dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.Epätarkan kartoituksen takia ensimmäinen kiipeämistä yrittänyt retkikunta ei löytänyt edes koko vuorta.
Telek tüyleri arasında dağınık olarak bulunur.Putkisolujen välillä on rengashuokosia.
(15874) 1996 TL66, dağınık disk cismi olarak sınıflandırılan ilk gök cismi.(15874) 1996 TL66 on transneptuninen kohde hajanaisen kiekon alueella, joka löydettiin vuonna 1996.
Diğer hareketler dağınıktır.Toiset törmäykset ovat hajottavia.
Daha önceleri dağınık halde yerleşim gösteren halk, köyde su bulunması nedeniyle köye yerleşmişlerdir.Paha kultti on kuitenkin heidän perässään saatuaan tietää kylässä olevan vettä.
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Vuorten kasvillisuus metsäaroa.
İki dağın arasına kurulmuştur.Se sijaitsee kahden kallioisen mäen välissä.
Adı, Denali (Mount McKinley) dağının adından gelir.Intiaanit viittasivat sillä luultavasti McKinley-vuoreen.
Yerleşim dağınık değildir.Asuntopula ei kuitenkaan hellittänyt.
Shandong Çince dağın doğusu anlamına gelmektedir.Shandong merkitsee ’vuorista itään’.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Korkein kohta on Chappal Waddi 2 419 metrissä.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Hajakylän talot ovat selvästi toisistaan erillään.
Dağınık disk, diyagramın çok daha sağına kadar devam eder.Albumilla yhtye vei progressiivista soundiaan yhä pidemmälle.
Part Krallığı, uydu krallıkların dağınık halde birleşmesinden oluşmaktaydı.He pelkäsivät muiden kansojen hajottavan valtakunnan yhtenäisyyden.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Ωστόσο, το 1998, μία ομάδα αναρριχήθηκε επιτυχώς σε μία δευτερεύουσα κορυφή του βουνού από το Θιβέτ.
Bir çeneklilerin iletim demetleri genellikle dağınıkdır.Η προσοχή ενός ατόμου με μανία συνήθως διασπάται.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Το ποιος και το πώς θα συντηρούνταν στη ζωή με τα απαραίτητα εφόδια έμεινε χωρίς απάντηση.
Nirvana Expeditions dağın resimleri (flora ve fauna).Nirvana Expeditions φωτογραφία του βουνού (απεικόνιση, χλωρίδα και πανίδα).
Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Άποψη του χωριού στο ξεκίνημα της άνοιξης.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Εξαιτίας της ενεργής τεκτονικής ανόδου, το όρος Λόγκαν εξακολουθεί να αυξάνει το ύψος του.
O ülkede en yüksek dağın adı nedir?Ποιο είναι το όνομα του πιο ψηλού βουνού σε εκείνη τη χώρα;
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Dog har der i 1998 været et hold, der med held har besteget en bitop i nærheden fra Tibet-siden.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.På grund af tektonisk aktivitet øger bjerget fortsat sin højde.
King of the Mountain (Dağın Kralı) maçı, "ters merdiven maçı" olarak tanımlanır.En King of the Mountain match kan bedst beskrives som en "omvendt ladder match".
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Derpå er husene cirkulært placeret.
Dağın zirvesine kadar çıkan teleferik hizmeti vardır.Der går en kabelbane op til toppen af bjerget.
Emei Dağı, Çin'in dört kutsal dağından biri olup 3,099 metre ile en yükseğidir.Emei Shan er 3.099 m højt og ét af de fire hellige bjerge i Kina med mange buddhistiske klostre.
Genelde ağaç, dünyanın merkezinde bir dağın zirvesinde bulunur.I Danmark placeres sædvanligvis en stjerne i toppen af træet.
Hasandağı'nın krater bacası bulunurken, Melendiz Dağının krater bacası yoktur.På jordoverfladen er der ingen tegn på krateret.
Kirli dağınık ve oburdur.Det er modbydeligt og afskyeligt.
Yerleşim ise dağınıktır.Hus os tag mådeligt.
Part Krallığı, uydu krallıkların dağınık halde birleşmesinden oluşmaktaydı.Kongen var tilstede sammen med sit forvirrede hof.
