dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Günler sonra babanın ölmüş bedenini dağın zirvesinde bulurlar.Однако на следующий день на берегу моря находят труп его отца.
Tanrıları kızdırması sonucu bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştı.Прознав об этом жестокие боги скинули её со скалы.
Dağın zirvesine ulaşabilmek için yolcular iki farklı teleferik hattını kullanmak zorundalardır.На вершину горы можно подняться двумя различными тропами.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.وبسبب الرفع التكتوني النشط، فإن جبل لوجان مازال يرتفع لأعلى.
1991’de ilk romanı Dağın Öteki Yüzü yayımlandı.ولقد تم نشر أول رواية له والتي تسمى "الناحية الأخرى للجبل" في عام 1991.
Bu dağın yamaçları dik değildir.إن الطرق الجبلية اليها غير معبَّدَة.
Sağlam kalan Pers gemileri dağınık olarak çekilerek Phalerum limanına sığındılar.فلاذت باقي السفن بالهرب نحو بجاية محتمين بقلعتها.
Önceleri bu dağın en tepesinde yaşamaktadırlar.أما الآخر فإنه يعيش في أعالي هذه الجبال.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.وأشار إلى أنه بغض النظر عن ما إذا كان الضوء انعكس أو تشتت أو انتقل، فإنه يبقي باللون نفسه.
Günümüzde Kosova’da dağınık olarak yaşamaktadırlar.والغريب أن هذه الأطعمة مازالت تُؤكل إلى اليوم في مدغشقر.
Dağınık bir yerleşim özelliği göstermektedir.وهناك اكتشف منزلاُ يطابق المواصفات.
Hawaii dili ile bu dağın "Mauna Loa" olan ismi "Uzun Dağ" anlamına gelmektedir.الاسم مونا لوا بلغة الهاويين يعني "الجبل الطويل".
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.بالمقارنة مع غزو انكلترا، لم يكن مخططًا له وغير منظم ولكنه دام مثله.
Ayrıca dağın üstünde havalandırma bulunmaktadır.كما تسقط الثلوج فوق هذا الجبل شتاءً.
Çin'in 5 büyük dağından biridir.وتعتبر واحدة من العناصر الصينية الخمسة.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.وجهة النظر هذه يطلق عليها التوازن المنقطع.
Ürün neme karşı hassastır ve nemli yaz lokallerinde dağınık ve yapışkan olabilir.الصيف مثير للضيق عند السهل ومنعش عند الوديان الثلاثة.
Büyük Ekecik dağının tepesinde de, yukarıda adı geçen kalenin bir benzeri vardır.توجد قبة مولاي عبد القادر في أعلى الجبل الذي يحمل نفس الاسم..
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.A África tem um rico registro fóssil, mas é desigual e incompleto.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Devido a uma falha tectônica ativa, o Monte Logan realmente está a aumentar a altitude.
Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı.No terceiro dia da caminhada, Parrado chegou ao topo da montanha antes dos outros dois expedicionários.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Para tal, revela-se a Moisés, a quem entrega seus Dez Mandamentos no monte Sinai.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.O limite sul da montanha fez, no passado, parte da costa atlântica.
Ayrıca kendisine ithafen verilen Taskıl Umay şeklindeki bir dağın varlığı da bilinmektedir.Era indestrutível, exceto pelo fogo imortal da Montanha da Perdição, onde havia sido forjado.
Bu dağın güney yüzü Moğolistan'ın en geniş granit duvarıdır.A face sul do Otgontenger é a maior parede de granito da Mongólia.
Bir parçası dağın üstünde, bir parçası da önünde idi.Míguez era um remanescente, ainda que mantivesse a alternância com Montaño.
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.Em gráficos computacionais 3D, a inter-reflexão difusa é um componente importante da iluminação global.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Em 1998, uma equipa conseguiu alcançar um pico subsidiário da montanha a partir do Tibete.
Sakar ve dağınıktır.In Tradição e Ruptura.
Dağın Arda dünyasındaki konumu, Grek mitolojisindeki Olimpus Dağı’nınkiyle aynıdır.A montanha tem o mesmo lugar em Arda como Monte Olimpo tem na Mitologia Grega.
