Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben nadiren karanlıktan sonra dışarı çıkarım.I rarely go out after dark.
Dışarıdan yemek söyleyelim.Let's get takeout.
Yine de dışarı çıkıyordum.I was going out anyway.
Ben dışarı çıkıyorum.I'm going out.
Geceleyin dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night.
Hava karardıktan sonra nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out after dark.
Bu gece dışarıda yemek yemeyelim.Let's not eat out tonight.
Tamam, dışarıda bekle.Okay, wait outside.
Dün evde kaldım, çünkü dışarı çıkmak için kesinlikle hiç isteğim yoktu.Yesterday I stayed home, since I had absolutely no desire to go out.
Tom'un babası onun geceleyin dışarı çıkmasına izin vermez.Tom's father doesn't allow him to go out at night.
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Sami almost never goes out after dark.
Dün bütün gün dışarıdaydım.I was out all day yesterday.
Dışarı çıktığımda neredeyse her zaman güneş gözlüğü takıyorum.I almost always wear sunglasses when I go outside.
Tom dışarıda sundurmada.Tom is out on the porch.
Tom'un çocukları dışarıda oynuyorlar.Tom's children are playing outside.
Tom pencereden dışarı baktı ve otoparkta Mary'nin arabasını gördü.Tom looked out the window and saw Mary's car in the parking lot.
Sami, Leyla'yı dışarı çıkardı.Sami took Layla out.
Tom arkadaşlarıyla dışarıda.Tom was out with his friends.
Tom dışarı çıkmak ve diğer çocuklarla oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play with the other children.
Tom dışarıya çıkıp oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play.
Tom gece geç saatte dışarıda olmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to be out late at night.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Tom muhtemelen dışarıda olmayack.Tom isn't likely to be outside.
Tom bütün gece dışarıda kalmaz.Tom never stays out all night.
Tom Mary'nin bunu dışarıda yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary ought to do that outside.
Tom'un daha fazla dışarı çıkması gerekiyor.Tom needs to get out more.
Tom Mary'nin dışarıda olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is outside.
Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.Tom snuck out to meet Mary.
Tom dışarıya çıkmak istiyor.Tom wants to go outside.
Dışarı çıkabilir miyim?May I go outside?
Tom günün geri kalanında dışarı çıkacak.Tom is going to be out for the rest of the day.
Bu gece canın hâlâ dışarıda yemek istiyor mu?Do you still feel like eating out tonight?
Tom odasından dışarı çıkmazdı.Tom wouldn't come out of his room.
Tom dışarıda bir gürültü duydu.Tom heard a noise outside.
Tom yağmur yağdığı için arabadan dışarı çıkmadı.Tom didn't get out of the car because it was raining.
Tom soğukta dışarıda duruyordu.Tom was standing outside in the cold.
Bu gece dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out tonight.
Gerçekten dışarı çıkmak istemiyorum.I don't really want to go out.
Tom köpeğini dışarıda bıraktı.Tom left his dog outside.
Tom'a geceleri geç vakitte dışarıda kalmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to stay out late at night.
Tom'un dışarı ile ilgili sevgisi Mary tarafından paylaşılmaz.Tom's love of the outdoors isn't shared by Mary.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Dışarıda olmak hoşuma gitmiyor.I don't like being outside.
Tom oynamak için dışarı çıktı.Tom went outside to play.
Sami köpeklerin dışarı çıkmasına izin verdi.Sami let the dogs out.
Sami odadan dışarı çıktı.Sami came out of the room.
Sami dışarı yalnız çıkmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to go out alone.
Sami ve Leyla her zaman dışarıda takılırlar.Sami and Layla hang out all the time.
Tom arkadaşlarıyla dışarıda oynamak istiyor.Tom wants to play with his friends outside.
Tom ve Mary dışarıdalar. Badminton oynuyorlar.Tom and Mary are outside. They're playing badminton.
Dışarıda zaman geçiriyorum.I've been spending time outside.
Son zamanlarda dışarıda çok zaman geçiriyorum.Recently, I've been spending a lot of time outside.
Sami dışarıdaydı, fotoğraf çekiyordu.Sami was outside, taking pictures.
Tom dilini dışarı çıkardı.Tom stuck out his tongue.
Tom dışarıda, değil mi?Tom is outside, isn't he?
Tom beni almak için dışarıda, değil mi?Tom is out to get me, isn't he?
Bu soğukta dışarıda ne yapıyorsun?What are you doing out here in the cold?
Tom'un arkadaşları sigara içmek için dışarı çıktılar.Tom's friends went outside to smoke.
Tom ve arkadaşları sigara içmek için dışarıya çıktılar.Tom and his friends went outside to smoke.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod