Biraz dışarıya çıkmamın bir mahzuru var mı?Would you mind if I went out for a bit?
Bir süre dışarı çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out for a while?
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out after dark.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Bu akşam dışarıda yemeye gitmeyeceğim.I won't go eat out this evening.
Tom Mary'nin bunu dışarıda yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary ought to do that outside.
Tom dışarıda olmaktan hoşlanıyor.Tom enjoys being outside.
Tom dışarı çıkmak istemedi.Tom didn't want to go out.
Dışarı çıkarken kapıyı kapa.Close the door on your way out.
Tom ve Mary genellikle pazartesi günlerini dışarıda yemek yemiyorlar.Tom and Mary don't usually eat out on Mondays.
Tom, dışarıda çalışmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to work outside.
Tom dışarıda çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work outside.
Tom ve Mary çoğu kez dışarıda yemek yemezler.Tom and Mary don't often eat out.
Çok soğuk olduğu için bugün dışarı çıkacağımı sanmıyorum.I don't think I'll go out today because it's quite cold.
Tom ve Mary yarın tekrar dışarı çıkıyorlar.Tom and Mary are going out again tomorrow.
Bu gece dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out tonight.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamanı dilediğini söyledi.Tom said that he wished you wouldn't go out after dark by yourself.
Tom, Mary'nin dışarıda olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary was outside.
Tom'a geceleri geç vakitte dışarıda kalmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to stay out late at night.
Tom'un dışarı ile ilgili sevgisi Mary tarafından paylaşılmaz.Tom's love of the outdoors isn't shared by Mary.
Pek fazla dışarı çıkmam.I don't really get out much.
Bütün öğleden sonra dışarıda olacağım.I'll be out all afternoon.
Tom kar yağışını izlemek için pencereden dışarı baktı.Tom stared out of the window, watching the snow fall.
Tom'a gece geç saatlere kadar dışarıda kalmamasını söyledim.I told Tom not to stay out late at night.
İçeride kalalım. Dışarısı korkunç soğuk.Let's stay inside. Outside it's terribly cold.
Dışarıda sizi bekleyen üç kişi var.There are three men waiting for you outside.
Sami garip bir ses duydu ve araştırmak için dışarı çıktı.Sami heard a weird noise and went out to investigate.
Sami kendini dışarıya sürükledi.Sami dragged himself outside.
Dışarıda hava soğuk, bu yüzden şapka takmayı unutma.It's cold outside, so don't forget to wear a hat.
Tom çöpü dışarı çıkarmamı istedi.Tom asked me to take out the garbage.
Sami evden dışarı çıktı.Sami got out of the house.
Sami suya girdi ve asla dışarı çıkmadı.Sami went into the water and never came out.
Sami asla evinden dışarı çıkmazdı.Sami would never go outside of his house.
Sami dışarıdaki kokuyu emmek için klimayı açtı.Sami turned on the air conditioner to suck the smell outside.
Sık sık dışarı çıkıyor musun?Do you go out often?
Hava kararana kadar dışarıda kaldık.We stayed outside until it got dark.
Ne sıklıkla dışarı çıkarsın?How often do you go out?
Dışarıda zaman geçiriyorum.I've been spending time outside.
Son zamanlarda dışarıda çok zaman geçiriyorum.Recently, I've been spending a lot of time outside.
Tom pencereden dışarı bakarken, kayan bir yıldız, gökyüzünü geçti.While Tom looked out the window a shooting star crossed the sky.
Çöpü dışarı çıkardın mı?Did you take the trash out?
Dışarıda çok yer misin?Do you eat out a lot?
Bizi dışarıda bekle.Wait for us outside.
Sami dışarıdaydı, fotoğraf çekiyordu.Sami was outside, taking pictures.
Tom'u dışarıda bekledim.I waited for Tom outside.
Tom bugün dışarı çıkamaz.Tom can't go outside today.
Gürültüyü duyunca Tom hızla evden dışarı koştu.When he heard the noise, Tom quickly ran out of the house.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out this evening.
Dışarıdaki sıcaklığın ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the temperature outside is?
Tom dışarı çıkmalı ve biraz eğlenmeli.Tom should go out and have some fun.
Seni dışarıda bekleyeceğim.I'll wait for you outside.
Tom dışarı çıkmaktan korkuyor, değil mi?Tom is scared to go outside, isn't he?
Evde yemek yemeyi mi yoksa dışarıda yemek yemeyi mi tercih edersiniz?Do you prefer eating out or eating at home?
Sen ve ben birlikte İlk kez dışarı çıktığımızı hatırlıyor musun?Do you remember the first time you and I went out together?
Hava karardıktan sonra dışarıda kalma.Don't stay out after dark.
Ortalama insanın dışarıda yemek için bir yılda ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?How much do you think the average person spends eating out in a year?
Küçük bir yürüyüş için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a little walk.
Tom muhtemelen dışarıda yemek yemek istemeyecek.Tom isn't likely to want to eat out tonight.
Çok sık dışarıda yemek yiyemem.I can't afford to eat out very often.
Neredeyse hiç dışarıda yemek yemiyoruz.We almost never eat out.