dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.Und die Kinder Israel brachen auf von Kades und kamen mit der ganzen Gemeinde an den Berg Hor.
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.Και εσηκωθησαν οι υιοι Ισραηλ, πασα η συναγωγη, απο Καδης και ηλθον εις το ορος Ωρ.
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.И отправились сыны Израилевы из Кадеса, и пришло все общество кгоре Ор.
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.И така, израилтяните, цялото общество, отпътуваха от Кадис, и дойдоха при планината Ор.
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.ויסעו מקדש ויבאו בני ישראל כל העדה הר ההר׃
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.فارتحل بنو اسرائيل الجماعة كلها من قادش وأتوا الى جبل هور.
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.以 色 列 全 會 眾 從 加 低 斯 起 行 、 到 了 何 珥 山
İsrail topluluğu Kadeşten ayrılıp Hor Dağına geldi.以色列 全 會眾從 加低斯 起行 、 到 了 何珥山
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Als ik de top van een steile berg bereik in het midden van nergens, voel ik me jong, onoverwinnelijk, eeuwig.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Cand ajung pe culmea unui munte abrupt în mijlocul pustiului, mă simt tânăr, invincibil, nemuritor.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Cuando alcanzo la cima de una montaña empinada en medio de la nada, me siento joven, invencible, eterno.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Kiedy docieram na szczyt stromej góry z dala od zgiełku, czuję się młody, niezwyciężony, nieśmiertelny.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.인적이 없는 가파른 산의 정상에 도달하면 저는 젊음과
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Quando raggiungo la cima di una montagna scoscesa sperduta nel nulla, mi sento giovane, invincibile, eterno.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Wenn ich den Gipfel eines steilen Berges mitten im Nirgendwo erreiche, fühle ich mich jung, unbesiegbar, ewig.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Когато стигна до върха на стръмна планина по средата на нищото, се чуствам млад, неуязвим, вечен.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Когда я достигаю вершины крутой горы на краю цивилизации, я чувствую себя молодым непобедимым и бессмертным.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.כאשר אני מגיע לפסגה של הר תלול באמצע שום מקום, אני מרגיש צעיר,
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.فعندما تصل الى القمة " قمة الجبل " على جبل شديد الانحدار .. في منطقة نائية أشعر بأني مازلت شاب ,,
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.周りに何もない 急な山の頂上に到達すると 自分は若く 向かうところ敵なし そして永遠である という気持ちになれるのです
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.A hnuvše se z Kádes, položili se na hoře řečené Hor, při končinách země Edomské.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.A keď odišli z Kádeša, táborili na vrchu Hor, na pohraničí zeme Edomovej.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Au pornit din Cades, şi au tăbărît la muntele Hor, la marginea ţării Edomului.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.És elindulának Kádesbõl, és tábort ütének a Hór hegyénél, az Edom földének szélén.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Ils partirent de Kadès, et campèrent à la montagne de Hor, à l`extrémité du pays d`Édom.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Iz Kadesa pa se vzdignejo in se ušatore na gori Horu ob meji dežele Edomske.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Ja he lähtivät Kaadeksesta ja leiriytyivät Hoorin vuoren juurelle, Edomin maan rajalle.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Kế đó , đi từ Ca-đe và đóng trại tại núi Hô-rơ , ở chót đầu xứ Ê - đôm .
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Kế đó, đi từ Ca-đe và đóng trại tại núi Hô-rơ, ở chót đầu xứ Ê-đôm.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.가데스에서 발행하여 에돔 국경 호르산에 진쳤더라
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Och de bröto upp från Kades och lägrade sig vid berget Hor, på gränsen till Edoms land.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Og de drog fra Kades og leiret sig ved fjellet Hor på grensen av Edoms land.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Partieron de Cades y acamparon en el monte Hor, en la frontera de la tierra de Edom
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Partiram de Cades, e acamparam-se no monte Hor, na fronteira da terra de Edom.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Poi partirono da Kades e si accamparono al monte Or all'estremità del paese di Edom
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Så brød de op fra Kadesj og slog Lejr ved Bjerget Hor ved Randen af Edoms Land.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Van Kades reisden zij naar de berg Hor aan de grens van het land Edom.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Von Kades zogen sie aus und lagerten sich an dem Berge Hor, an der Grenze des Landes Edom.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.Και σηκωθεντες απο Καδης, εστρατοπεδευσαν εν τω ορει Ωρ, κατα το ακρον της γης Εδωμ.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.А като отпътуваха от Кадис, разположиха стан в планината Ор, при края на Едомската земя.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.И отправились из Кадеса и расположились станом нагоре Ор, у пределов земли Едомской.
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.ויסעו מקדש ויחנו בהר ההר בקצה ארץ אדום׃
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.ثم ارتحلوا من قادش ونزلوا في جبل هور في طرف ارض ادوم
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.從 加 低 斯 起 行 、 安 營 在 何 珥 山 、 以 東 地 的 邊 界
Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.從加低斯 起行 、 安營 在 何珥山 、 以 東地 的 邊界
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.1,6 km. (Risas) En una cordillera de 68.000 km. Gran seguridad de trabajo, pero no la manera de hacerlo.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(웃음소리) 42000마일 길이의 산맥이예요. 직업은 보장이 되는거지만, 그런식으론 안될 일이었어요. 그래서 저는 새로운 원격현존기술을 설계하기 시작했습니다.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Gelach) Op een bergketen van 68.000 km. Je baan is veilig, maar handig is anders.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Nevetés) Egy 66 ezer kilométeres hegyvonulaton. Biztonságos állás, de nem ez volt a jövő.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Râsete) Într-un lanţ muntos de 67,600 km. Foarte mare sigurantă a slujbei, dar nu cele mai bune condiții.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Risate) E ci sono 67.000 km di montagne. Il lavoro è assicurato, ma non è molto pratico.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.SKRATT En bergskedja på 6 800 mil. Trygg anställning men inga resultat.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Śmiech) Na 67 tys. km do zbadania. Praca zapewniona, ale nie tędy droga.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Smiech) Na horskom hrebeni dlhom 67592 km. Skvelá istota zamestnania, ale nie tá správna cesta.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Suara tawa) Ada 42.000 mil rangkaian pegunungan. Pekerjaan Anda aman, tapi bukan cara terbaik.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Γέλια) Σε μία οροσειρά μήκους 42.000 μιλίων. Σιγουριά εργασίας αλλά όχι η δουλειά που θέλαμε.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Смех) Вдоль горы длинной 67 тысяч км. Надёжная работа, но так не пойдёт.
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.海稜の全長6万7千キロ超 職場は安泰 でもやってらんない そこで遠隔存在のための新技術を開発し ロボットを使って海底に自分の分身を作り
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -Kanada legmagasabb pontja a Mount Yukon.
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -유콘 산 입니다