dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Acab convocò tutti gli Israeliti e radunò i profeti sul monte Carmelo
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Achab riep daarop het hele volk en alle profeten samen bij de berg Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Ahab a trimes soli la toţi copiii lui Israel, şi a strîns pe prooroci la muntele Carmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Ahab torej pošlje do vseh sinov Izraelovih in zbere proroke pri gori Karmelu.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Also sandte Ahab hin unter alle Kinder Israel und versammelte die Propheten auf den Berg Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Då sände Ahab omkring bland Israels barn och lät församla profeterna på berget Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Da sendte Akab Bud rundt til alle Israeliterne og samlede Profeterne på Karmels Bjerg.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Então Acabe convocou todos os filhos de Israel, e reuniu os profetas no monte Carmelo.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Entonces Acab convocó a todos los hijos de Israel y reunió a los profetas en el monte Carmelo
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.És elkülde Akháb mind az egész Izráel fiaihoz, és egybegyûjté a prófétákat a Kármel hegyre.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.아합이 이에 이스라엘 모든 자손에게로 보내어 선지자들을 갈멜 산으로 모으니라
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Maka Ahab mengerahkan seluruh rakyat dan nabi-nabi Baal itu ke Gunung Karmel
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Niin Ahab lähetti sanan kaikille israelilaisille ja kokosi profeetat Karmel-vuorelle.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Obeslal tedy Achab všecky syny Izraelské, a shromáždil ty proroky na horu Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Posłał tedy Achab do wszystkich synów Izraelskich, i zebrał te proroki na górę Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Så sendte Akab bud omkring blandt alle Israels barn og bød profetene komme sammen til Karmel-fjellet.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vậy , A-háp sai người đi nhóm cả dân Y-sơ-ra-ên và những tiên_tri đến núi Cạt-mên .
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vậy, A-háp sai người đi nhóm cả dân Y-sơ-ra-ên và những tiên tri đến núi Cạt-mên.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vtedy poslal Achab poslov ku všetkým synom Izraelovým a shromaždi prorokov na vrch Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Και απεστειλεν ο Αχααβ προς παντας τους υιους Ισραηλ και συνηθροισε τους προφητας εις το ορος τον Καρμηλον.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.И послал Ахав ко всем сынам Израилевым и собрал всех пророков нагору Кармил.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.И така, Ахаав прати до всичките израилтяни та събра пророците на планината Кармил.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.וישלח אחאב בכל בני ישראל ויקבץ את הנביאים אל הר הכרמל׃
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.فارسل اخآب الى جميع بني اسرائيل وجمع الانبياء الى جبل الكرمل.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.亞 哈 就 差 遣 人 招 聚 以 色 列 眾 人 、 和 先 知 、 都 上 迦 密 山
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.亞哈 就 差遣 人 招聚 以色列 眾人 、 和 先知 、 都 上迦 密山
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Prawdziwie jako góra padłszy rozsypuje się, a skała przenosi się z miejsca swego.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men såsom själva berget faller och förvittrar, och såsom klippan flyttas ifrån sin plats,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men som et fjell faller og smuldres bort, og en klippe flyttes fra sitt sted,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mutta vuorikin vyöryy ja hajoaa, ja kallio siirtyy sijaltansa,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Nej, ligesom Bjerget skrider og falder, som Klippen rokkes fra Grunden,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ohimè! come un monte finisce in una frana e come una rupe si stacca dal suo posto
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ale teraz ako keď padá vrch, že sa drobí, a skala, keď sa odtrhne od svojho miesta;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Cum se prăbuşeşte muntele şi piere, cum piere stînca din locul ei,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Jistě že jako hora padnuc, rozdrobuje se, a skála odsedá z místa svého,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Kelak gunung-gunung akan runtuh dan porak poranda, dan gunung batu yang kokoh bergeser dari tempatnya
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,무너지는 산은 정녕 흩어지고 바위는 그 자리에서 옮겨가고
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,La montagne s`écroule et périt, Le rocher disparaît de sa place,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mas, na verdade, a montanha cai e se desfaz, e a rocha se remove do seu lugar.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Még a hegy is szétomlik, ha eldõl; a szikla is elmozdul helyérõl;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Saj še gora se sesuje in razdrobi in skalovje preperi z mesta svojega,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Sin embargo, la montaña cae y se deshace, y la peña es removida de su lugar
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành ra bụi, Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành_ra bụi , Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó .
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Zerfällt doch ein Berg und vergeht, und ein Fels wird von seinem Ort versetzt;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Βεβαιως το μεν ορος πιπτον εξουδενουται, ο δε βραχος μετακινειται απο του τοπου αυτου.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Наистина както и планината като пада унищожава се, И скалата се премества от мястото си;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Но гора падая разрушается, и скала сходит сместа своего;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ואולם הר נופל יבול וצור יעתק ממקמו׃
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ان الجبل الساقط ينتثر والصخر يزحزح من مكانه.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山 崩 變 為 無 有 . 磐 石 挪 開 原 處
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山崩 變為 無有 . 磐石 挪開 原處
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Ale koszty bezpośrednie to zaledwie wierzchołek góry lodowej.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Avšak přímé náklady jsou opravdu jenom špičkou ledovce.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Az ilyen direkt perköltségek azonban csak a jéghegy csúcsát jelentik.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Chi phí trực tiếp chỉ là bề nổi.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Dar costurile directe reprezintă doar vârful aisbergului.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Die direkten Kosten sind allerdings nur die Spitze des Eisbergs.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.그렇지만 직접비용은 사실 빙산의 일각일 뿐입니다.
Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.Maar de directe kosten zijn alleen maar de top van ijsberg.

İlgili Sayfalar