dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược , Ðến đồi nhũ_hương , Ở cho_đến khi hừng đông lố ra , Và bóng_tối tan đi .
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược, Ðến đồi nhũ hương, Ở cho đến khi hừng đông lố ra, Và bóng tối tan đi.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Til Dagen svales og Skyggerne længes, vil jeg vandre til Myrrabjerget og Vellugtshøjen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Догде повее дневният хладен ветрец и побягнат сенките Аз ще отида в планините на смирната и в хълма на ливана.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Доколе день дышит прохладою , и убегают тени, пойду я на гору мирровую и на холм фимиама.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.עד שיפוח היום ונסו הצללים אלך לי אל הר המור ואל גבעת הלבונה׃
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.الى ان يفيح النهار وتنهزم الظلال اذهب الى جبل المرّ والى تل اللبان.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往 沒 藥 山 、 和 乳 香 岡 去 、 直 等 到 天 起 涼 風 、 日 影 飛 去 的 時 候 回 來
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往沒 藥山 、 和 乳香 岡去 、 直 等到 天起 涼風 、 日影 飛去 的 時候 回來
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Ça n'a pas l'air bien, et il faut nettoyer le gâchis avant même de commencer.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Het lijkt nergens op en je moet de troep opruimen voordat je kan beginnen.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.좋아보이지도 않을 뿐더러 식사를 시작하기도 전에 지저분한 것을 치워야만 하겠죠.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Nó không đẹp mắt, và bạn phải dọn dẹp đống lộn xộn trước cả khi bắt đầu ăn.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Non va bene e dovreste mettere in ordine prima ancora di iniziare.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.No se vería bien, y tendrían que ordenar el lío aún antes de empezar.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Nu arată bine, şi trebuie să faceţi ordine înainte să începeţi.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Tidak tampak bagus, dan kamu harus merapikannya sebelum mulai makan.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Źle to wygląda i najpierw trzeba posprzątać bałagan.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Виглядає погано і доведеться розібрати цю купу перед тим, як розпочати їсти.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Выглядит неряшливо, и придётся разбираться, где какой прибор, прежде чем есть.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.Не изглежда добре и ще трябва да оправите бъркотията преди дори да започнете.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.זה לא נראה טוב, ואתם צריכים לנקות את הבלגן לפני שתוכלו בכלל להתחיל.
Güzel görünmezdi ve daha başlamadan dağınıklığı toplamak zorunda kalırdınız.食べ始める前に まず片付けからしなくてはいけませんね やり直してみましょう
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Alors que dans le cerveau, on a un système qui stocke les données de façon distribuée, et c'est solide.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Das System des Gehirns dagegen speichert Daten dezentral und ist fehlertolerant.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.In de hersenen heb je een systeem waar gegevens gedistribueerd worden opgeslagen. Dat is robuust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Invece il sistema cerebrale conserva i dati in maniera distribuita, ed è quindi robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.강력한 하나의 시스템이 있습니다.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.lưu trữ dữ liệu một cách phân tán, điều đó làm cho nó thực sự mạnh mẽ
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Natomiast w mózgu mamy system rozproszonego przechowywania danych -- i jest on niezawodny.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Pe când în creier, avem un sistem care stochează datele într-un mod distribuit, și este robust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Sin embargo, en el cerebro, se tiene un sistema que almacena los datos de forma distribuida, y es robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.В той же час, мозок представляє собою систему, яка зберігає дані розподілено, і це надійно.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Докато в мозъка имате система, която съхранява данните по разпръснат начин, и тя е здрава.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.שמאכסנת מידע בצורה מפוזרת, והיא חסינה.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.يقوم بتخزين البيانات عن طريق توزيعها ، وهذا نظام قوي.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.このような脳のように働くことのできるコンピュータを作ることが
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Bawalah Harun dan Eleazar, anaknya, naik ke Gunung Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ga met Aäron en zijn zoon Eleazar de berg Hor op.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Hãy bắt A-rôn và Ê - lê-a-sa , con_trai người , biểu đi lên núi Hô-rơ ;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Hãy bắt A-rôn và Ê-lê-a-sa, con trai người, biểu đi lên núi Hô-rơ;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ia pe Aaron şi pe fiul său Eleazar, şi suie -i pe muntele Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.너는 아론과 그 아들 엘르아살을 데리고 호르산에 올라
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Nimm aber Aaron und seinen Sohn Eleasar und führe sie auf den Berg Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ota Aaron ja hänen poikansa Eleasar ja vie heidät Hoorin vuorelle.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Pojmi Arona a Eleazara syna jeho, a uvedeš je na horu Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Pojmi Árona i Eleazára, jeho syna, a vyveď ich na vrch Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Prendi Aronne e suo figlio Eleazaro e falli salire sul monte Cor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Prends Aaron et son fils Éléazar, et fais-les monter sur la montagne de Hor.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Ta Aron og Eleasar, hans sønn, og før dem op på fjellet Hor,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Tag Aron og hans Søn Eleazar og før dem op på Bjerget Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Tag nu Aron och hans son Eleasar med dig, och för dem upp på berget Hor,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Toma a Aarón y a su hijo Eleazar, y haz que suban al monte Hor
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Toma a Arão e a Eleazar, seu filho, e faze-os subir ao monte Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Vedd Áront és Eleázárt, az õ fiát, és vezesd fel õket a Hór hegyére.
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Vzemi Arona in sinu njegovega Eleazarja ter ju pelji vrh gore Hora,
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Weźmijże Aarona i Eleazara syna jego, a każ im wstąpić na górę Hor;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.λαβε τον Ααρων και Ελεαζαρ τον υιον αυτου και αναβιβασον αυτους εις το ορος Ωρ
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.Вземи Аарона и сина му Елеазара и изведи ги на планината Ор;
Harunla oğlu Elazarı Hor Dağına çıkar.и возьми Аарона и Елеазара, сына его, и возведи их на гору Ор.

İlgili Sayfalar