Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne zaman dışarı çıksam şapka giyerim.I wear a hat whenever I go outside.
Tom bizi dışarı fırlatırdı.Tom would've thrown us out.
Tom saatlerce dışarıda olacak.Tom will be out for hours.
Dışarı gitmiyorum.I'm not going outside.
Dışarıda bekle.Wait outside.
Tom ve Mary acele ile binadan dışarı yürüdü.Tom and Mary walked out of the building in a hurry.
Tom isteksizce dışarı gitti.Tom reluctantly went outside.
Tom tekneden dışarı atladı.Tom jumped out of the boat.
Hemen şimdi dışarı çıkın.Get outside right now.
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.I spend my time looking out of the window when I should be working.
Bu akşam dışarı çıkıyorum.I'm going out this evening.
O dışardayken oğluma bakacak birine ihtiyacım var.I need someone to look after my son while he is outdoors.
O herhangi birimizden izin almadan dışarı çıktı.He went out without permission from any of us.
O, pencereden dışarı bakarken oraya oturdu.He sat there looking out the window.
Bu gece dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch-dark outside tonight.
Tom yatak odası penceresinden dışarı atladı.Tom jumped out of his bedroom window.
Herkes beni bulmak için dışarıdaydı.Everybody was out to get me.
Hiç dışarı çıktın mı?Have you been out at all?
O neden dışarıda? Onu içeri davet et!Why's he outside? Invite him to come in!
Köpeğimin havladığını duydum, bu yüzden perdeleri açtım ve dışarı baktım.I heard my dog barking, so I opened the curtains and looked outside.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom pencereden dışarıya eğildi ve elini salladı.Tom leaned out the window and waved his hand.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Bugün dışarıda uyumamız gerekir.Today we need to sleep outside.
Tom ve Mary endişeyle dışarıda bekliyor.Tom and Mary are anxiously waiting outside.
Gürültü yapma ya da dışarı çık.Don't be noisy or step out.
Bir ara dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out sometime?
Tom Mary'yi kapı dışarı etti.Tom gave Mary a little push.
Dışarıya çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to eat?
Herhangi biri beni görmeden dışarı çıkmaya niyet ettim.I intended to go out without anyone seeing me.
Sanırım dışarıda konuşsak iyi olur.I think we'd better talk outside.
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Could we talk outside for a minute?
Tom sık sık bütün gece dışarıda kalır.Tom often stays out all night.
Buradan dışarıya sadece bir yol var.There's only one way out of here.
Bugün dışarıda hava çok soğuk.It is cold outside today.
Dışarı çıkmadan önce ışığı kapatmalısın.You must turn off the light before you go out.
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.We didn't go out last night. We could have gone to the cinema but decided to stay at home.
Odanızı temizleyene kadar arkadaşlarınızla dışarı çıkamazsınız.You can't go out with your friends until you clean your room.
Her şeyi dışarı taşıyabiliriz?We can move everything out.
Tom'u dışarı attık.We threw Tom out.
Sadece bir kez dışarı çıktık.We only went out once.
İkinizi dışarıda görebilir miyim?Can I see you two outside?
İkinizle dışarıda görüşebilir miyim?Can I see you two outside?
Onlar lüks bir restoranda akşam yemeği için dışarı çıktılar.They went out for dinner at an upscale restaurant.
Dışarı gidebilir miyim?Can I go outside?
Mary bu gece onu dışarıya çıkarmamı istedi.Mary asked me to take her out tonight.
Tom hâlâ dışarıda, değil mi?Tom is still out there, isn't he?
Tom günün geri kalan kısmında dışarıda olacak.Tom will be out for the rest of the day.
Tom dışarıda Mary'yi bekliyor.Tom is outside waiting for Mary.
Tom neredeyse gece geç saatlerde hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out late at night.
Tom kazara kapıyı kilitleyip kendini dışarıda bıraktı.Tom accidentally locked himself out of his office.
Ne sıklıkta dışarıda yemek yersin?How often do you eat out?
Bir süre dışarı çıkmak zorundayım.I've got to go out for a while.
Artık dışarısı karanlık.It's now dark outside.
Bir polis dışarıda.A policeman is outside.
Annem dışarıya gitti.My mommy went outside.
Tom sayfayı dışarı yazdırdı.Tom printed out the page.
Tom çok geçmeden dışarıda olacak.Tom will be out in a moment.
Herkes dışarıda arka bahçede.Everyone's out in the back yard.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmasının aptalca olduğunu biliyordu.Tom knew it was foolish to go out by himself after dark.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod