dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.В середні віки розвиток села залежав від замку, що знаходився поруч.
Bir dağın yüksekliği onun deniz seviyesinden yüksekliğine göre belirlenir.Висота якогось пункту відносно рівня моря є його абсолютною висотою.
Von Spee, Pasifik'te dağınık vaziyette seyir halindeki hafif kruvazörlerini geri çağırmak üzere emir verdi.Фон Шпеє наказав легким крейсерам і транспортам розходитися в різних напрямах.
Kaçkar dağının üzerinde sürekli "buzul" vardır.На шляху розташована автостанція «Холодна гора».
Dağın zirvesine ulaşabilmek için yolcular iki farklı teleferik hattını kullanmak zorundalardır.На вершину гори можна піднятися двома різними маршрутами.
Bu dağın yamaçlarının meyılleri nispeten çok dik değildir.Інших успішних сходжень на цю вершину не зафіксовано.
Fuji Dağının tepesi karla kaplıdır.Вершина гори Фудзі вкрита снігом.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Jižní konec hory byl kdysi součástí atlantického pobřeží Islandu.
Bir dağın yüksekliği onun deniz seviyesinden yüksekliğine göre belirlenir.Výška hor je určována jako nadmořská výška jejich vrcholu.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Škola byla v dezolátním stavu.
Dağınık saçları vardır.Má kudrnaté vlasy.
Tacı dağınıktır.Koruna je rozložitá.
Dağın adı Mapuche dilinden gelir ve "sönmüş" anlamındadır.Název pochází z jazyka Mapučů a znamená „vyhaslý“.
Dağın başı üç gece ağarır, gündüz gibi olur."Hora svými třemi výběžky, jež z ní vyčnívají, připomíná tvarem ucho.
Antik çağda bu dağın adı Olympos'tur.Ve starověku bylo toto pohoří nazýváno Adrion oros.
Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti dağın tamamı üzerinde hak iddia etmektedir.Na celé území provincie si činí nárok Čínská lidová republika.
Bir rivayete göre mahallenin insanları şimdiki mahallenin bir dağı olan Çan dağında yaşıyorlardı.Muž tvrdil, že jeho otec spatřil modrého tygra v horách poblíž nynější Demilitarizované zóny.
Köy dağınıktır.Probuzená vesnice.
1865'te, daha önce yapılan itirazlara rağmen dünyanın en yüksek dağının adı Everest olarak belirlendi.V roce 1865 na počest George Everesta byla hora přejmenována z předchozího názvu Peak XV na Mount Everest.
Sıradağ birçok dağın birleşmesiyle oluşan dağ topluluğudur.Je to velká horská soustava skládající se z několika horských skupin.
Kayırakan dağının batı tarafına görüş.Na ztracené vartě Západu.
Alışıldığı üzere saçı uzun, dağınıktır ve sırtına doğru uzanır.Vlasy měla dlouhé, rozpuštěné, po zádech splývající.
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.Leželo na pahorku, kde byl ve středověku postaven hrad.
Bunlardan bir tanesi oldukça uzun olup, dağın tabanına kadar devam ettiği söylenmektedir.Jedna z nejznámějších tvrdí, že nyní pobývá na Měsíci.
Bu anlamda Nemrut Dağına “batı ve doğu uygarlığının köprüsü” denebilir.Tím by se mohla stát jakýmsi „mostem mezi Východem a Západem“.
Dangun sonra başkent Asadal'ı Baegak dağına (veya Gunghol dağına) taşıdı.Vede pak východním (později severovýchodním) do náhorní planiny Ramat Menaše.
"Yerel inanç, şehrin batı yakasındaki dağın kayalık yüzünde 'Yeremya mağarası' bulunduğunu belirtir.Pozorování potvrdilo, že při pohledu z města tento kopec mohl vypadat jako lebka.
Dağın zirvesine kadar çıkan teleferik hizmeti vardır.Na vrcholu hory se tyčí telekomunikační věž.
