Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sami köpeklerin dışarı çıkmasına izin verdi.Sami let the dogs out.
Sami kendini dışarıya sürükledi.Sami dragged himself outside.
Sami dışarı yalnız çıkmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to go out alone.
Sami suya girdi ve asla dışarı çıkmadı.Sami went into the water and never came out.
Sık sık dışarı çıkıyor musun?Do you go out often?
Dışarıda bir polis memuru var.There's a policeman outside.
Çöpü dışarı çıkardın mı?Did you take the trash out?
Dışarıda çok yer misin?Do you eat out a lot?
Tom'u dışarıda bekledim.I waited for Tom outside.
Tom bugün dışarı çıkamaz.Tom can't go outside today.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out this evening.
Dışarıdaki sıcaklığın ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the temperature outside is?
Dışarıda bizi bekleyen biri var.There's someone waiting for us outside.
Haftada bir defadan daha fazla dışarıda yemek yiyor musunuz?Do you eat out more than once a week?
Tom ve Mary hâlâ dışarıda.Tom and Mary are still outside.
Ortalama insanın dışarıda yemek için bir yılda ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?How much do you think the average person spends eating out in a year?
Küçük bir yürüyüş için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a little walk.
Tom dışarda bekliyor, değil mi?Tom is waiting outside, isn't he?
Şimdi kimle dışarı çıkıyorsun?Who are you going out with now?
Geçen hafta sonu dışarı kimle çıktın?Who did you go out with last weekend?
Sen burada kal. Diğer herkes dışarı çıksın.You stay here. Everyone else go outside.
Ben dışarıda çalışmaya alışkınım.I'm used to working outdoors.
Arka kapıdan dışarı çıktım.I went out the back door.
Yedi gün daha bekledi, sonra güvercini yine dışarı saldı.And having waited yet seven other days, he again sent forth the dove out of the ark.
Köpeğini dışarıda bırak.Leave your dog outside.
Dışarı çıkıp bunu görmen gerek.You need to come out and see this.
Ders çalışmanın dışarıda arkadaşlarıyla takılmaktan daha akıllıca olacağına karar verdi.He decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Şapkasını takıp dışarı çıktı.He put his cap on and went outside.
Hava dışarı çıkılmayacak kadar soğuk.It's too cold to go outside.
Bu havada dışarı çıkılmaz, çok soğuk.It's too cold to go outside.
Neden dışarıda yemiyoruz?Why don't we eat outside?
Su hasarlı borulardan dışarı çıkıyordu.Water was coming out of the damaged pipes.
Tom sessizce oturdu, pencereden dışarı baktı.Tom sat quietly, staring out the window.
Karl dışarıda park etmiş bir motosiklet gördü.Karl saw a motorcycle parked outside.
"Aşk neredeysen bu yaz çık dışarı"."Aşk neredeysen bu yaz çık dışarı".
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."They want to get out so I let them have the visas."
Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar.Rodolfo wakes up and comes out looking for Marcello.
Dışarıda, benzer bir iptal etme durumu oluşur ve alan sadece aşağıyı işaret eder.Outside, a similar cancellation occurs, and the field is only pointing downwards.
Tapie Asya'ya üretimi dışarıdan yapmayı kararlaştırdı.Tapie decided to move production offshore to Asia.
Monivong'ın yönetimi esnasında, Kamboçya dışarıdan gelen komünist akımların etkisinde kaldı.It was during Monivong's rule that Cambodia became open to outside communist influences.
Eğer bir cisim L enerjisini radyasyon biçiminde dışarıya verirse, kütlesi L/c² kadar eksilir.If a body gives off the energy L in the form of radiation, its mass diminishes by L/c2.
Dışarısı donduruyor.It was freezing.
Annesi onu bir kız çocuğu gibi yetiştiriyor, dışarı çıkmasına izin vermiyordu.His mother dressed and educated him as a girl, to prevent him from becoming a soldier.
Ağızlarını dışarıya doğru kıvırabilirler.They can shove it up their ass.
"Agaş dışarıda çok durma eve gel!""Go big or go home!
İçeride değil, dışarıda - somutta."Nicht verfügbar". skjuz.de.
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.The rest is sold outside the state.
Dışarıda yapılan aktivitelerden çok hoşlanıyor ve en sevdiği renk mavi.He plays many different instruments, and his favorite color is blue.
Herkes dışarıda toplansın.Everybody stood together.
Sıvı genelde kontrollü olarak yandan dışarıya bırakılır.This meat is usually rejected after inspection.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.He gets himself ready and goes out on his bike to school.
Yani, Aktif cihazın dışarıya harcadığı güç en düşük seviyede olur, ve verimlilik artar.By this means, power dissipation in the active device is minimised, and efficiency increased.
Beslenme açısından dışarıdan alınması zorunlu (esansiyel) olan besin maddelerindendir.They are fed exclusively by the male, who regurgitates food for them.
Piştiğinde, gözleme kahverengileşir ve dışarıdaki cipsler içeride yeşil ve çiğneme kalır.When cooked, the waffle browns and crisps on the outside and stays green and chewy on the inside.
Will Montgomery, elleri havada dışarı çıkar.Nehru wrung his hands in horror ...
Jose'nin sesi dışarıdan duyulur ("Halte là!").Alone, she is confronted by the desperate José ("C'est toi !
Göl kapalı havzadır, dışarıya akışı yoktur.The lake itself has no major inflows or outflow.
Işığa düşen kardeş bir duman bulutu olarak dışarı çıktı.The other was smoking slightly as he headed for the clouds.
Nüfusun ciddi bir bölümü mevsimlik işçi olarak dışarı gitmektedir.A large proportion of the population commutes to work in nearby Stavanger.
Bütün sistem çok basittir ve dışarıda montajlanabilir.Entire system is fully automated, but can be over-ridden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod