Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Başka bir planın yoksa bu akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.If you don't have other plans, let's go out for dinner together.
Su hasarlı borulardan dışarı çıkıyordu.Water was coming out of the damaged pipes.
Gunter çizmelerini giydi ve dışarı çıktı.Gunter threw on his boots and went out.
Gunter çizmelerini giyip dışarı çıktı.Gunter threw on his boots and went out.
Gunter doğrudan arka kapıdan dışarı koştu.Gunter ran straight out of the back door.
"Aşk neredeysen bu yaz çık dışarı"."Aşk neredeysen bu yaz çık dışarı".
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.In most cases, they stay out of fights between First Squad and the animals.
Nate onu dışarı çıkardı ve o ve ekip pembe dumanla kaplı.Nate pulls it out, and he and the crew get covered in pink smoke.
Maxentius emekli oldu ve Roma'dan birkaç mil dışarıya yerleşti.Maxentius retired to an estate some miles from Rome.
El yapımı olduklarında, dışarıda sert ve gevrektirler, fakat iç kısım katıdan daha "sıvı" dır.When hand-made, they are hard and crispy on the outside, but the inside is more "fluid" than solid.
Mayıs 2015 yılında ilan edildi ve , şirketin sosyal ağı Google+-dan dışarı döndürüldü.It was announced in May 2015 and spun out from Google+, the company's social network.
Dışarıya çıkınca Doktor ve Donna, karda yaralı yatan bir Ood görür.Outside, he and Donna find an injured Ood lying in the snow.
Taşın yanı sıra diğer birçok yapı malzemeleri, dışarıdan getirildi.Aside from the stone, most of the other building material came from abroad.
Tom kapıdan dışarı eğildi.Tom ducked out the door.
Tom'la birlikte dışarıda kimse var mı?Is anyone out there with Tom?
Tom'la ne zaman dışarı çıktın?When did you ever go out with Tom?
Dışarıda bekledik.We waited outside.
Beni dışarıda bekleyen biri var.There's someone waiting for me outside.
Dışarıda ne olduğuna bakalım.Let's see what's happening outside.
Dışarıda kahvaltı yapmak istiyorum.I want to eat breakfast outside.
Seni dışarıda karşılayacağız.We'll meet you outside.
Yağmurda dışarıda oynamamalıydım.I shouldn't have played outside in the rain.
Neler olduğunu görmek için dışarıya birini göndermeni öneriyorum.I suggest you send someone outside to see what's going on.
En son ne zaman dışarıda yedin?When was the last time you ate out?
Neden dışarı çıktın?Why did you go out?
Tom dün dışarıdaydı.Tom was out yesterday.
Bugün dışarı çıkıyor musun?Are you going out today?
Tom çocuklarının gece dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let his children go out at night.
Tom'un ebeveynleri gece geç saatlere kadar onun dışarıda kalmasına izin verdi.Tom's parents let him stay out late at night.
Burada dışarısı rüzgarlı.It's windy out here.
Burada dışarda olduğumuzu biliyorlar.They know we're out here.
Kahve için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for coffee?
Onları dışarıya at.Throw them out.
Onu dışarıya at.Throw him out.
Onları dışarıya atacağım.I'm going to throw them out.
Onu dışarıya atacağım.I'm going to throw him out.
Onları dışarıya attık.We threw them out.
Onu dışarıya attık.We threw him out.
Tom dışarıda bir iş üzerinde.Tom is out on an errand.
Tom Mary'yi karanlıktan sonra tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out by herself after dark.
Tom dışarıda Mary ile karşılaştı.Tom met Mary outside.
Dan pencereden dışarıya baktı ve Linda'nın geldiğini gördü.Dan looked out the window and saw Linda coming.
Dan öğle yemeğini Linda ile dışarıda yedi.Dan had lunch outside with Linda.
Dışarı çık ve biraz daha odun getir.Go out and get some more firewood.
O zaman, sen dışarıda idin.At the time, you were outside.
Tom dışarıda, ama Meryem burada.Tom is out, but Mary is here.
Orada dışarı çıkacağım ve etrafa bakınacağım.I'll go out there and look around.
Dışarıya bakmak için ikisi de pencereye gitti.The two went to the window to look outside.
Mary soğuk bir şekilde pencereden dışarıya baktı.Mary stared distantly out the window.
Onu dışarıdan yapabilirsin.You can do it from outside.
Dışarıdan yapabilirsin.From outside you can.
Tesisatçı boruyu boşaltmak için suyu dışarı pompaladı.The plumber pumped out the water in order to drain the pipe.
Seni dışarı atmadan önce defol git buradan.Get out of here before I throw you out!
Ben genellikle dışarıda yemek yerim.I usually eat outside.
Dışarıda bekleyebilir miyiz?Could you wait outside?
Dışarıda bekleyebilir misiniz?Could you wait outside?
Bu gece Tom'la dışarı çıkıyorum.I'm going out with Tom tonight.
Tom dışarı giderken kapıyı kapattı.Tom slammed the door on his way out.
Dışarı gittim ve kapıda Tom'u gördüm.I went outside and saw Tom at the gate.
Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.You locked yourself out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod