Dışarı salınan fotonlar elementlerin spektrumlarını oluşturur.These emitted photons form the element's spectrum.
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."I want to stay focused where I am now."
"Ben yeteri kadar önem vermediği için, sivil dikkatsizlik ACTA dışarı imzaladı."I signed ACTA out of civic carelessness, because I did not pay enough attention.
Akagera Nehri, Nyabarongo deltasından sadece 1 km uzaklıktaki Rweru Gölü'nden dışarı taşmaktadır.The Akagera river outflows from Lake Rweru, a mere 1 km from the Nyabarongo delta.
4'ü dışarı çıkar.Walk Out 4.
Nakarat kısmı "Aşk, neredeysen çık dışarı."Come out, come out, wherever you are.
16 işçi dışarı çıktı.16 students dropped out.
Bunun üzerine annesi Katara'dan dışarı çıkmasını ister.Mike then asks Kathy to move out.
Tek bir hapşırıkla 40.000 damlacık dışarı atılabilir.A single sneeze can release up to 40,000 droplets.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Come In Sir, We Are Waiting for You Outside (1998).
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.She cast me into the river which rose not over me.
Ted o kadar terlemişti ki bir sahnede gerçekten kostümden terin dışarı aktığı görülür.I still recall I was so excited to see a costume being made.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.However, they then heard a noise outside.
Stallman son olarak benim glibc gelişimini dışarıdan yönetme olarak adlandırdığım şeyi denedi.Stallman recently tried what I would call a hostile takeover of the glibc development.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.It can only be seen from the outside.
Teslim olan şehir halkına da şehirden dışarı çıkıp şehir önündeki ovada toplanmaları emri verildi.He ordered a retreat to the outskirts of the city, back to the starting position.
Dışarı çıkan maddelerin birçoğu geri dönerken bir kısmı da yörüngede kaldı.While most of the material would have fallen back, part of it would remain in orbit.
Dışarı kaydırılmış 4 satır QWERTY klavye var.There is a slide-out 4-row QWERTY keyboard.
Bu süreç esnasında yapılan basınç, zehirin çoğunu dışarıya çıkartır.During this process, pressure is applied to the insect, thereby extracting most of the venom.
Yolcular şaşırmış bir şekilde duvarlara tıklar ve aynısını dışarıdaki de yapar.The walls are painted on the outside and rendered on the inside.
Dışarı çıkarken sürekli bir şey unutur.He always carries a backpack when he goes out.
Myanmar'da devam eden baskılardan kaçan Müslüman Rohingyalar dışarıya göç etmeye başlamışlardır.Many Rohingya Muslims have fled Myanmar.
Dışarıya iş bağımlılığı yoktur.Outside capital is not involved.
Dışarı çıkmak istediğinde kapı bir türlü açılmaz.They are about to leave together when the door won't open.
Dışarda, Pasifik'de Isla Guamblin Milli Parkı'nın bulunduğu Guamblin Adası yer alır.Far out in the Pacific is Guamblin Island with the Isla Guamblin National Park.
Oysa şimdi dışarıdayım.But I'm here now.
Delikanlı uşaklarını çağırıp onu dışarı atrırmak isterse de onu yakalayamazlar.Even if husbands wished to help lighten the workload, they are unable to do so.
Geminin içi dışarıda göründüğünden daha büyüktür.The aliens are stronger than they seem.
Eğer dışarıdaki yük negatif ise, yüklü alanların polaritesi tam tersi gibi olacaktır.If the external charge is negative, the polarity of the charged regions will be reversed.
İran ordusu Şuşa'ya yaklaşırken, İbrahim Han kaleyi terk etti ve dışarıda kamp kurdu.As the Persian army approached Shusha, Ibrahim Khan left the fortress and camped outside.
Boru hatlarıyla dışarıdan gaz çoğunlukla Rusya, Hollanda ve Birleşik Krallık'tan gelmektedir.Imported pipeline gas comes mostly from Russia, the Netherlands and the United Kingdom.
Nenayt geçirmez odasından dışarı çıkmaz.Don't want to run it from the spare bedroom?
Tuvalet dışardadır.No toilet.
Hemen dışarı çıkarlar.I get out immediately.
Dışarıdan merdivenle inilmekte olan alt katta bir bölüm daha vardır.There is also another set of restrooms down the stairs in the bottom basement.
Bu haldeyken, kendi kabından dışarı çıkmaya kalkışır.So he leaves Will to face this on his own.
Lesnar, birkaç memuru Goldberg'e doğru ittikten sonra Goldberg, tüm memurları dışarı attı.Lesnar pushed some officers into Goldberg, and Goldberg cleared out the rest.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.He took her clothes with him and departed.
Dışarısı donduruyor.It was freezing.
Çünkü işimi çok seviyorum, dışarı çıkıp eğlenmeye çok az zaman bulabiliyorum."'Cause I love my work so much, I find it really hard to go out and have a good time."
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.Also equipped with a protector on exit.
Annesi onu bir kız çocuğu gibi yetiştiriyor, dışarı çıkmasına izin vermiyordu.His mother dressed and educated him as a girl, to prevent him from becoming a soldier.
Bu nedenle benim için dışarıda yemek bir hayat tarzı.The table lays out a still-life meal.
Rick ve Daryl erzak için dışarı çıkarlar.Rick and Daryl are about to go on a supply run.
Hem içeride hem dışardıa nasıl bir politika izlemeli?And what kind of person I was inside and out.
Kagera, Burundi'de, Rweru Gölü'nden dışarı akarak başlar.The section of river named Kagera begins in Burundi, flowing out from Lake Rweru.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Then hold your click and drag.
Mahalleden, dışarıda, Gökbük kökenli, yaklaşık olarak 9000 kişi vardır.Internally very spacious, it can hold up to 900 people.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.He tells Dugg to barricade the door.
Grant, Sattleri aramak için dışarı çıkar.Rick goes outside to search the area.
Erkekler ise dışarıda başka yaşam alanları ararlar.Other than there, the men had to find other places to be.
Ağızlarını dışarıya doğru kıvırabilirler.They can shove it up their ass.
Dışarı boşalma cinsel yolla bulaşan hastalıklara (CYBH) karşı koruma sağlamaz.However, it does not protect from sexually transmitted infections (STIs).
"Agaş dışarıda çok durma eve gel!""Go big or go home!
Bu tür dışarıdan görünmeyen 74 ile 108 arasında ince ve keskin dişlere sahiptir.They have 74 to 108 thin and sharp teeth, not externally visible.
Dışarıda pahalı oyuncularla ilgili değiliz.I have got no problems with foreign players at all.
İçeride değil, dışarıda - somutta."Nicht verfügbar". skjuz.de.
73 kişinin öldüğün sabah dışarıya koşmaya çıkmıştı.Twenty three passengers were rescued in the morning.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.It is generally applied two to three times daily.
Devlet, Kırım Savaşı sırasında ilk kez dışarıdan borç almak zorunda kalmıştı (24 Ağustos 1854).The Ottoman Empire received the first of its foreign loans on 25 August 1854 during the Crimean War.