dışarıdan ile cümle

dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Dışarıdan yardım alamıyordu.도보도 나갈 수 없었다.
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.외부에서 어떻게 보느냐와 별개예요.
Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez.알바니아 국토의 70%는 산악 지대로 울퉁불퉁한 지대가 많으며 외부에서 접근이 불가한 곳도 종종 있다.
Biz de dışarıdan bir şey yapamıyorduk.또한 직업을 가질 수 없었다.
Beslenme açısından insanların yiyecekler yoluyla dışarıdan almaları gerekli olan aminoasitlerdendir.이때문에 반드시 음식을 통해 섭취해야 하는 필수 아미노산이 있다.
Bağdadlılar dışarıdan yatdım beklemekteydiler.일행은 노상에 누워 기다리고 있었다.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.그 밖에도 이설이 존재한다.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.그러면서 잠시 지옥 내부로 탐험을 실시한다.
Para atılmadıkça kapı dışarıdan açılmaz.돈이 없으면 출항조차 할 수 없다.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.유리병을 사이에 두고 두 전극이 안쪽과 바깥쪽에 놓여 있다.
Burada dışarıdan görülebilenler ve genel bilgiler aktarılır.또한 밖에서 안의 물건들이나 전시된 것이 보여져서는 안되게 되어있다.
Para atılmadıkça kapı dışarıdan açılmaz.ללא פתח חיצוני המוגלה לא תתנקז.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.התותח הוצא משירות.
Buna ek olarak bu iş dışarıdan kontroller dahilinde devam etmektedir.הם גם משגיחים על מה שקורה מחוץ לקווים.
Ya da dışarıdan aktif edilir.יכולה להתבצע מבחוץ פנימה או מבפנים החוצה.
Araplar ya değişecekler ya da değişim dışarıdan empoze edilecek.”תרצו או לא תרצו, הערבית קיימת כאן".
Buna dayanılarak dışarıdan getirildiği düşünülmektedir.ראית לנכון להוציא את זה החוצה.
Dolap dışarıdan görülünce küçük, içerden görülünce büyük gözükür.אף שמבחוץ הפח נראה קטן מאד, מבפנים גודלו כגודל חדר.
Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz.אין לבוא בשעריה ואין לצאת מהם.
Bina, dışarıdan bakıldığında yukarıya doğru hafifçe incelmektedir.השני- אני קולט את הידע באופן שהוא מלמטה למעלה.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Няма доверие на непознати.
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.Веднага, бързо изпратете отговора си!”
Ya da dışarıdan aktif edilir.Тя е реставрирана само отвън.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Обикновено е на открито.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Има и критики към организацията.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Pratilo se odnose za i protiv unutar članstva.
Aya Sofya'yı dışarıdan gördü.Pogled na Cayenne iz zraka.
Avlu, yüksek duvarlarla dışarıdan soyutlanır.Samostan je ograđen visokim zidovima.
Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu.U nju se jedino na koljenima može ući kroz niski hodnik.
Dışarıdan içeriye, gövdeye hareket ederler.On mimo tjelesnog pokreće stvari.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Do godine 1910. preživjelo je tek 3 člana ovog plemena.
Dışarıdan sesler duyar.Glasovi iz tmine.
Liseyi dışarıdan okudu ve 2005'te dereceyle mezun oldu.Strednú školu dokončila externe a absolvovala v roku 2005.
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.Obýva teplejšie a povrchové vody.
Bu odalarda, köye dışarıdan gelen herkes ağırlanır ve istediği kadar konuk edilir.Keď sa na mieste objavili, ľudia zhromaždení okolo chrámu boli udivení ich obetavosťou a všetci ich velebili.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.K ľuďom cudzím však býva nedôverčivý.
İlk önceleri iki üç haneden oluşan mahalleler, dışarıdan gelenlerle büyümüştür.Prvotno sta bila dva apartmaja, ki sta bila razdeljena ali združena v zadnjih letih, odvisno od stanovalcev.
Dışarıdan Lubino'nun bağırtı sesleri işitilir.Zunaj se sliši Basilijev glas.
Aya Sofya'yı dışarıdan gördü.Fra Mauro sodą pavaizdavo už pasaulio ribų.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Nelaisvėje dauginasi retai.
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Jokios galimybės darbams variklio viduje, išskyrus kuro įpurškimo sistemą.
Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.Keletą metų mokėsi privačiai, ruošdamasis egzaminams į gimnaziją.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Žemės paprastai nematyti.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.Įtaisyta mašinos viduje, iš išorės nematoma.
Bir yandan da dışarıdan liseyi bitirdim ama üniversiteye gitmedim.See täitis kogu mu elu, ma olin seal ega käinud koolis.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Robotil on võimalik saada infot nii enda seest kui ka väljast.
Dışarıdan kız alışverişide yapılmaya başlanmıştır.Tüdruk käis poes toitu ostmas.
CHP de hükümeti dışarıdan destekledi.Valitsus on välisabi tagasi lükanud.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 asetti kanavan tilaksi ” ulkopuoliset viestit sallittu ”.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 beállította a csatorna módját: 'üzenetek engedélyezése kívülről'.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 cambia el modo del canal a « permitir mensajes del exterior ».
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 définit le mode du canal à « & #160; Messages de l'extérieur autorisés & #160; ».
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 ha impostato la modalità del canale a « permetti messaggi dall' esterno ».
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 heeft de kanaalmodus zo ingesteld dat berichten van buitenaf toegestaan zijn.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 je vključil opcijo sobe v: dovoljena sporočila od zunaj.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1( 이) 가 외부에서 채널에 메시지를 보낼 수 있도록 지정하였습니다.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 sætter kanaltilstanden til "tillad meddelelser udefra".
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 setzt den Kanalmodus auf„ Nachrichten von Außerhalb erlaubt“.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 ställer in kanalläget till 'tillåt meddelanden från utsidan'.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.% 1 ustawił tryb kanału na 'dopuść komunikaty z zewnątrz'.

İlgili Sayfalar