Burada, bir dağın tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ateş görür.Daleko na moři byl viděn na vrcholu hory oheň.
Dağın yeniden iskanı 1907'de başlamıştır.Repopularea muntelui a început în 1907.
Dağın 21 Aralık 1994'teki patlaması, 50 yıllık suskunluk evresini sona erdirmiştir.Ultima sa erupție a avut loc la 21 decembrie 1994, după o pauză de circa 50 de ani.
Hawaii dili ile bu dağın "Mauna Loa" olan ismi "Uzun Dağ" anlamına gelmektedir.Numele Hawaiian Mauna Loa înseamnă „muntele lung”.
Pasiphae grubu oldukça dağınıktır.În fapt, grupul Pasiphae este foarte dispersat în înclinație.
Mezarı Fruška Gora dağında Jazak Manastırında bulunmaktadır.Trupul său este păstrat la mănăstirea Jazak de pe muntele Fruška Gora.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Cel mai înalt punct este Chappal Waddi care se află la o înălțime de 2419 m.
Tacı dağınıktır.Coroana era în faliment.
Diğer hareketler dağınıktır.În celelalte cazuri, disjuncția este adevărată.
Yedrleşim şekli dağınıktır.Forma de relief este deluroasă.
Köyün dağın eteğine kurulmuş olması ve konumu itibarıyla köye ulaşmak kolaydır.O lasă pe vârful unui munte pentru a se realiza cele predestinate.
Ovalar küçük ve dağınıktır.Țarmurile sunt mici și mlăștinoase.
Bu dağın güney yüzü Moğolistan'ın en geniş granit duvarıdır.A hegy déli oldala a legnagyobb gránitfal Mongóliában.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Az aktív tektonikus működés következtében a Mount Logan napjainkban is emelkedik.
Antik çağda bu dağın adı Olympos'tur.A Szobor-hegy régi neve (Zsidó-hegy) erre utalt.
Abay, Kunanbay ve ikinci karısı Uljan'ın oğlu olarak Doğu Kazakistan eyaletinde Şingiz Dağında doğdu.Kunanbaj és második felesége, Uljan gyermekeként született a Kazah-hátság keleti peremvidékén.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Házai szétszórtan terülnek el.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.Ez a kontinens gazdag, de foltos és hiányos fosszilis rekorddal rendelkezik.
Dağın biz qulluq etermiz Ad..'ğa, ki oldır Teñrimiz.Vízi és Ecsedi találkozott Úristen, hol vagyok?
Dağın iki zirvesi vardır.A hegynek két csúcsa van.
Dağın altında bulunan iki mavi çizgi, ülkedeki nehirler ve denizi temsil eder.A hegy alatt két hullámvonal látható, ami a folyókat és a tengert jelképezik.
Kıble dağına bakarken büyüleyici bir manzara vardır.A hegycsúcsról a Castellamarei-öbölre csodálatos kilátás nyílik.
(Haydar Baba, köyünün üstünde kurulu olduğu dağın adıdır.)(Hegynek a Nagykunságban a hegyes végű dűlőt nevezik.)
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Tacı dağınıktır.A kígyó elevenszülő.
Yerleşim dağınık değildir.A település akadálymentes.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.A csalódott együttes visszautazott Texasba.
Bir dağın yüksekliği onun deniz seviyesinden yüksekliğine göre belirlenir.A hegységek magasságát általában a tengerszint feletti magasság alapján állapítják meg.
1952 Edmund Hillary ve ekibi tarafından dağın ilk keşfi.1952-ben az első terepbejárás Edmund Hillary nevéhez fűződik.
Freud bilinci okyanustaki buz dağına benzetir.Kinézetük egy megfagyott tóban úszó jéghegyre hasonlít.
Dağın buzullaşma dönemi dördüncü zamanın başlangıcıdır.A Hármashatárhegyen a csúzlis korszak volt a kezdet.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Vuonna 1999 eräs retkikunta onnistui kiipeämään vuoren sivuhuipulle Tiibetin puolelta.