dağı ile cümle

dağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ya RAB, çadırına kim konuk olabilir? Kutsal dağında kim oturabilir?LORD, who shall abide in thy tabernacle? who shall dwell in thy holy hill?
Kalksın Tanrı, dağılsın düşmanları, Kaçsın önünden Ondan nefret edenler!Let God arise, let his enemies be scattered: let them also that hate him flee before him.
RABbe güvenenler Siyon Dağına benzer, Sarsılmaz, sonsuza dek durur.They that trust in the LORD shall be as mount Zion, which cannot be removed, but abideth for ever.
Neredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır!.Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
İş(ler)i taksim edenlere (rızıkları, yağmurları dağıtan güçlere) andolsun ki,And those who distribute (it) by command,
Andolsun Tur'a (Musa'nın vahiy aldığı Sina Dağı'na).I CALL TO witness the Mount Sinai,
Dağılan toz duman haline geldiğiTurned to dust, floating in the air,
Sen onları toplu sanırsın, ama kalbleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar düşünmez bir topluluktur.There is a grievous punishment for them.
Bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hep dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Sina Dağına andolsun.The Mount Sinai,
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi.Bring me ingots of iron," (which they did) until the space between two mountain sides was filled up.
Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.Which turned everything it touched to ashes.
Derken toz duman halinde dağılıp-savrulduğu,Turned to dust, floating in the air,
"Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"After having turned to carious bones?"
Yıldızlar, dağılıp-yayıldığı zaman,And the stars dispersed,
Sina dağına,The Mount Sinai,
İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün,A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi."Blow your bellows," he said; (and they blew) until it was red hot.
Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.The army will be routed and put to flight.
Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar.And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,And the stars dispersed,
And olsun Sina dağına,The Mount Sinai,
Köpük, dağılır gider, halka fayda verecek şeyse yerinde kalır.The scum disappears like the foam on the bank, and that which is useful to man remains on the earth.
Öylesine bir söz ki neredeyse gökler parçalanacak ve yer yarılacak ve dağlar dağılıp çökecek.Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Ne yaptılarsa hepsini ele aldık da zerreler haline getirip dağıttık.We shall turn to their deeds and scatter them like particles of dust.
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.
Dağılmış zerre zerre toz haline gelince.Turned to dust, floating in the air,
Yalanladı Semud ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyameti.The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Ve yeryüzü ve dağlar, bir kerecik birbirlerine çarpıp dağılınca.And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
Ve sahifeler dağılınca.When the ledgers are laid open,
O gün, insanlar, kendilerini ateşlere atan, dağılıp uçuşan pervanelere benzerler.A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
Namazı/duayı yerine getirirler onlar. Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden dağıtırlar.Who are firm in devotion, and spend of what We have given them,
Hepsi un-ufak olup dağılmıştır.Turned to dust, floating in the air,
Bir ticaret yahut oyun-eğlence görür görmez, dağılıp ona yöneldiler de seni ayaküstü bıraktılar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,And those that revive by quickening,
Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır.That your endeavour is for different ends.
Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de) Cudi (dağının) üzerine yerleşti.And the water subsided, and the decree was accomplished.
Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan, O'dur.It is He who made the night a covering for you; and made sleep for rest, the day for rising.
Dağılıp toz duman haline geldiği,Turned to dust, floating in the air,
"Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."Nor will I worship what you worship,
Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.The ark came to rest on Judi (Mount Ararat), and it was said: "Away with the cursed people!"
Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı,Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.Which turned everything it touched to ashes.
Dağılıp toz duman haline geldiğiTurned to dust, floating in the air,
Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır.You think they are united, but divided are their hearts.
Bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona gittiler ve seni ayakta bıraktılar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Sina dağınaThe Mount Sinai,
Sonra kesip her dağın başına onlardan birer parça koy. Sonra da onları çağır!"I only ask for my heart's assurance."
İşte bu, sana ihsanımızdır. İster dağıt, ister yanında tut, bu hesapsızdır.”"This is Our gift," (We said to him), "so bestow freely or withhold without reckoning."
Yıldızlar yerlerinden düşüp dağıldığı zaman,The stars turn dim and scatter,
Sina dağı, hakkı için!The Mount Sinai,
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Sina Dağı civarında yetişen ve yiyenler için yağ ve lezzet üreten bir ağaç...The tree that grows on Mount Sinai yields oil and seasoning for those who eat.
Bunlar, Allah'a ve âhiret gününe inanmazlar da halka gösteriş olsun diye mallarını dağıtırlar.and such as expend of their substance to show off to men, and believe not in God and the Last Day.
Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi.Until, when he had made all level between the two cliffs, he said, 'Blow!'
Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın.And hold ye fast, all of you, to the cord of Allah, so and separate not.
Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık.And We raised the Mount over them for their bond.
Halbuki kalpleri darma dağınıktır.Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir güruhtur.That is because they are a people who reflect not.
Kendilerinden söz alırken Sina Dağını üzerlerine kaldırdık.And We raised the Mount over them for their bond.

İlgili Sayfalar