Sis dağılmaya başladı.The fog began to lift.
İngiliz İmparatorluğu'nun dağılması nispeten barışçıldı.The dismantling of the British Empire was relatively peaceful.
Tom ve Mary'nin evliliği dağılmaya başladı.Tom and Mary's marriage began to fall apart.
Onun görüşüne göre, Euro bölgesi dağılmaktadır.In his opinion, the eurozone is disintegrating.
Kalabalık dağılmaya başladı.The crowd began to dissipate.
Sami'nin rüyaları dağılmaya başladı.Sami's dreams began to disintegrate.
Grup, 1960'ların başarılı Avustralyalı Arayıcı grubunun dağılmasından sonra kuruldu.The group was formed after the disbanding of the successful 1960s Australian group the Seekers.
Londra Antlaşması (1700), "ikinci dağılmala antlaşması".Treaty of London (1700), also known as the Second Partition Treaty.
Ruth,kocasını kızı yalnız başına bırakmaya zorladı ve aile dağılmadı.Ruth forced her husband to leave the girl alone, and the family remained together.
Voronin, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bir bankacı olarak çalıştı.Voronin worked as a banker following the dissolution of the Soviet Union.
Grup hiçbir zaman dağılmamıştır.The group has never disbanded.
Kanatlar vuruşun sonlarında azalarak ivmelenmeye başladığında, bu enerji dağılmak zorundadır.When the wings begin to decelerate toward the end of the stroke, this energy must dissipate.
Dağılma 23 Mayıs'ta gerçekleştirildi.The dissolution was carried out on 23 May.
Dikkat dağılmasının başka bir şekli de konuşmacının hareketidir.Another form of distraction is movement of the speaker.
Grup içi sorunlardan dolayı Medication da Şubat 2003'te dağılmak zorunda kaldı.Due to a series of internal issues, Medication disbanded in February 2003.
Alfvén dalgaları da korona da kolayca dağılmamaktadır.In addition, Alfvén waves do not easily dissipate in the corona.
Politbüro'nun varlığı 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla sona erdi.The existence of the Politburo ended in 1991 with the breakup of the Soviet Union.
Sonuç olarak, akımın taşıdığı enerji sürekli dağılmaktadır.As a result, the energy carried by the current is constantly being dissipated.
Tersinir bir süreç bu tür dağılmanın gerçekleşmediği bir süreçtir.A reversible process is one in which this sort of dissipation does not happen.
Filmin kaybettiği para 4 Şövalyeler Kulübü'nün dağılmasına neden oldu.The picture lost money and caused the Club of the Four Knights to dissolve.
3Live Kru'nun dağılmasından sonra, Killings bir tek güreşçi olarak bir kez daha güreşmeye başladı.Following the break-up of the 3Live Kru, Killings began competing as a singles wrestler once more.
Dağılma araştırmasının seçimi ilginin gözlem enerji ölçeğine dayanır.The choice of scattering probe depends on the observation energy scale of interest.
1960'ta kulüp 3. lige düştü ve dağılma sürecine girdi.In 1960 the club fell into the third division and decayed.
Fakat bu Federasyon 1990'larda Yugoslavya'nın dağılmasıyla son buldu.However, this power ended with the dissolution of Yugoslavia in the 1990s.
İki sezonun sonunda Ligi Sovyetler Birliği'nin dağılması nedeniyle durduruldu.After two seasons the League was discontinued due to dissolution of the Soviet Union.
1919 yılında bu üniversitenin dağılmasından sonra Bratislava'da bir editör olarak çalıştı.After the dissolution of that university in 1919, he worked as an editor in Bratislava.
Organizasyon dağılmadan önce 2009 yılına kadar etkinlik göstermiştir.The organization only lasted until 2009 before dissolving.
Grup, 1999'da Perfectly Normal adlı bir grubun dağılması sonrasında kuruldu.Moneen formed in 1999 after the dissolution of another band, called Perfectly Normal.
Bizans ordusu yenilip, dağılmaya başlayınca, Bodin ordusuyla geri çekildi.When the Byzantines were defeated and started to flee, Bodin retreated with his army.
Halka, sonraki 300 milyon yıl içinde genişleyerek dağılmaya başlayacak.The rings are expected to vanish entirely over the next 300 million years.
Pastel, dağılmadan önce kendinden bir LP çıkardı.Pastel released one self-titled LP before disbanding.
Bununla birlikte saçma gürültüsü enerjisi her zaman istenilen bant aralığında dağılmayabilir.However, shot noise energy is not always well distributed throughout the bandwidth of interest.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Belarus adına yarışmaya başladılar.After the dissolution of the Soviet Union, she began competing for Belarus internationally.
1918'de Avusturya-Macaristan'ın dağılmasından sonra Ružomberok Çekoslovakya'nın bir parçası oldu.After the break-up of Austria–Hungary in 1918, Ružomberok became a part of Czechoslovakia.
Makam, 24 Nisan 1990 tarihinde Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bir yıl önce kurulmuştur.The position was established on 24 April 1990, a year before the dissolution of the Soviet Union.
Fakat biz dağılmadık.But we are NOT broken up.
Ksenik asit, suyun içinde ksenon trioksitin dağılması ile oluşan bir soy gaz bileşiğidir.Xenic acid is a noble gas compound formed by the dissolution of xenon trioxide in water.
Madalya, Aralık 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında verilmedi.The medal ceased to be awarded following the December 1991 dissolution of the Soviet Union.
Company Flow'un dağılmasının ardından El-P, Definitive Jux adlı plak şirketini kurdu.Following the break-up of the group, El-P started his own record label, Definitive Jux.
Yüksek asitlik, iyonik yükün anyon üzerine dağılmasından kaynaklanır.The high acidity is caused by the dispersal of the ionic charge over the anion.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.They left because of personal and musical disagreements.
2003'teki dağılmanın müsebbibi Bobby Hatfield'ın ölümüydü.Medley continues to perform solo after Bobby Hatfield's death in 2003.
Onların birleşmeleri ya da dağılmalarından diğer her şey meydana gelir.Their communications are either out of sync, or mismatched.
Yağış yeryüzüne eşit dağılmaz.Nature does not equally distribute energy.
Bu geri çekilme birliklerin dağılmasına yol açmıştır.This seems to have provoked other units to withdraw.
Yugoslavya’nın Dağılması ise kanlı oldu.Yugoslavia's Bloody Collapse.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.And if some were envious and sought to discredit his achievements, he did not reciprocate.
İletken polimerlerin en büyük avantajı, esas olarak dağılma özelliği ile işlenebilir olmalarıdır.The biggest advantage of conductive polymers is their processability, mainly by dispersion.
Sovyetler Birliği'nin dağılması ^ "Moldova Celebrates Independence Day". (yardım)"Indian-Americans Celebrate Independence Day".
Yugoslavya'nın dağılmasından sonra 1992 yılında Kocaelispor'a transfer oldu.After the dissolution of SFR Yugoslavia, he made a transfer to Kocaelispor in 1992.
Bu sultanlıklar, Bahmani Sultanlığı'nın dağılma sürecinde bağımsızlıklarına kavuşmuştur.These kingdoms became independent during the break-up of the Bahmani Sultanate.
Bunalımlar'ın dağılmasının ardından, Aydın Çakus ve Nur Yenal bir grup aramaktadırlar.They escape, but shortly thereafter Covenant is bitten by a monster.
Federasyon Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, 1992'de FIDE'ye üye olmuştur.As a follower of the idea of deeper party cooperation he joined Fidesz in 2000.
3. Panzer Ordusu, 25 Haziran'da dağılmaya başladı.By 25 June Third Panzer Army was disintegrating.
Grup içindeki anlaşmazlıklar grubun dağılmasına neden oldu.Financial issues led to the break up of the group.
Aydın, Sürpriz'in dağılmasının ardından Tagtraeumer grubuna katıldı.After Sürpriz disbanded, Aydın joined the group Tagtraeumer.
Selçukluların 1157'de dağılması, Gaznelilere pek yarar sağlamadı.Why he had returned to Bruges in 1577 is not clear.
Bunun üzerine, Juda ve Samiriye’ ye dağılmaya başladılar.Yesu (Lal),a gunda and Vasu (Kalabhavan Shajon).
Grubun dağılmasının ardından eski grup üyeleri farklı projeler üzerinde yoğunlaştılar.After the band's breakup, many of the former band members took on different projects.
90'larda, Sovyetler'in dağılmasından sonraIn the '90s, after the breakup of the Soviet Union,