USS San Francisco (SSN-711), 2005, Büyük Okyanus'ta bir deniz dağına çarptı.Den mest alvorlige da USS «San Francisco» (SSN-711) kolliderte med et undersjøisk fjell sør for Guam i 2005.
N Seul Kulesi dağın tepesinde yer almaktadır.N Seoul Tower står på toppen av fjellet.
Köy dağın yamacında yer alır önü ova, arkası ormanlıktır.Fjellet deles inn i følgende soner: Dette er området rett over skoggrensa.
Bu grup Ağrı Dağına doğru giderek Hoybûn ayaklanmasını başlatmışlardır.Grupper med slik utbredelse lar seg gjerne spore tilbake til det tidligere Gondwanaland.
Dağın iki zirvesi vardır.Fjellet har to topper.
Maşu dağına ulaştığında Gılgamış bir akrep adam ve karısıyla karşılaşır.Nesten ved toppen av fjellet møter han ei stor og stygg trollkjerring.
Akdağ dağının eteğinde kurulmasından dolayı Akdağ ismini almıştır.Den er oppkalt etter det nærliggende fjellet Skallen.
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.Den første ekspedisjonen som forsøkte å bestige fjellet fant det rett og slett ikke.
Shandong Çince dağın doğusu anlamına gelmektedir.Tian Shan betyr «himmelsk fjell» på kinesisk.
Ninurta, taş dağını annesine ithaf eder ve "Dağın Hanımı" anlamına gelen "Ninhursag" adını verir.For sumerne var fjellene også en kilde for vann og de kalte sin modergudinne Ninhursag for «Fjellets frue».
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.Du var på det hellige gudefjell og vandret mellom funklende steiner.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.Enkelte streifere er funnet i Texas.
Küçük bir dağın eteğinde kurulmuştur.De møttes i et smalt fjellpass.
Dağın üstü düz olmakla beraber, uzaktan sivri görünür.Fjellet med sin karakteristiske form kan sees på lang avstand.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.Pada saat itu pula, di Bumi manusia mendeteksi ada sesuatu yang jatuh di bulan.
1952 Edmund Hillary ve ekibi tarafından dağın ilk keşfi.1952 Pengintaian pertama dari wajah-barat laut Everest oleh Edmund Hillary dan timnya.
Dağın "Wagagai" adlı en yüksek noktası, tamamen Uganda ülke sınırları içinde yer almaktadır.Puncak gunung ini (yang disebut "Wagagai") terletak di wilayah Uganda.
Onun bir parçası dağın öbür tarafında iken diğeri bu yanındaydı.Salah satu bagiannya berada di belakang gunung dan yang lainnya berada di sisi gunung ini.
Önceki yıllarda keçi dağında yaban keçisi bulunduğu görülmüştür.Pada tahun 90-an masih mudah ditemukan sapi liar di pegunungan.
Antik Sparta'nın yanında Taygetus dağında konumlanmıştır.Mystras terletak di Gunung Taygetos, di dekat Sparta kuno.
Yerleşme dağınık bir hal almıştır.Ia senang menhancurkan sesuatu (seperti gedung) dengan cara menyeruduknya.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Ujung selatan pegunungan tersebut pernah menjadi bagian dari garis pesisir Samudera Atlantik.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Jadwal kuliah menjadi berantakan.
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.Saat itu, orang-orang dari berbagai kampungpun mulai gelisah dan mulai melakukan pengamanan masing-masing.
Onu Pelion dağındaki mağarasında büyüttü.Folos tinggal di sebuah gua di Gunung Pelion.
Bu dağın yamaçlarının meyılleri nispeten çok dik değildir.Tebing Tinggi juga tak luput dari bencana ini.
Casius dağında karaya ulaştım ve sahile çıktım.Ia berada di Gunung Pantai Suriah dan dataran Cilicia.
Bu grup Ağrı Dağına doğru giderek Hoybûn ayaklanmasını başlatmışlardır.Karena peperangan itu pula ibukota dipindahkan ke Gunung Rengganis, yang sekarang disebut Dayeuh Luhur.

İlgili Sayfalar