Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom dün gece dışarı çıktı.Tom moved out last night.
Tom ve Mary sabah saat ikide dışarıda balkondaydı.Tom and Mary were out on the balcony at two in the morning.
Tom ve Mary dışarı çıktılar.Tom and Mary went outside.
Tom onun kamerasını kaptı ve dışarıya gitti.Tom grabbed his camera and went outside.
Onunla dışarıya çıkmak eğlenceli.It's fun to go out with her.
Tom ve Mary dışarıda.Tom and Mary are outside.
Tom dışarıda duruyordu.Tom was standing outside.
Tom, yataktan kalktı pencereye doğru yürüdü ve güneş doğarken dışarı baktı.Tom got out of bed, walked over to the window and looked out at the sunrise.
Böyle bir havada gerçekten dışarı çıkman gerekiyor mu?Do you really need to go out in this kind of weather?
Ben dışardayken Tom telefon etti mi?Did Tom call while I was out?
Dışarı mı çıkıyorsun?Are you going out?
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Niçin dışarıya çıkmıyoruz?Why don't we go out?
Tom hala dışarıda soğukta mı?Is Tom still out in the cold?
Dışarı çıkıp temiz hava almaya gerçekten ihtiyacım var.I really need to go outside and get some fresh air.
Dışarıda olacağım.I'll be right out.
Hemen dışarıda olacağım.I'll be right outside.
Ben seninle dışarıda buluşacağım.I'll meet you outside.
Sadece gece tek başınıza dışarı çıkmamanız gerektiğini söylüyorum.I'm just saying you shouldn't go out alone at night.
Her gece dışarıda yemekten usandım.I'm sick of eating out every night.
Biz buradan dışarı çıkmak zorundayız.We have to get out of here.
Buradan dışarı çıkmanın zamanı.It's time to get out of here.
Dışarısı soğuk.It's cold out.
Orada dışarısı soğuk.It's cold out there.
Dışarıda bekleyebilirsin.You can wait outside.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Dışarıda birisi var.Someone's outside.
Hadi dışarı çıkalımCome on. Let's get out of here.
Dışarı gel hadi. Bütün gece yatağının altında saklanarak kalamazsın.Come on out. You can't stay hiding under your bed all night.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim?Can I go out to play?
Tom silah sesleri duydu ve ne olduğunu görmek için pencereden dışarı baktı.Tom heard gunshots and looked out the window to see what was happening.
Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.I'm pretty sure Tom went outside before the gunshot, not after.
Dışarıya bakmak istiyorum.I'd like to take a look outside.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Tom'un Mary'yi akşam yemeği için dışarı çıkaracağını düşündüm.I thought Tom would take Mary out for dinner.
Kendimi tekrar dışarıda kilitlediğime inanamıyorum.I can't believe I locked myself out again.
Bugün dışarı gelemem ve oynayamam.I can't come out and play today.
Dışarıya gidemezsin.You can't go out there.
Böyle bir günde ceket giymeden dışarı çıkamayız.We can't go outside on a day like this without wearing coats.
Tom'un dışarı gitmesine izin veremezsin.You can't let Tom go outside.
Birlikte yemek yemek için dışarıya çıkmanın seni neşelendireceğini düşünüyordum.I thought going out to eat together would cheer you up.
Dışarıda bir şey duyduğumu düşündüm.I thought I heard something outside.
Dışarıda verandada yiyebileceğimizi düşündüm.I thought we could eat out on the patio.
Ben dışarı çıkabileceğimizi ve yiyecek bir şey alabileceğimizi düşündüm.I thought we could go out and get something to eat.
Akşam yemeği yemek için dışarı çıkacağımızı düşündüm.I thought we were going out to dinner.
Bu bilgiyi dışarı sızdırma.Don't let this information leak out.
Tom her gün saat altıda çöpü dışarı götürür.Tom takes the trash out every day at six o'clock.
O, kafesi açtı ve kuşu dışarı bıraktı.She opened the cage and let the bird out.
O dışarı balık tutmaya gitti.He went out fishing.
Tom Mary ile balık tutmak için dışarı çıktı.Tom is out fishing with Mary.
Dışarı çıkalım ve yıldızlara bakalım.Let's go outside and look at the stars.
Dışarı çıkalım ve bir parti verelim.Let's go out and have a party.
Tom'u oradan dışarı çıkartalım.Let's get Tom out of there.
Buradan dışarı çıkalım, Tom.Let's get out of here, Tom.
Dışarı gidelim ve konuşalım.Let's go outside and talk.
Gelecek pazar dışarıda yiyelim.Let's eat out next Sunday.
Bir içki için dışarı çıkalım.Let's go out for a drink.
Dışarı çıkalım.Let's step outside.
Hadi onu dışarıda kontrol edelim.Let's check it out.
Hadi dışarı çıkalım.Let's go out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod