimserliğe kadar uzanıyordu.Her views of love and marriage ranged from the scathing to the optimistic.
Yakında aynı nehir kıyısı boyunca en az 33 dağınık kemik keşfedildi.Soon at least 33 widely scattered bones were discovered along the same river bank.
Kanadında siyah bir çizgi vardır ve kuyruğunda dağınık koyu siyah bir şerit vardır.The wing has a black bar and the tail has a diffuse dark band.
Dağın kuzey yamacının dibinde, biri kükürtlü su bulunan kaynaklar bulunmaktadır.At the base of the northern slope of the mountain there are springs, one with sulphurous water.
Ardından dağın efendisi, “Eve dön.The lord of the mountain then said, “Go back home.
Trabzon şehrine bakan Boztepe dağının eteklerinde konumlanmıştır.It lies at the foot of Boztepe mountain over looking the city of Trabzon.
Peleus kentaur Kheiron'a ismini Peleus'dan alan Pelion Dağında büyütmesi için Achilles'i vermiştir.Peleus gave Achilles to the centaur Chiron, to raise on Mt. Pelion, which took its name from Peleus.
Susan özgür ruhlu, biraz dağınık zihinli, genç bir hanımefendidir.She is a free-spirited, somewhat scatterbrained, young lady, unfettered by logic.
Dağınık, radyoaktif olmayan koronal plazma ısıtmanın bir ölçüsünü temsil eder.It represents a measure of diffuse, nonradiative coronal plasma heating.
Bu ulusların küçük, oldukça dağınık bir nüfusu var.These nations have small, highly dispersed populations.
Studenica, birkaç kısa boğazın bulunduğu derin vadilerle dağın içinden geçer.Studenica breaches through the mountain, in its deep valley with several shorter gorges.
Vladislav, hayatının çoğunu Skopska Crna Gora dağının eteğindeki bir manastırda geçirdi.Vladislav spent most of his life in a monastery at the foot of the mountain Skopska Crna Gora.
"Sosyal yaşam dağınık, belirsiz ve duygusaldır."Social life is messy, uncertain, and emotional.
Vlašić dağında bir eşek, koyun sütü bidonları taşırken.Donkey on Vlašić mountain, carries canisters of sheep's milk.
Moultonborough, Bulutlarda Kalesi ile, küçük bir dağın tepesinde bir mülk.Moultonborough, with its Castle in the Clouds, an estate atop a small mountain.
Türkiye'de dağınık halde bulunan Gürcü kökenli göçmen grupları Chveneburi olarak biliniyor.Immigrant groups of Georgian origins, found scattered in Turkey are known as Chveneburi.
Ölümcül tip ise dağınık salgınlarda ortaya çıktı ve nispeten az kişiyi öldürdü.The deadly type appeared in scattered outbreaks, also killing relatively few.

İlgili Sayfalar