Bunlardan bir tanesi oldukça uzun olup, dağın tabanına kadar devam ettiği söylenmektedir.Aqui estão algumas: - Pode ter vindo do Monte do Carapacho.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.As enjuntas do arco principal estão decoradas com relevos da Vitória com troféus.
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.Eras um querubim protetor colocado sobre a montanha santa de Deus; passeavas entre as pedras de fogo.
Yıllar sonra iki kardeş K2 dağının ana kampında karşılaşırlar.Três anos depois, a equipe da sua irmã fica presa na K2, a segunda montanha mais alta do mundo.
“Geyik de çekti beni kendi dağına.”Utu deixou-me para viver sozinho nas montanhas!""
Köy toplamda on bir mahalleden oluşup dagınık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir.É constituída por doze aldeias que faz a unidade espacial e funcional.
Araf dağının zirvesinden Adem ve Havva'nın kovulduğu cennet yer alır.A primeira vela lembra o perdão concedido a Adão e Eva.
Graham Kontluğu adını Graham Dağından alır.O condado de Graham tem este nome por causa de uma característica geográfica, o monte Graham.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.Mas 2004 XR190 tem uma baixa excentricidade orbital com um periélio de 51 UA.
Bu ulusların küçük, oldukça dağınık bir nüfusu var.Essas nações têm uma população pequena e altamente dispersa.
Bir parçası dağın üstünde, bir parçası da önünde idi.Het oudste gedeelte ligt op een heuvel, het nieuwere gedeelte eronder.
Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı.Op de derde dag van hun trektocht bereikte Parrado als eerste de top van de berg.
Yerleşim dağınık bir yayılış göstermektedir.Het gebied toonde een verspreide bebouwing.
Dağınık bir yerleşimle, geniş bir alana yayılmıştır.Tussenin lag een groot rechthoekig binnenplein.
Dağın altında bulunan iki mavi çizgi, ülkedeki nehirler ve denizi temsil eder.Onderaan staan twee golvende blauwe lijnen die de Adriatische Zee en lokale rivieren vertegenwoordigen.
Fustat'ta el-Mukattam dağının eteğinde bulunan İmam-ı Şafii hatiresine gömülmüştür.De heuvel ligt in de Anstelvallei met aan de voet van de heuvel de Anstelerbeek (met Hammolen).
Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti dağın tamamı üzerinde hak iddia etmektedir.De Volksrepubliek China claimt zelfs het hele gebied.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Er is consensus binnen de islam dat Mozes op de berg Sinaï tien geboden kreeg.
Bir dağın yüksekliği onun deniz seviyesinden yüksekliğine göre belirlenir.De absolute hoogte van een berg is de hoogte ten opzichte van het zeeniveau.
Dağın birçok yerinde, onlar tarafından yapılmış resim işlemeleri ve gravürler mevcuttur.Bij de berg zijn op verschillende plaatsen schilderingen en gravures van hen gevonden.
King of the Mountain (Dağın Kralı) maçı, "ters merdiven maçı" olarak tanımlanır.King of the Mountain match - Deze variant is in feite een omgekeerde ladder match.
İki dağın arasında, arkası ormanlarla kaplıdır.Zij is staande op een heuvel met twee bomen afgebeeld.
Günümüzde dağın eteklerinde iki kayak merkezi bulunmaktadır.Tegenwoordig zijn er twee wandelroutes op de hellingen van de berg.
Hawaii dili ile bu dağın "Mauna Loa" olan ismi "Uzun Dağ" anlamına gelmektedir.De naam "Mauna Loa" betekent "lange berg".
“Geyik de çekti beni kendi dağına.”Dorpen sluimeren er "...hand in hand op de maanlicht-vacht van mijn land".
Karanlık ortamlarda şiddetlenen semptomun dikkat dağınıklığına neden olduğu gözlenmiştir.Er heerste alom verwarring door de slechte zichtbaarheid in de donkere bossen.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.De toestand op het schoolterrein was chaotisch.
Arazi çok engebeli ve dağınıktır.De stad is te druk en te uitgestrekt.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Hier bevindt zich ook het hoogste punt van Nigeria, de Chappal Waddi met een hoogte van 2419 m.
Soru Bir Dağın Yüksek olması değerini açıklayalım?Over de hoogte van de hoogste berg is wat onduidelijkheid.