Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O dışarı çıkmazdı.He would not go out.
Ona dışarı çıkmasına izin verir misiniz?Could you let him out?
O dışarıda oynuyor.He is playing outdoors.
Dışarıda ayak sesleri duyuyorum.I hear footsteps outside.
Lütfen bizi dışarıda akşam yemeği yemeye davet edin.Please invite us out to dinner.
Dışarısı sıcak olduğunda yemek pişirmeyi sevmiyorum.I don't like to cook when it's hot outside.
Dışarısı gürültülü olduğu için iyi uyuyamadım.I couldn't sleep well because it was noisy outside.
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Onu dışarı götürerek ona moral vermeye çalıştık.We tried to cheer him up by taking him out.
Biz itiraz ettik ama o yine de dışarı gitti.We objected, but she went out anyway.
Biz pencereden dışarı baktık ama hiçbir şey görmedik.We looked out the window but saw nothing.
Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.The volcano shoots out flames and lava.
Volkan dışarıya alev ve duman fışkırtıyor.The volcano is belching out flames and smoke.
Volkan dışarıya alevlerini ve dumanlarını güçlü bir şekilde fırlattı.The volcano is belching out flames and smoke.
Boş olduğu için, dışarı yürüyüşe çıktı.Being free, she went out for a walk.
Bir sürü kadın hem evde çalışırlar hem de dışarı çalışmaya giderler.Lots of women both run a home and go out to work.
Dışarı gitmeyi evde kalmaya tercih ederim.I prefer going out to staying at home.
Evde kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.I would rather go out than stay at home.
Evin sarsılmasını hissederek dışarıya koştum.Feeling the house shake, I ran outside.
Bir baca dumanı bir şömineden dışarıya taşır.A chimney carries smoke from a fireplace to the outside.
Duman bacadan dışarı boşaldı.The smoke poured out of the chimney.
Hava yağmurlu, yani dışarıda oynayamayız.It's a rainy day, so we can't play outside.
Yağmurda dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out in the rain.
Yağmurda dışarıya çıktığı için soğuk aldı.He caught a chill because he went out in the rain.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadım.Because of rain, I could not go out.
Yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The rain kept us from going out.
Yağmur dışarıda tenis oynamamızı engelledi.The rain prevented us from playing tennis outside.
Yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the rain.
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.In spite of the rain, I went out.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.At any rate, I can go out when it stops raining.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayız.We won't go out unless it stops raining.
Yağmur yağmazsa ben de dışarı çıkacağım.Unless it rains, I will go, too.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı çıktı.Though it was raining, she went out.
Yağmur yağıyordu fakat o dışarı gitti.It was raining, but he went out.
Sağnak yağmura rağmen, o dışarı çıkmaya karar verdi.In spite of the heavy rain, he decided to go out.
Yağmur durursa dışarı gidebilirim.I may go out if the rain lets up.
Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur durduğundan dolayı, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur yağmazsa dışarı çıkalım.Let's go out unless it rains.
Ben dışarıya bir seferde kaç tane kitap alabilirim?How many books can I take out at one time?
Bir seferde dışarıya kaç kitap çıkarabilirim?How many books can I take out at one time?
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
Benimle birlikte dışarıda yemeğe ne dersin?How about eating out with me?
Bütün aile bir yürüyüş için dışarıda.The whole family is out for a walk.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Dışarıda oynamak için çok kalabalık.It is too dark to play outside.
Dışarıda oynamak için çok karanlık.It's too dark to play outside.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out on account of the bad weather.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Linda, dilini dışarı çıkardı.Linda stuck her tongue out.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.The lion struggled to get out of his cage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod