dağıldı ile cümle
dağıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu enerjinin iyi dağıldığı bir scan.זה סריקה מפולגת באופן די אחיד.
Bu enerjinin iyi dağıldığı bir scan.وهذا المقطع كما ترون تكاد تكون الطاقة متوزعة بإنتظام
Bu enerjinin iyi dağıldığı bir scan.ここに見える中間部の間の
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Aceasta e o scanare aproximativ normală care arată o distribuţie egală de energie.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Ceci est un scan plutôt normal, montrant une distribution égale d'énergie.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Das ist ein recht normaler Scan, der eine Gleichverteilung der Energie zeigt.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Dit is een nogal normale scan, die een gelijkmatige energieverdeling toont.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Este es aproximadamente un escan normal, que muestra la energía distribuida equilibradamente.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Ez egy nagyjából normális kép, egyenletes energiaelosztást mutat.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.대부분 보통은 이러한 스캔 결과를 보입니다. 에너지 분배 상태가 동등합니다.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Questa è una scansione abbastanza tipica che mostra una distribuzione di energia uniforme.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Quét bình thường cho thấy sự phân phối năng lượng.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.To dość normalny obraz, pokazujący równomierny rozkład energii.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Toto je približne normálny sken, ukazujúci rovnomerné rozloženie energie.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Това е общо взето нормално сканиране, показващо равно разпределение на енергия.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Це нормальний скан, який показує рівномірний розподіл енергії.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.Это нормальный снимок, показывающий равномерное распределение энергии.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.זה סריקה די נורמלית, שמראה חלוקה שווה של אנרגיה.
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.وهذا تقريباً مقطع تصوير " سبيكت " طبيعي يوضح توزيع طاقة متساوي
Bu genel olarak enerjinin eşit dağıldığını gösteren normal bir scan.エネルギーが均一に配分されています こちらでは、前頭葉が
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Als ich den Stuhl meines Sohnes sah, hatte ich dieses Bild im Kopf. Ich sah, wie er explodierte.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Când am văzut scaunul băiatului meu mi l-am imaginat explodând şi risipindu-se.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Eu tive esta imagem na minha mente quando vi a cadeirinha do meu filho, e a vi explodir em todas as direções.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.J'ai eu cette image en tête, quand j'ai vu la petite chaise de mon fils, et je l'ai vu exploser en l'air.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.제 아들의 작은 의자가 폭발하여 산산히 부서지는 것을 보았을 때 마음속에 이미지를 떠올린 것입니다.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Mal som túto predstavu v mysli, keď som uvidel malú stoličku môjho syna a videl ju explodovať do priestoru.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Tenía esta imagen en mente cuando vi la pequeña silla de mi hijo y la vi explotar hacia arriba y afuera.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Tôi có hình ảnh này trong đầu khi tôi nhìn thấy cái ghế nhỏ của đứa con trai nhỏ, và thấy nó nổ tung ra
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.Този образ се появи в ума ми, като видях малкото столче на сина ми, видях го да експлодира нагоре и навън.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.הייתה בעיני רוחי תמונה, כשראיתי את הכיסא של בני, וראיתי אותו מתפוצץ למעלה והחוצה.
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.لقد تخيلت هذه الصورة عندما نظرت إلى كرسى ابنى الصغير , وتخيلته ينفجر متحولاً إلى قطع صغيرة متناثرة بعيدا .
Bunu oğlumun küçük sandalyesini gördüğümde beynimde hayal etmiştim, onun patlayıp dağıldığını gördüm.それが爆発するように見えたのです それで
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.목자들은 우준하여 여호와를 찾지 아니하므로 형통치 못하며 그 모든 양떼는 흩어졌도다
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.Păstorii s'au prostit, n'au căutat pe Domnul; pentru aceea n'au propăşit, şi li se risipesc toate turmele.
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.Thi dumme er Hyrderne, HERREN søger de ikke, du er derfor til intet, og hele deres Hjord er spredt.
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.כי נבערו הרעים ואת יהוה לא דרשו על כן לא השכילו וכל מרעיתם נפוצה׃
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.لان الرعاة بلدوا والرب لم يطلبوا. من اجل ذلك لم ينجحوا وكل رعيتهم تبددت.
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.因 為 牧 人 都 成 為 畜 類 、 沒 有 求 問 耶 和 華 . 所 以 不 得 順 利 、 他 們 的 羊 群 也 都 分 散
Çobanlar budala, RABbe danışmıyorlar. Bu yüzden işleri yolunda gitmiyor, Bütün sürüleri dağıldı.因 為 牧人 都成為 畜類 、 沒有求 問耶和華 . 所以 不得順利 、 他們 的 羊群 也 都 分散
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Astfel ele s'au risipit, pentrucă n'aveau păstor; au ajuns prada tuturor fiarelor cîmpului, şi s'au risipit.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.A tak sú rozptýlené, nemajúce pastiera, a sú za pokrm všelijakej zveri poľnej a sú rozptýlené.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Derfor spredtes de, eftersom der ingen Hyrde var, og blev til Æde for alle Markens vilde Dyr; ja, de spredtes.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Karena tidak mempunyai gembala, domba-domba itu tercerai berai dan menjadi mangsa binatang buas
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.목자가 없으므로 그것들이 흩어지며 흩어져서 모든 들짐승의 밥이 되었도다
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Per colpa del pastore si sono disperse e son preda di tutte le bestie selvatiche: sono sbandate
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Szétszóródtak hát pásztor nélkül, és lõnek mindenféle mezei vadak eledelévé, és szétszóródtak;
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Tak že rozptýleny jsou, nemajíce pastýře, a rozptýleny jsouce, jsou za pokrm všelijaké zvěři polní.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.И рассеялись они без пастыря и, рассеявшись, сделались пищею всякому зверю полевому.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.Те се разпръснаха понеже нямаше пастир, и, като се разпръснаха, станаха храна на всичките полски зверове.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.ותפוצינה מבלי רעה ותהיינה לאכלה לכל חית השדה ותפוצינה׃
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.فتشتّتت بلا راعي وصارت مأكلا لجميع وحوش الحقل وتشتّتت.
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.因 無 牧 人 羊 就 分 散 . 既 分 散 、 便 作 了 一 切 野 獸 的 食 物
Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.因無 牧人 羊 就 分散 . 既 分散 、 便 作 了 一切 野獸 的 食物
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.A maioria está perdida, espalhada com os ventos do Tempo, além da memória dos Homens.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.De flesta går förlorade, vittrade av tidens gång, bortom människornas minne.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.De meeste zijn vergaan, verstrooid in de winden van de Tijd, ontglipt aan 's mensen heugenis.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Die meisten sind verloren, weitverstreut von den Stürmen der Zeit... jenseits der Erinnerungen der Menschheit.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.La plupart sont perdues, éparpillées dans les vents du Temps, au-delà de la mémoire des Hommes.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Mange er gået tabt, spredt af glemslens vind, skjult for menneskers hukommelse.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Mnohé jsou ztraceny... roztroušené ve větrech času... dál, než kam sahá lidská paměť.