Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz asla gece dışarı çıkmayız.We never go out at night.
Ben asla geceleri dışarı çıkmam.I never go out at night.
Köyde masaları dışarıda olan bir kafe vardı.There was a cafe in the village, with tables outside.
Sami bazı giysileri giyip dışarı çıktı.Sami threw on some clothes and went out.
Dışarıda oynayalım.Let's play outside.
Leyla pencereden dışarı baktı ve Sami'nin arabasını gördü.Layla looked out the window and saw Sami's car.
Tom pencereden dışarı baktı ve otoparkta Mary'nin arabasını gördü.Tom looked out the window and saw Mary's car in the parking lot.
Tom pencereden dışarı baktı ve Mary'nin arabasını gördü.Tom looked out the window and saw Mary's car.
Şu günlerde neredeyse hiç dışarı çıkmıyorum.I hardly ever go out nowadays.
Leyla dışarıda bir ses duydu.Layla heard a noise outside.
Leyla dışarıda bir gürültü duydu.Layla heard a noise outside.
Leyla pencereden dışarı baktı.Layla looked out the window.
Dışarısı ışımaya başlıyor.It's starting to get light outside.
Dışarısı karanlık olmaya başlıyor.It's starting to get dark outside.
Tom birkaç dakika dışarı çıktı.Tom went out for a few minutes.
Tom birkaç dakika önce dışarı çıktı.Tom went out a few minutes ago.
Tom dışarıda mı?Is Tom outside?
Sami, Leyla'yı dışarı çıkardı.Sami took Layla out.
Tom dün gece geç saatlere kadar dışarıda içki içiyordu.Tom was out late last night drinking.
Bu pazartesi dışarıda yemek yiyecek misin?Will you be eating out this Monday?
Bir akşam gezintisi için dışarı çıkalım.Let's go out for an evening stroll.
Bu kasabadan dışarı çıkmak zorundayım.I've got to get out of this town.
Leyla, Sami'yi arabadan dışarı sürükledi.Layla dragged Sami out of the car.
Bu gece dışarı çıkmıyor musun?Aren't you going out tonight?
Bugün dışarıya çıkmıyor musun?Aren't you going out today?
Bugün dışarı çıkmıyor musun?Aren't you going out today?
Tom arkadaşlarıyla dışarıda.Tom was out with his friends.
Arada bir dışarı çıkın ve biraz egzersiz yapın.Once in a while, go outside and get some exercise.
Leyla geceleyin aileden izinsiz dışarı çıktı.Layla snuck out at night.
Leyla dışarı gitti.Layla went outside.
Leyla dışarı çıktı.Layla went outside.
Leyla arabasından dışarı atladı.Layla jumped out of her car.
Sami dışarıda bekliyordu.Sami was waiting outside.
Biraz dışarı çıkabilir miyim?Can I go out for a bit?
Biraz dışarıya çıkmamın bir mahzuru var mı?Would you mind if I went out for a bit?
Bir süre dışarı çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out for a while?
Tom dışarı çıkmak ve diğer çocuklarla oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play with the other children.
Tom dışarı çıkmaya korkmuştu.Tom was scared to go outside.
Tom, köpeğini dışarı çıkarmak için kapıyı açtı.Tom opened the door to let his dog out.
Tom dışarı çıkıp oynamayı diledi.Tom wished he could go outside and play.
Tom dışarıda sundurmada Mary ile konuşuyor.Tom is out on the porch, talking to Mary.
Tom dışarıda sundurmada Mary ile konuşyor.Tom is out on the porch, talking to Mary.
Tom dışarıya çıkıp oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play.
Dışarıda buradaki sundurmanın üzerinde yatmamamız gerekir.You shouldn't sleep out here on the porch.
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out after dark.
Tom gece geç saatte dışarıda olmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to be out late at night.
Sami dışarı gitmek istemedi.Sami didn't want to go outside.
Sami dışarıda çalışmak istemedi.Sami didn't want to work outside.
Sami oynamak için dışarı çıktı.Sami went out to play.
Tom Mary'ye gece geç saatlere kadar dışarıda kalmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to stay out late at night.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
Çöpü dışarıya koy.Put the rubbish outside.
Çöp kutularını dışarıya koyun.Put the bins out.
Ben dışarıdayım.I'm outside.
Dışardaki kuşlar şarkı söylüyorlar.The birds outside are singing.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Tom dışarıda olabilir.Tom may be out.
Tom'un dışarıda olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is outside.
Tom'un dışarıda oynamasına izin vermiyorum.I don't let Tom play outside.
Tom'un dışarı çıktığını fark etmemişim.I didn't notice Tom go out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod