dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dağın tamamı Belgrad kent alanına dahildir.Gunung ini masih masuk ke dalam batas kota Beograd.
Dağın içine gizlice girdikten sonra Bilbo, Smaug ile konuşur ve onun göğsündeki zayıf noktayı keşfeder.Mereka akhirnya menemukan pintu tersembunyi ke gunung dan Bilbo masuk dan bertemu naga Smaug.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Ia juga menerima gelar Izumi-no-kami (和泉守) (Penguasa Izumi) dari istana.
Erzincana yönelen nehir, Palandöken Dağından gelen Tuzla deresini de alır .Di lintas perbukitan, aliran alami (sungai) dapat ditampung kemudian dialirkan ke corong air.
Dağın başı üç gece ağarır, gündüz gibi olur."Allah akan menahan hujan selama tiga setengah tahun (bandingkan Ulangan 11:13-17).
Buradaki dağın adı da bu adı alır ve Bijiktig haya dağı denilir.Nama gunung itulah yang kemudian menjadi nama kecamatan ini.
Sid, dik bir dağa tırmanarak dağın tepesindeki kampa ulaşmayı hedefler.Jen akhirnya melompat ke sisi gunung.
İlçenin topografik yapısı engebeli ve dağınıktır.Penemuan situs makam megalitikum dan dolmen.
Bu isteği onu kurbağalar dağına götürür.Ia diberi ramalan akan merajai makhluk halus di gunung-gunung.
Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı.Ngày thứ ba của cuộc tìm kiếm, Parrado tới đỉnh núi trước hai người kia.
Mahallenin yüksek olan yerleri ise ( Elma dağın etekleri) yazları serin olmaktadır.Làng Văn hoá Monsopiad (Kampung Monsopiad) là nơi diễn ra các buổi diễn về văn hoá Kadazan-Dusun.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Phần cuối phía nam của núi đã từng là một phần của bờ biển Đại Tây Dương của hòn đảo.
Dağın güneyindeki Zugspitzplatt, çok sayıda mağara ile yüksek karstik platoları içerir.Phía nam núi là Zugspitzplatt, một cao nguyên karst với nhiều hang động.
“Geyik de çekti beni kendi dağına.”Sư bảo: "Làm con trâu dưới núi."
Nüfusu yaklaşık 4 bin olup dağınık bir yerleşim şekline sahiptir.Số lượng khoảng 4000 con và có vẻ ổn định.
Erymanthian dağında yaşayan büyük yaban domuzunu ağla tutmak.Heo rừng Erymanthian sống trên ngọn núi Erymanthus, nó sống trên đỉnh núi cao.
Sonunda, Jin ordusu dağınık hale geldi, moralini kaybetti ve parçalanmaya başladı.Tuy nhiên, cuối cùng thì quân của Đinh đã biết về việc Lưu Hưu Phạm đã chết, và bắt đầu tự sụp đổ.
Ana madde: Yansıma Yansımalar ikiye ayrılır: düzgün yansıma ve dağınık yansıma.Bài chi tiết: Phản xạ Phản xạ có thể chia thành hai loại: phản xạ gương và phản xạ khuếch tán.
Dağın üzerinde çeşitli yüksekliklerde düzlükler bulunur.Trên đỉnh núi có mốc trắc địa.
Toprağın, dağın (mecazen mezarın yani ölümün) oğlu.Cảnh lăng (景陵); mộ của Khang Hi Đế.
Büyük Britanya'da yaygın fakat dağınık olarak görülür.Paris tiếp tục được mở rộng nhưng khá lộn xộn.
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.Phế tích tòa lâu đài được xây thế kỷ 10 nằm ở một ngọn đồi gần đó.
Yerleşim dağınıktır.Nhà Mạc biến loạn.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Năm 1998 một nhóm đã thành công leo lên đỉnh phụ (subsidiary peak) của núi từ phía Tây Tạng .
Saçları her zaman dağınık ve annesinden kendisine miras kalan bronz bir gölgeye sahiptir.Mái tóc, luôn luôn rối bù, mang màu đồng đặc biệt được thừa hưởng từ người mẹ quá cố.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.Newton chú ý rằng dù là gì đi nữa, phản xạ, tán xạ hay truyền qua, màu sắc vẫn giữ nguyên.
