O giyindi ve dışarı çıktı.She got dressed and went outside.
Çalışmaktan usandım. Dışarı içmeye gidelim.I'm tired of studying. Let's go out for a drink.
Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım.Let's get out for a while to take a walk.
Dışarıda bahçede hava sisli.It's drizzling out in the garden.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom şapkasını giydi ve dışarı çıktı.Tom put his hat on and went outside.
Tom'un canı yürüyüş için dışarı çıkmak istedi.Tom felt like going out for a walk.
Tom dışarıda bırakılmış hissetti.Tom felt left out.
Tom'a dışarı gitmesi ve yiyecek bir şey alması gerektiğini söylüyordum.I was just telling Tom that he should go out and buy something to eat.
Tom Mary'nin dışarı çıkmasına ve yağmurda oynamasına izin vermeyi reddetti.Tom refused to let Mary go out and play in the rain.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Anne babam dışarı çıktı.My parents have gone out.
Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too hot to play outside.
Dışarı çıkıyorum.I'm on my way out.
Bir içki için dışarı çıkmayı öneriyorum.I suggest we go out for a drink.
Seni görmek ümidiyle dışarıda bekledim.I waited outside on the chance of seeing you.
Dışarı bakmanız için perdeyi açacağım.I'll open the curtain for you to look out.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Değişiklik olması için dışarıda yiyelim.Let's eat out for a change.
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.I'm feeling ill, but I intend to go out anyhow.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Dışarı gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay home than go out.
Dışarı çıkmadın mı?Didn't you go out?
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Biz pencereden dışarı baktık ama hiçbir şey görmedik.We looked out the window but saw nothing.
Boş olduğu için, dışarı yürüyüşe çıktı.Being free, she went out for a walk.
Bir sürü kadın hem evde çalışırlar hem de dışarı çalışmaya giderler.Lots of women both run a home and go out to work.
Hava yağmurlu, yani dışarıda oynayamayız.It's a rainy day, so we can't play outside.
Yağmur yağmazsa ben de dışarı çıkacağım.Unless it rains, I will go, too.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı çıktı.Though it was raining, she went out.
Yağmur yağıyordu fakat o dışarı gitti.It was raining, but he went out.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Linda, dilini dışarı çıkardı.Linda stuck her tongue out.
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Yakında dışarı çıkmana izin verilecektir.You will be allowed to go out soon.
O zaten öğle yemeği için dışarı çıktı.He has gone out for lunch already.
Mike neredeyse her gece dışarda yer.Mike eats out almost every night.
Yoğun kar dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy snow kept us from going out.
Yoğun bir kar fırtınası dışarı çıkmamızı engelledi.A heavy snowstorm kept us from going out.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
Delikten dışarıya bir fare fırladı.A mouse scurried out of the hole.
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Dışarı çıkmayı tercih ederim.I would rather go out.
Eğer sigara içeceksen, lütfen dışarı çıkın.If you are going to smoke, please go outside.
Dışarı çıktığında kapı otomatik olarak kilitlenecekThe door will lock automatically when you go out.
Ben bir süreliğine dışarı çıkıyorum.I'm going out for a while.
Kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıkmaya ne dersin?What do you say to going out for a short walk?
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a short walk?
Kapı dışarıdan kilitliydi.The door was locked from the outside.
Köpek dışarı gitmek istiyor.The dog wants to go outside.
Haber nasıl dışarı sızdı?How did the news get out?
Kısa sürede geldiğin sürece dışarı gidebilirsin.You may go out as long as you came back soon.
Jim dışarı gitti, ama Mary evde kaldıJim went out, but Mary stayed home.
Bu kitabı okuduğumda oynamak için dışarı gidebilir miyim?May I go out to play when I have read this book?
Yağmur dinince dışarı çıkacağız.We'll go out when this shower is over.