Bu öğleden sonra dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go outside this afternoon.
Şimdi dışarı çıkmak için çok geç.It is too late to go out now.
Şimdi dışarı çıkmak imkansız.It's impossible to go out now.
Değişiklik olsun diye bu sabah dışarıda yemeye ne dersin?How about eating out this morning for a change?
Bu sabah canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out this morning.
Bugün dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I would rather not go out today.
O gün boyu dışarıdadır.He's out for the day.
Bugün canım evde kalmak yerine dışarı gitmeyi istiyor.I feel like going out rather than staying at home today.
Bugün, dışarıda uyumak zorundayız.Today, we have to sleep outdoors.
Bu akşam dışarıda yeme hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about eating out tonight?
Bugün dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out today.
Canım bugün dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out today.
Bugün hava güzel, bu nedenle evde kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.It is very fine today so I would rather go out than stay at home.
Bu gece dışarıda yemek ister misin?Do you want to eat out tonight?
Canım bu gece dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out tonight.
Bu gece dışarıda yiyelim.Let's eat out tonight.
Bu akşam dışarıda yiyelim.Let's eat out this evening.
Bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out this evening.
Canım bu gece dışarıda yemek istiyor.I feel like eating out tonight.
Bu gece dışarı çıkmaktansa evde bir kitap okumayı tercih ederim.I would rather read a book at home than go out tonight.
Bu gece dışarıda yemeye ne dersin?What do you say to eating out tonight?
Hadi bu gece akşam yemeğini dışarda yiyelim, yemek yapmak için çok yorgunum.Let's dine out tonight. I'm too tired to cook.
Hadi bu gece dışarıda yiyelim, yemek yapamayacak kadar yorgunum.Let's dine out tonight. I'm too tired to cook.
Bu akşam dışarıda yiyeceğim.I'm dining out this evening.
Bu akşam canım dışarıda yemek istemiyor.I don't feel like eating out this evening.
Değişiklik olsun diye bu akşam dışarıda yemeye ne dersin?How about eating out this evening for a change?
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out this evening.
Bu gece dışarıda yemek yemeye ne dersin?What do you say to dining out tonight?
Bu akşam dışarıda yemeğe ne dersin?How about eating out this evening?
Bu gece dışarıda yemeğe ne dersin?How about dining out tonight?
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.I spent yesterday reading instead of going out.
Dün gece hava çok soğuktu, bu yüzden dışarıya çıkmadık, evde kaldık.It was very cold last night, so we didn't go outside, but stayed indoors.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Dün gece dışarıda mıydın?Were you out last night?
Yürüyüş için dışarı çıkmayı canın istiyor mu?Do you feel like going out for a walk?
Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.I felt like going out for a walk.
Yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a walk?
Yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk?
O, işini yaptıktan sonra dışarı çıktı.Having done his work, he went out.
Onlar işini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.After they had finished their work, they went out.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
Bebek doğduğundan beri neredeyse hiç dışarı çıkmadım.They have scarcely gone out since the baby was born.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Çocuklar dışarı çıkmak istediler.The children wanted to go out.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuklar dışarıda oynamayı severler.Children like playing outside.
Çocuklar dışarıda oynamalılar.Children should play outside.
Çocuklar oynamak için dışarı çıktılar.The children went out to play.
Yönetici dışarıdaydı, bu yüzden onun sekreterine bir mesaj bıraktım.The manager was out, so I left a message with his secretary.
O ben dışardayken geldi.He came when I was out.
Ben dışarda iken çocuklara bakar mısın?Will you take care of the children while I'm out?
Ben eve geldiğimde babam dışarı çıkmak üzereydi.My father was on the point of going out when I came home.
Telefon çaldığında, dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out, when the telephone rang.
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.No sooner had I opened the box than a frog jumped out.
Ben aradığımda o dışardaydı.She was out when I called.
Saat sekizden sonra dışarıda olmamız tehlikelidir.It is dangerous for us to be out after eight o'clock.