Dağın başı üç gece ağarır, gündüz gibi olur."わたぼうし山 三日月森の外れに聳え立つ山。
Çin'in 5 büyük dağından biridir.中華五山の一つになっている。
Kendisine dağın etrafını çeviren balçıktan dolayı ulaşılamaz.山上の垂訓が行われたとされる場所はよくわかっていない。
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.実際に、不正確な地図のため、最初の登山隊は山を発見することが全く出来なかった。
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.だが、1998年に衛星峰への登頂にチベット側から成功した。
Köy, üç dağın arasında bulunduğu için bu adı almıştır.3つの山があることからこの名が付けられた。
Askerlik tekniğini yeteri kadar iyi bilmemeleri, dağınık, düzensiz olarak mücadele etmeleri.戦法の技術を十分に身に着けずに、分裂し無秩序の状態で闘争を行ったこと。
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.3次元コンピュータグラフィックスでは、拡散相互反射はグローバル・イルミネーションの重要な構成物である。
Dağın tepesine kadar asfalt yol vardır.山頂まで登山道がある。
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.当校がロケ地となった。
Dağın çevresinde çok sayıda göl bulunmaktadır.山岳地帯で、湖が多い。
Tanrıları kızdırması sonucu bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştı.神々を欺いた罰で大岩を山の上まで永遠に持ち上げる罰を受ける。
Yukarı şehir dağın üst yamacında yer alıyordu.その間、月を塔の頂上に置いていた。
Soru Bir Dağın Yüksek olması değerini açıklayalım?挿絵担当は高山としのり。
Dangun sonra başkent Asadal'ı Baegak dağına (veya Gunghol dağına) taşıdı.主に高山市(旧上宝村)で栽培。
Evler tek katlı ve dağınık bir yapı arz etmektedir.孤独の部屋 薄暗い和式建築。
Glen 1947 yılında Cumberland dağına tırmanırken bir kaza sonucu hayatını kaybetti.グレンは1947年、登山中の事故で死亡した。
Venezuela: Ülkede birkaç dağınık Troçkist grup bulunmaktadır.南阿蘇には十数カ所の佐川官兵衛慰霊碑が存在する。
Dağın beyleri anlamında olup tarihi oldukça eskidir.山中らの指摘では時代が少し早いという。
Diğer hareketler dağınıktır.当然その動きはバラバラのはずである。
En yakın yerleşim yerlerinden Madur dağına tırmanmak yaklaşık 2,5-3 saat sürmektedir.山頂までの所要約2.5時間。
Küçük bir dağın eteğinde kurulmuştur.小高い山の斜面に設けられている。
N Seul Kulesi dağın tepesinde yer almaktadır.頂上にはNソウルタワーが建つ。
Şamanlar kendi ayinlerini dağın eteklerinde gerçekleştirirler..僧侶は本山で行われる得度式において授かる。
Üç mahallenin ortasında, dağın tepesinde bulunmaktadır.御旅所 三上山裏登山口に所在。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.太陽光の散乱があるため、これらは昼の間は観察することができない。
Yazın Çötela dağına yaylaya gidilir.今週中に山元トレセンへ放牧に出す。
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.蘇名世,直隶肥乡人,明末清初政治人物。
Onun bir parçası dağın öbür tarafında iken diğeri bu yanındaydı.在山的另外一侧还有一些其他的乡镇。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.由於陽光的散射,這種現象在白天不會被注意到。
Adı, Denali (Mount McKinley) dağının adından gelir.名字的由來是麥金利山。
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.牛顿还注意到,无论是反射、散射或发射,色光都会保持同样的颜色。
USS San Francisco (SSN-711), 2005, Büyük Okyanus'ta bir deniz dağına çarptı.美國潛艇舊金山號(英语:USS San Francisco (SSN-711))(SSN-711)在2005年以35海里撞向海底山,造成嚴重損毀及損失一名海員。
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.帕西斐群非常的分散。

İlgili Sayfalar