Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben gençken daha çok dışarı çıkardım.I used to go out a lot when I was younger.
Haftada birkaç kez dışarıda yemek yerdik.I used to eat out several times a week.
Ben eskisi kadar çok dışarı çıkmıyorum.I don't go out as much as I used to.
Tom'un arkadaşları onun dışarı gelmesini ve oynamasını istedi.Tom's friends asked him to come out and play.
Dışarı çıkmak ve arkadaşlarımla beyzbol oynamak istiyordum.I wanted to go out and play baseball with my friends.
Bir süre dışarı çıkmam gerekiyor.I need to go out for a while.
Umarım onlar Tom'u kapı dışarı ederler.I hope they kick Tom out.
Tom'un köpeği dışarı bırakmasını istedim.I asked Tom to let the dog out.
Gerçekten pek dışarıya çıkmam.I don't really go out much.
Tom'un dışarı çıkarken kapıyı kapattığını duydum.I heard Tom close the door on his way out.
O, çöpü dışarı koydu.She put the rubbish out.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmamasını söyledi.Tom told Mary not to go out at night by herself.
Pasta şimdi fırında ve yaklaşık on dakika içinde dışarı çıkmaya hazır olmalı.The cake is in the oven now and it should be ready to come out in about ten minutes.
Tom sigara içmek için dışarı çıktı.Tom went outside to smoke a cigarette.
Araba dışarıda.A car is outside.
Canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out.
Tom uzun süre dışarıda kalmadı.Tom didn't stay out for long.
Dışarı çıkmıyorum.I'm not going out.
Dışarıdan resim çekersen bizim için önemli değil.It's OK to take a picture from the outside.
Bu gece dışarı çıkmıyorum.I'm not going out tonight.
Dışarısı kesinlikle dondurucu.It's absolutely freezing outside.
Eğer istersen, dışarıda oynayabilirsin.You can play outside if you want to.
Eğer istersen dışarıda oynayabilirsin.You can play outside if you want.
Ben şehirden dışarı gideceğim.I'm going to get out of town.
O sık sık bir şeyler içmek için dışarı çıkar.He frequently goes out drinking.
Tom bir süre için dışarıda olacak.Tom is going to be out for a while.
Bu gece çöpü dışarı almam gerekiyor.I'm supposed to take out the trash tonight.
Eşyaları dışarı atmak zordur.It's hard to throw things out.
Mary beni mutfaktan dışarı attı.Mary threw me out of the kitchen.
Ben dışarıda oturup Japonca okudum.I sat outside and studied Japanese.
Diğerleri dışarıda oyun oynuyorlar.The others are playing outside.
Arabam çamura saplanmış. Onu dışarı itmem için bana yardımcı olabilir misin?My car is stuck in the mud. Could you help me push it out?
Tom hala dışarıda bekliyor.Tom is still waiting outside.
Tom çalılardan dışarı fırladı.Tom jumped out of the bushes.
Dışarı gel ve oyna.Come out and play.
Hissediyorum: yarın hava değişecek, zaten dışarıda hava basık.I feel it: tomorrow the weather will change, it's already stuffy outside.
Ben dışarıda bir gürültü duydum.I heard a noise outside.
Tom neredeyse onun portakal suyunu dışarı tükürdü.Tom almost spit out his orange juice.
Benim dışarıda bu protestocular tarafından dikkatim dağıtıldı.I was distracted by those protesters outside.
Duman bacadan dışarı çıkıyor.Smoke comes out of the chimney.
O dışarıda heyecanlı ve üşümüş.She's excited but cold on the outside.
O, Tom'la akşam yemeği yemek için dışarı çıkıyor.She's going out to dinner with Tom.
Onun dışarıda bir iş aradığını düşünüyorum.I think she's out looking for a job.
Biraz temiz hava almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get some fresh air.
Ben ender olarak dışarıda yerim.I rarely eat out.
Tom yataktan dışarı fırladı.Tom leapt out of bed.
Tom dışarıda yemeyi seviyor.Tom likes eating out.
Dışarı çık ve oyna.Go outside and play.
Biz akşam yemeği için dışarı çıktık.We went out to dinner.
Tom çoktan dışarı çıktı.Tom has already gone out.
Tom ve ben birlikte dışarı çıkarız.Tom and I go out together.
Tom'un dün gece dışarı gittiğini düşünüyorum.I think Tom went out last night.
Muhtemelen bütün gece dışarıda olacağım.I'll probably be out all night.
Biz Tom'a geç saatlere kadar dışarıda kalmamasını söyledik.We told Tom not to stay out late.
Dışarıda olmayı severim.I love being outside.
Buradan dışarı çıkamıyorum.I can't get out of here.
Tom gün için dışarıda.Tom is out for the day.
Dışarıdaki parlak, güzel bir gün.It's a bright, beautiful day outside.
Dışarıda ne güzel bir gün.It's such a beautiful day outside.
Dışarıda güzel bir gün.It's a beautiful day outside.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod