dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Og da de havde sunget Lovsangen, gik de ud til Oliebjerget
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Og da de havde sunget Lovsangen, gik de ud til Oliebjerget.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Tot slot zongen zij een lied tot eer van God en gingen daarna naar de Olijfberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Und da sie den Lobgesang gesprochen hatte, gingen sie hinaus an den Ölberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Und da sie den Lobgesang gesprochen hatten, gingen sie hinaus an den Ölberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Y después de cantar un himno, salieron al monte de los Olivos
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Και αφου υμνησαν, εξηλθον εις το ορος των ελαιων,
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Και αφου υμνησαν, εξηλθον εις το ορος των ελαιων.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.И, воспев, пошли на гору Елеонскую.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.И като изпяха химн, излязоха на Елеонския хълм.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.І засьпівавши вони, вийшли на гору Оливну.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ואחרי גמרם את ההלל ויצאו אל הר הזיתים׃
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ויהי אחרי גמרם את ההלל ויצאו אל הר הזיתים׃
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ثم سبحوا وخرجوا الى جبل الزيتون
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ثم سبّحوا وخرجوا الى جبل الزيتون
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們 唱 了 詩 、 就 出 來 、 往 橄 欖 山 去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們 唱 了 詩 、 就 出 來 往 橄 欖 山 去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們唱 了 詩 、 就 出 來往 橄欖山去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們唱 了 詩 、 就 出來 、 往 橄欖山去
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.As relações humanas são ricas e são confusas e são exigentes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Az emberi kapcsolatok gazdagok, ám zavarosak, és mindenképpen nagy követelményeket támasztanak.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Ihmissuhteet ovat monikerroksisia ja sotkuisia ja vaativia.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.인간 관계란 무궁무진하고 복잡합니다. 그리고 힘든 일입니다.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Las relaciones humanas son vivas, complicadas y exigentes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Le relazioni umane sono ricche e complesse e sono impegnative.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Les relations humaines sont riches et elles sont compliquées et elles sont exigeantes.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Mänskliga relationer är berikande och de är besvärliga och de är krävande.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Medziľudské vzťahy sú silné a komplikované a náročné.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Menschliche Beziehungen sind üppig, chaotisch und fordernd.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Menselijke relaties zijn rijk en rommelig en ze zijn veeleisend.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Mezilidské vztahy jsou bohaté, neuspořádané a náročné.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Quan hệ của con người phong phú và hỗn độn và yêu cầu cao.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Relaţiile umane sunt bogate şi dezordonate şi au cerinţe mari.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Stosunki międzyludzkie są bogate, zagmatwane i wymagające. są bogate, zagmatwane i wymagające.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Οι ανθρώπινες σχέσεις είναι πλούσιες και πολύπλοκες και είναι απαιτητικές.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Взаимоотношения между людьми богаты и разнообразны и требуют усилий.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Людські стосунки є багатогранними і хаотичними, а ще - вимогливими.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.Човешките взаимоотношения са богати и са объркани и са много изискващи.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.יחסי אנוש הם עשירים ומבולגנים והם תובעניים.
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.العلاقات الإنسانية هي غنية وفوضوية ومتطلبة
İnsan ilişkileri çok zengin olduğu gibi dağınık ve talepkar.豊かで 複雑で 骨の折れるものです 私達はそれを技術できれいにします
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Du människobarn, vänd ditt ansikte mot Seirs berg och profetera mot det;
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Du Menschenkind, richte dein Angesicht wider das Gebirge Seir und weissage dawider,
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Embernek fia! vesd tekintetedet Seir hegyére, és prófétálj ellene.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.«Figlio dell'uomo, volgiti verso il monte Seir e profetizza contro di esso
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Filho do homem, dirige o teu rosto contra o monte Seir, e profetiza contra ele.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Fils de l`homme, tourne ta face vers la montagne de Séir, Et prophétise contre elle!
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.,,Fiul omului, întoarce-te cu faţa spre muntele Seir, prooroceşte împotriva lui,
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et."Hai manusia fana, kutukilah negeri Edom
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Hỡi con người, hãy xây mặt hướng về núi Sê -i-rơ, và nói tiên tri nghịch cùng nó.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Hỡi con_người , hãy xây mặt hướng về núi Sê - i-rơ , và nói tiên_tri nghịch cùng nó .
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et."Ihmislapsi, käännä kasvosi Seirin vuorta kohti ja ennusta sitä vastaan
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.인자야 네 얼굴을 세일산으로 향하고 그를 쳐서 예언하여
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Menneskesønn! Vend ditt åsyn mot Se'ir-fjellet og spå mot det!
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Menneskesøn, vend dit Ansigt mod Seirs Bjergland og profeter imod det
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et."Oh hijo de hombre, pon tu rostro hacia el monte Seír y profetiza contra él
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Sin človečji, obrni obličje proti gori Seiru in prorokuj zoper njo
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Synu člověčí, obrať tvář svou proti hoře Seir, a prorokuj proti ní.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Synu človeka, obráť svoju tvár proti vrchu Seiru a prorokuj proti nemu
‹‹İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağına çevir, ona karşı peygamberlik et.Synu człowieczy! obróć twarz swoję przeciwko górze Seir, a prorokuj przeciwko niej,

İlgili Sayfalar