dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Envia a tua luz e a tua verdade, para que me guiem; levem-me elas ao teu santo monte, e � tua habitação.
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Envía tu luz y tu verdad; éstas me guiarán. Ellas me conducirán a tu monte santo y a tus moradas
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.주의 빛과 주의 진리를 보내어 나를 인도하사 주의 성산과 장막에 이르게 하소서
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Küldd el világosságodat és igazságodat, azok vezessenek engem; vigyenek el a te szent hegyedre és hajlékaidba.
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Manda la tua verità e la tua luce; siano esse a guidarmi, mi portino al tuo monte santo e alle tue dimore
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Sänd ditt ljus och din sanning; må de leda mig, må de föra mig till ditt heliga berg och till dina boningar,
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Send dit Lys og din Sandhed, de lede mig, bringe mig til dit hellige Bjerg og til dine Boliger,
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Send ditt lys og din sannhet, la dem lede mig, la dem føre mig til ditt hellige berg og til dine boliger,
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Sešliž světlo své a pravdu svou, to ať mne vodí a zprovodí na horu svatosti tvé a do příbytků tvých,
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Sošli svoje svetlo a svoju pravdu, to nech ma vedie a dovedie na vrch tvojej svätosti a do tvojich príbytkov,
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.Изпрати светлината Си и истината Си; те нека ме водят. Да ме заведат в Твоя свят хълм и в обиталищата Ти.
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.שלח אורך ואמתך המה ינחוני יביאוני אל הר קדשך ואל משכנותיך׃
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.ارسل نورك وحقك هما يهديانني وياتيان بي الى جبل قدسك والى مساكنك.
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.求 你 發 出 你 的 亮 光 和 真 實 、 好 引 導 我 、 帶 我 到 你 的 聖 山 、 到 你 的 居 所
Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni.求 你 發出 你 的 亮光 和 真實 、 好 引導 我 、 帶我 到 你 的 聖山 、 到 你 的 居所
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Ako môžete vidieť, má rovnako neusporiadanú kanceláriu.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Amint látják, neki sincs nagy rend az irodájában.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Een even slordig kantoor, zoals je kunt zien.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Igual de desordenada es su oficina, como pueden ver.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Kantor yang tidak rapi itu, seperti yang kalian lihat.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.보다시피 공평하게 어질러져있군요.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Lika stökigt kontor som Einstein, som ni kan se.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Można zauważyć tak samo nieuporządkowane biuro.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Sie sehen ihn hier in einem sehr unordentlichen Büro.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Son bureau est tout autant en désordre, comme vous pouvez le constater.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Stesso ufficio disordinato, come potete vedere.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Também tem um escritório desarrumado, como podem ver.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Un birou la fel de dezordonat acolo, așa cum puteți vedea.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Văn phòng lộn xộn một cách cân xứng, như bạn thấy đấy.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Как видите, точно с таким же беспорядком в кабинете.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.Също толкова разхвърлян офис, както виждате.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.משרד מבולגן באותה מידה, כמו שאתם רואים.
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.مكتب غير مرتب مثل مكتب أينشتاين، كما ترون هنا
Gördüğünüz gibi aynı derecede dağınık ofisin içinde.彼は96才です かつてパグウォッシュ運動を始めました
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.Das ist das tägliche Brandopfer, das ihr am Berge Sinai opfertet, zum süßen Geruch ein Feuer dem HERRN.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.det er det daglige Brændoffer, som ofredes ved Sinaj Bjerg til en liflig Duft, et Ildoffer for HERREN
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.Este é o holocausto contínuo, instituído no monte Sinai, em cheiro suave, oferta queimada ao Senhor.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur."Éste es el holocausto continuo que fue ofrecido en el monte Sinaí como grato olor, ofrenda quemada a Jehovah
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.이는 시내산에서 정한 상번제로서 여호와께 드리는 향기로운 화제며
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.Tämä on jokapäiväinen polttouhri, joka toimitettiin Siinain vuorella suloisesti tuoksuvaksi uhriksi Herralle.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.z] a szüntelen való egészen égõáldozat, a mely Sinai hegyen szereztetett kedves illatú tûzáldozatul az Úrnak.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.Това е всегдашно всеизгаряне, определено на Синайската планина, за благоуханна жертва чрез огън Господу.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.это – всесожжение постоянное, какое совершено было при горе Синае, в приятное благоухание, в жертву Господу;
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.עלת תמיד העשיה בהר סיני לריח ניחח אשה ליהוה׃
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.محرقة دائمة. هي المعمولة في جبل سيناء. لرائحة سرور وقودا للرب.
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.這 是 西 乃 山 所 命 定 為 常 獻 的 燔 祭 、 是 獻 給 耶 和 華 為 馨 香 的 火 祭
Günlük yakmalık sunu, Sina Dağında başlatılan, RABbi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.這是 西乃山 所 命定 為常獻 的 燔祭 、 是 獻給 耶和華 為 馨香 的 火祭
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Antes que refresque o dia e fujam as sombras, irei ao monte da mirra e ao outeiro do incenso.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ażby się okazał ten dzień, a cienie przeminęły, wnijdę na górę myrry, i na pagórek kadzidła.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ažby zavítal ten den, a utekli by stínové, poodejdu k hoře mirrové a pahrbku kadidlovému.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Bis der Tag kühl wird und die Schatten weichen, will ich zum Myrrhenberge gehen und zum Weihrauchhügel.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokiaľ nezavanie a neschladí sa deň, a neutečú tiene, odídem k vrchu myrrhy a k vŕšku kadiva.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokler se ohladi dan in sence zbeže, pojdem h gori mirovi in k hribu kadila.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ik wil naar die berg met mirre en die heuvel vol wierookgeur tot de avond valt en de schaduwen verdwijnen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.날이 기울고 그림자가 갈 때에 내가 몰약 산과 유향의 작은 산으로 가리라
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Me iré al monte de la mirra y a la colina del incienso, hasta que raye el alba y huyan las sombras
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Míg meghûsül a nap, és elmulnak az árnyékok, elmegyek a mirhának hegyére, és a tömjénnek halmára.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Når dagen blir sval og skyggene flyr, vil jeg gå til Myrra-åsen og til Virak-haugen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Pînă se răcoreşte ziua, şi pînă fug umbrele, voi veni la tine, munte de mir, şi la tine, deal de tămîie.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Siksi kunnes päivä viilenee ja varjot pakenevat, minä käyn mirhavuorelle ja suitsukekukkulalle.