dağı ile cümle
dağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom pizzaları dağıtır.Tom delivers pizzas.
Dağıtmadan önce Tom'a bir şans verelim.Let's give Tom a chance before we freak out.
O sadece buz dağının tepesi.That's only the tip of the iceberg.
Kalabalık hızla dağıldı.The crowd dispersed quickly.
Everest Dağı'nın zirvesi dünyadaki en yüksek noktadır.Mount Everest's summit is the highest spot in the world.
Everest dağının doruk noktası dünyada en yüksek noktadır.The peak of mount Everest is the highest spot in the world.
Kilimanjaro dağı, Afrika'nın en yüksek dağıdır.Mount Kilimanjaro is the highest mountain in Africa.
Saçımı dağıtmayın.Don't ruffle my hair.
Sovyetler Birliği 26 Aralık 1991'de dağıldı.The Soviet Union was dissolved on December 26, 1991.
Evlilikleri dağılıyordu.Their marriage was falling apart.
Kalabalık dağılmaya başladı.The crowd began to dissipate.
Oy pusulalarının dağıtımı on dakika sürdü.The distribution of the ballots took ten minutes.
Evim çok dağınık.My apartment is a mess.
Sis dağıldı.The fog dissipated.
Çok dağınığım.I'm very messy.
Ben pizza dağıtırım.I deliver pizzas.
Dikkatim dağılmıştı.I got distracted.
Kartları dağıttım.I dealt the cards.
Fadıl'ın ailesi dağılıyordu.Fadil's family was falling apart.
Sami'nin rüyaları dağılmaya başladı.Sami's dreams began to disintegrate.
Kartları karıştırdım ve sonra dağıttım.I shuffled the cards and then dealt them.
Sen genellikle bu kadar dağınık değilsin.You're usually not this disorganized.
Çok dağınık görünüyorsun.You seem very disorganized.
Ben dağınık bir kişiyim.I'm a messy person.
Tom'un o kadar dikkati dağılmış ki fotoğraf makinesini otobüste bıraktı.Tom was so distracted that he left his camera on the bus.
Babamla Fuji dağına gittiğimde sekiz yaşındaydım.I was eight years old when I went to Mt. Fuji with my dad.
Leyla'nın hayatı dağıldı.Layla's life fell apart.
Leyla ve Sami'nin evliliği dağılıyordu.Layla and Sami's marriage was falling apart.
İş yerinde dağınık bir masanız var mı?Do you have a messy desk at work?
Tom durumu dağıtmaya çalıştı.Tom tried to diffuse the situation.
Leyla'nın dağınık kısa saçları vardı.Layla had messy short hair.
Sis dağılıyor.The mist is clearing.
Sami kartları dağıttı.Sami dealt the cards.
Kardeşimin odası hep dağınıktır.My brother's room is always untidy.
Benim odam dağınık.My room is messy.
1980'den beri servetin büyük yeniden bir dağıtımı vardı.There has been a massive redistribution of wealth since 1980.
Fuji Dağı çok güzel bir dağdır.Mt. Fuji is a very beautiful mountain.
Senin odan çok dağınık.Your room is very messy.
Odam çok dağınık.My room is very messy.
Şu an yaşadığım evden Fuji dağını görebiliyorum.I can see Mt. Fuji from the house where I'm living now.
Tom dikkati dağılmış gibi görünüyor.It looks like Tom is distracted.
Tom çok dağınık görünüyor.Tom seems to be very disorganized.
Tom, dikkati dağılmış gibi görünüyordu.Tom looked like he was distracted.
Tom biraz dikkati dağılmış gibi görünüyordu.Tom seemed a little distracted.
Tom dikkati dağılmış gibi görünüyordu.Tom seemed to be distracted.
Tom çok dağınıktı.Tom was very disorganized.
Tom dağınık görünüyordu.Tom seemed disorganized.
Tom herkese mavi boncuk dağıtır.Tom is very nice to everyone.
Tom, Mary'nin dağınık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was disorganized.
Tom, dağınık olduğumu biliyor.Tom knows that I'm disorganized.
Tom bu dağınıklığı toparlamalı.Tom needs to clean up this mess.
Tom bu dağınıklığı toparlamak zorunda.Tom has to clean up this mess.
Bu dağınıklığı daha sonra toparlayacağım.I'll clean up this mess later.
Tom'un dağın tepesine ulaşacağını mı düşünüyorsun?Do you think Tom will reach the top of the mountain?
Tom, Mary'nin göründüğü kadar dağınık görünmüyor.Tom doesn't seem to be as disorganized as Mary seems to be.
Tom'un çok dikkati dağıldı.Tom became very distracted.
Tom'un dağınık olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is disorganized.
Sami dağınıklığı temizledi.Sami cleaned up the mess.
Hediye dağıtmayı seviyorum.I love the distribution of gifts.
Sami, Leyla'nın ceset parçalarını şehir çevresine dağıttı.Sami scattered Layla's body parts around the city.
İlgili Sayfalar