Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir ara dışarı çıkmalısın.You should get out sometime.
Biz kimseyi dışarıda bırakmıyoruz.We're not excluding anybody.
Tom'un arabası dışarıda park edilmişti.Tom's car was parked outside.
Tavan arasından dışarı çıkma.Don't come out of the attic.
Tom sudan dışarı çıktı.Tom climbed out of the water.
Dışarı çıkmaktan rahatsız olmadık.We didn't bother going out.
Dışarı çıkmaya zahmet etmedik.We didn't bother going out.
Tom, Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.Tom wanted Mary to move out.
Köpeği bütün gün dışarıda bıraktım.I left the dog out all day.
Tom şapka takmadan dışarı çıktı.Tom went out without a hat.
Tom dışarıda arkadaşlarla birlikteydi.Tom was out with friends.
Yıldızlar bu gece dışarıda.The stars are out tonight.
Tom hâlâ dışarıdaydı.Tom was still outside.
Çocuklar dışarıda karda oynuyorlar.The children are out playing in the snow.
Tom seni ele geçirmek için dışarıda.Tom is out to get you.
Tom Pazartesi günü dışarı çıktı.Tom went out Monday.
Dışarı çıkamadık.We couldn't go out.
Onları dışarı çıkardık.We drove them out.
Tom Mary'yi dışarı çıkardı.Tom took Mary out.
Tom dışarı geldi.Tom came outside.
Tom Mary'nin hâlâ dışarıda olduğunu düşünüyordu.Tom thought Mary was still outside.
Buraya gel ve burada bizimle dışarıda otur.Come and sit out here with us.
Tom dışarıda beklerken veteriner, Mary'nin kedisini dört saat boyunca ameliyat etti.While Tom waited outside, the vet performed a four hour surgery on Mary's cat.
Ben nadiren karanlıktan sonra dışarı çıkarım.I rarely go out after dark.
Dışarı çıkmak istemedim.I didn't want to go outside.
Kapılar dışarıdan kilitlendi.The doors were locked from the outside.
Dışarı çık ve babana yardım et.Go outside and help your father.
Dışarıdan yemek söyleyelim.Let's get takeout.
Bugün olduğu gibi soğuk bir günde dışarı çıkmayı gerçekten planlamıyorsun, değil mi?You don't really plan to go outside on a cold day like today, do you?
Otelimize yerleştik ve sonra biraz gezi yapmak için dışarı çıktık.We checked into our hotel and then went out to do some sightseeing.
Dışarı çıkın ve bizimle oynayın.Come outside and play with us.
Seni iyi duyamıyorum. Dışarı çıkacağım.I can't hear you well. I'll get outside.
Ben dışarıda yedim.I ate out.
Yine de dışarı çıkıyordum.I was going out anyway.
Dışarı çıkmadan önce saçınızın kuru olduğundan emin olun.Make sure your hair is dry before you go outside.
Tom bir süre dışarıda olacak.Tom is going to be out a while.
Gel, dışarıda konuşacağız.Come, we'll talk outside.
Beni her an dışarı atabilirlerdi.They could throw me out at any moment.
Bazen birlikte dışarı çıkıp akşam yemeği yiyoruz.We go out and have dinner together sometimes.
Matthew, gözlerinde şüpheli bir nemle, ayağa kalktı ve dışarıya çıktı.Matthew, with a suspicious moisture in his eyes, got up and went out-of-doors.
Ben dışarı çıkıyorum.I'm going out.
Fadıl bütün gün dışarıda kaldı.Fadil stayed out all day.
Tom bana gece yalnız dışarı çıkmamam gerektiğini söyledi.Tom told me that I shouldn't go out at night alone.
Tom artık nadiren dışarıya çıkıyor.Tom rarely goes out anymore.
Yemek için dışarı çıktığınızda ne kadar harcarsınız?How much do you spend when you go out to eat?
Bu kadar önemli bir gerçek nasıl dışarıda bırakılır?How could such an important fact be left out?
Babam beni evden dışarı attı.My father kicked me out of the house.
Tom, Mary ile dışarıda öğle yemeği yedi.Tom had lunch outside with Mary.
Geceleyin dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night.
Dışarıda yemeye ne kadar harcıyorsun?How much do you spend eating out?
Artık yemek yemek için asla dışarı çıkmıyoruz.We never go out to eat anymore.
Ben çok nadiren bütün gece dışarıda kalırım.I very seldom stay out all night.
Ben pazartesi günü nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out on Monday.
Dışarıda uyudum.I slept outside.
Nadiren dışarı çıkıyorum.I seldom go out.
Hava karardıktan sonra nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out after dark.
Artık nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out anymore.
Dışarıda çok yemek yerim.I eat out a lot.
Çöpü zaten dışarı çıkardım.I've already taken the garbage out.
Yalnız başıma dışarı çıktım.I went out by myself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod