Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out today.
Bu gece dışarı çıkalım.Let's go out tonight?
Tom dans etmek için dışarı çıktı.Tom went out dancing.
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you go out.
Bir film seyretmek için dışarı çıkmayı önerdi.He suggested going out to watch a movie.
Bu akşam yemek için dışarı gitmeye ne dersiniz?How about going out to eat tonight?
Boş yere oturmayalım. Dışarı çıkalım ve bir şey yapalım.Let's not just sit around. Let's go out and do something.
Tom dışarıya kolay yoldan çıktı.Tom took the easy way out.
Tom bardan dışarı atıldı.Tom was thrown out of the bar.
Seni pencereden dışarı atıyorum!I defenestrate you!
Canım yürüyüş için dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out for a walk.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı gittim.Although it was raining, I went out.
Xueyou, Lin Öğretmen'i görmeye geldiğinde dışarıda yağmur yağıyordu.When Xueyou came to see Teacher Lin, it was raining outside.
Dışarıda bekleyeceğim.I will wait outside.
Bu gece dışarı çıkmalıyız.We ought to go out tonight.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
Neler olduğunu görmek için dışarı fırladım.I rushed out to see what was going on.
Dışarı çıkıp mavi göklere bak.Go out and look at the blue skies.
Bir süre için köpeği dışarıda bırak.Leave the dog out for a while.
Tom nehirde yüzmeye gitti, ama o dışarı çıktığında elbiseleri çalınmıştı.Tom went swimming in the river, but when he got out, his clothes had been stolen.
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
Çok üzgünüm ama senin dışarı çıkmana izin veremeyiz.I'm very sorry, but we can't let you out.
Şimdiye kadar ilk kez dışarıda öğle yemeği yedim.This is the first time I've ever had lunch out.
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Çocukları ne zaman dışarı çıkarırsın?What time do you take the children out?
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Alarm çaldı ve herkes dışarı fırladı.The alarm rang and everyone rushed out.
Bir içki için dışarı çıkmak ister misin?You want to go out for a drink?
Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me tonight?
Bu kitabı okumayı bitirmek zorunda olduğum için dışarı çıkmıyorum.I am not going out because I have to finish the reading of this book.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
Dışarı çıkmıyorum çünkü evi temizlemem gerekiyor.I am not going out because I have to clean the house.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Dışarı gitmesine izin verme.Don't let him go out.
Lütfen hemen dışarı çık.Please get out immediately.
Neden dışarıda bekliyorsun?Why are you waiting outside?
Çocuklar dışarıda oynuyorlar.The children are playing outside.
O dışarı gitmeden önce onu arayacağım.I’ll call him before he goes out.
Tom ve Mary'nin çok parası yok bu yüzden nadiren dışarıda yerler.Tom and Mary don't have much money so they seldom eat out.
Tom dışarıda çalışmadan önce hafif bir öğle yemeği yedi.Tom ate a light lunch before working out.
Dışarı çıkalım ve yemek yiyelim.Let's go outside and eat.
Dışarı çıkıp yemek yiyelim.Let's go out and eat.
Dışarıda yiyelim.Let's eat out.
Dışarıda öğle yemeği yiyelim.Let's eat lunch outside.
Dışarıda yemek yemek çok pahalıya mal olur.It costs a lot of money to eat out.
Son zamanlarda dışarıda çok yemek yemiyorum.I haven't been eating out much lately.
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.Tom pretended that it didn't matter to him that Mary was going out with John.
Çöpü dışarıya götür.Take the garbage out.
Tom dışarıda bahçede.Tom is out in the garden.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to get something to eat.
Dışarıda yemek için güzel bir gün.It's a nice day to eat outside.
Tom'un ebeveynleri onun okul gecelerinde Mary ile dışarı çıkmasına izin vermeyecek.Tom's parents won't let him go out with Mary on school nights.
Cepheden dışarı gitme.Don't go out the front.
Çöpü dışarıya çıkar.Take out the trash.
Dışarı gel.Come outside.
Tom dışarıda çalışırken iPodunu dinliyordu.Tom was listening to his iPod as he worked out.
Tom çöpü dışarı çıkarmanı istiyor.Tom wants you to take the garbage out.
Tom koridorda dışarı çıktı.Tom walked out in the hallway.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dışar ile cümle - Sayfa 16 - dışar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App