dağılır ile cümle
dağılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üçüncü sezonun sonunda Dr. House'un ekibi dağılır.К концу второго сезона каждый в команде пытается быть похожим на Хауса.
Çiçekler Mart ve Nisan aylarında açar ve Mayıs sonunda olgunlaşır, tohumlar rüzgarla kısa sürede dağılır.Цветёт в мае или конце апреля ежегодно, особенно интенсивно на ветвях, перезимовавших под снегом.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Семена разносятся ветром.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.منذ سنوات 1970 أختفت الطائفية تقريبًا بين الكاثوليك والبروتستانت.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.جزء كبير من الزخم الزاوي للنجم يتبدد كنتيجة لفقد الكتلة من خلال الرياح النجمية.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Cresce, parte-se, cai e depois começa tudo de novo».
Yan odadan gelen sesler nedeniyle dikkkati dağılır ve şikayet etmek üzere resepsiyonu arar.Ele é distraído por sons vindos do quarto ao lado, e telefona para a recepção para reclamar.
Tohumlar rüzgarla dağılır.As sementes são espalhadas pelo vento.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.Pára-se com tudo e voltam todos para casa?
Kalan 4 takım da kura çekimi ile 2 gruba dağılır.As outras quatro capelas vão dar, pelos dois lados, ao transepto.
Ve araştırma yapmak üzere dağılırlar.Samen gaan ze op onderzoek uit.
Tohumlar rüzgarla dağılır.De zaden worden door de wind verspreid.
Tüm ışıklar söndürülür ve oyuncular evin içine dağılırlar.Plots flitst het licht aan en worden alle aanwezigen wakker.
Süpernova sonucu oluşmuşlarda gazlar çeşitli etkiler sayesinde dağılırlar ve garip şekiller oluşur.Dodatkowo, wiejący wiatr rozwiewał gazy nadając im dziwne kształty.
Bir süre ev yine dağılır.Po jakimś czasie para się jednak rozstaje.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Den växer, delas sönder, faller ner och sedan börjar allting om på nytt”.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Därefter försvinner hon, och bröllopet blir inställt.
Ortaya çıkan gerginlik sonucu grup dağılır.Alla noterar spänningen som sänker sig.
Dilek dilendikten sonra toplar farklı yönlere dağılır ve bir yıl süre ile hepsi taşa dönüşür.När man har önskat sig något så blir alla drakkulor till sten i ett helt år och sprids ut över hela jorden.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.När vattnet slutligen lättar går alla hem.
Parasetamol bütün dokulara hızla dağılır.Популярна страва швидко рознеслося по всьому Техасу.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Ритуал зірвано, і весілля відбулося.
O gidince bunlar dağılır.Покінчивши з цим, він віддаляється.
8 dakikadan fazla pişirildiğinde dağılır.Вироблено понад 8 тис. пікапів.
Barbitüratlar vücutta yaygın bir şekilde dağılırlar .Такролімус широко розподіляється в організмі.
Sise az rastlanır ve çabuk dağılır.Відчуття швидко наростає і швидко спадає.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.Velká část momentu hybnosti hvězdy se ztratí následkem ztráty hmotnosti prostřednictvím hvězdného větru.
Grup 1959 Eylül'ünde dağılır.Rozvedli se v září 1959.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.Nábožensky bylo jeho obyvatelstvo dlouhodobě rozdělené mezi katolickou a protestantskou komunitu.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Semena jsou rozšiřována větrem.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.În mod tradițional, populația a fost împărțită în mod egal între catolici și protestanți afilieri.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.După ce deciziile sunt ratificate, Congresul se dizolvă.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Miután Timéa felépül, megtörténik az esküvő.
Patladığında saçma gibi dağılır ve fazla sayıda can kaybına neden olur.Amit, ha elveszítesz, millió könnyet ejtesz.
Ortaya çıkan gerginlik sonucu grup dağılır.Az egyenletek függőleges feszültség hatására kialakuló diszlokációt írnak le.
Giderek daha da dağılır kalbim her yana.Yhä useamman sydän pettää.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Siemenet leviävät tuulen mukana.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Οι σπόροι παρασύρονται από τον αέρα.
Yan odadan gelen sesler nedeniyle dikkkati dağılır ve şikayet etmek üzere resepsiyonu arar.Σε κάποια στιγμή, ακούει φασαρία από το διπλανό δωμάτιο και τηλεφωνεί για να παραπονεθεί.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.Ο νέος αιώνας βρίσκει την Ευρώπη χωρισμένη ανάμεσα σε καθολικούς και προτεστάντες.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Det er som livscyklen; den vokser, går i stykker, falder ned og starter forfra igen".
Ve araştırma yapmak üzere dağılırlar.Så de går på opdagelse.
Giderek daha da dağılır kalbim her yana.Vi kommer stærkere ud på den anden side.
Bir süre ev yine dağılır.Senere er det igen udstykket i ejendomme.
Diğerlerinin güvenliğini hiç düşünmez ve çok kolay dikkati dağılır.Opmærksomheden kan ikke fastholdes, og patienten distraheres meget let.
Grup dağılır.Hele holdet trækker sig.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.Sekterismen blir av befolkningen opplevd å være i hovedsak likelig fordelt mellom protestanter og katolikker.
Tüm ışıklar söndürülür ve oyuncular evin içine dağılırlar.Arenaen blir plombert og alle tilskuerne blir holdt inne i bygningen.
Grup 1959 Eylül'ünde dağılır.Distriktet ble opprettet i september 1959.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.Sau khi bầu các quan chức lâm thời, Hội nghị giải tán.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Các phấn hoa được phân tán nhờ gió.
Barbitüratlar vücutta yaygın bir şekilde dağılırlar .ボンバーは円形に広がる。
Adada yağmur yağmaya başlar, Jack ve Kate dağılırlar.これをきっかけにアリスとジャックの関係は崩壊する。
8 dakikadan fazla pişirildiğinde dağılır.これを20分以上煮ると出来上がる。
Ancak operasyonlar başarısız olur ve ordu dağılır.しかし作戦は失敗し、軍団はぼろぼろとなった。
Ortaya çıkan gerginlik sonucu grup dağılır.これにより分裂騒動は終息するものと見られている。
Üç gün boyunca gelen davetlilere yemek dağılır.見物客で3日間にぎわう。
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.宗教はカトリックとプロテスタントがほぼ同数である。
Giderek daha da dağılır kalbim her yana.但我的心臟也因此越來越大顆。
Adada yağmur yağmaya başlar, Jack ve Kate dağılırlar.這時傑克底下的鐵軌逐漸崩塌,傑克即將隨著軌道墜落。