dışarıdan ile cümle
dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gerekirse kişiye tiroit hormanları dışarıdan verilir.Για να δοθεί η χαριστική βολή πρέπει να ξεχωριστουν τα σώματα.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Δεν μπορεί κανείς να ωθήσει τα συναισθήματα κάποιου άλλου προς τα έξω.
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Ο βιομηχανικός τομέας δεν είναι ανεπτυγμένος και τα καύσιμα εισάγονται.
Bu hükümeti PASOK dışarıdan destekledi.Υποστηρίχθηκε από το ΠΑΣΟΚ.
Bununla beraber, panik odasına dışarıdan ulaşmak mümkün değildir.Og ikke for at slippe ud af sin kolde lejlighed.
Dışarıdan bir ses duyarlar ve Danielle Sayid'i yalnız bırakarak sesin peşine düşer.De hører et hyl udenfor, og Danielle forfølger det, idet hun efterlader Sayid alene.
Bu kuşatma üzerine dışarıdan yardım alamayan şehir, teslim olmak zorunda kaldı.Byen fik ingen hjælp udefra, og måtte snart overgive sig.
Eğer sistemi dışarıdan incelersek durumun farklı olduğunu görürüz.Men som tiden går, opdager de at noget er anderledes.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.Øen får den største del sine indtægter fra udenlandske bistand, især fra New Zealand.
Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez.70 % av landet er fjellområder og ofte utilgjengelig.
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.Av denne fikk han blant annet en innføring i landmåling.
Etrafa kapalı kalan Mısır'ın aksine Yunanistan dışarıdan gelen kuvvetlerin sürekli tehdidi altındaydı.I motsetning til det isolerte Egypt, ble Hellas jevnlig herjet av eksterne makter.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Disse finnes selvfølgelig i to posisjoner, inne og ute.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Disse impulsene formidler informasjon om tilstanden i og utenfor kroppen.
Dışarıdan sesler duyar.Utenfor hørtes krangel.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur lakin haftada 2-3 kez dışarıdan doktor gelmektedir.De har ikke lege stasjonært her fast, men det kommer lege hit 2-3 ganger i året.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Men ingen hjelp kom.
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.Resten ble auksjonert bort.
Turistik tesislerin restoran ve kafeteryaları da dışarıdan gelen konuklara açıktır.Parkering for beboere og gjester finnes også utendørs.
Dışarıdan bakıldığında ise irili ufaklı oyuklar, pencereler göze çarpmaktadır.Gjennom det runde, det buede eller firkantede vinduet fikk barna se filmsnutter.
Boru hatlarıyla dışarıdan gaz çoğunlukla Rusya, Hollanda ve Birleşik Krallık'tan gelmektedir.Jalur pipa gas kebanyakan datang dari Rusia, Belanda, dan Britania Raya.
Bunun dışındaki tüm tehditler ve katliamlar hep dışarıdan yönlendirilir.Usaha dan ancaman merusakan dari pihak-pihak luar selalu diawasi.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.Aparat terus menembaki dari luar.
Bir yandan da dışarıdan liseyi bitirdim ama üniversiteye gitmedim.Setelah lulus sekolah menengah atas, ia tidak melanjutkan ke perguruan tinggi.
Bazen mide kasılmaları dışarıdan hissedilebilir.Terkadang, penari Jaran Kepang mengalami keserupan.
Kesici dişlerin büyük kısmı dışarıdan görünür, kalan kısmı kafatasındaki oyuklara bağlıdır.Sebagian besar taring dapat dilihat dari luar, sementara sisanya melekat pada sendi di tengkorak.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Sementara itu Sukesa yang penasaran mengintai dari luar.
Dışarıdan sesler duyar.Terdengar suara asing.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.Chỉ các bộ phận quay là nằm bên trong động cơ, và có thể không được nhìn thấy từ bên ngoài.
Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez.70% diện tích là đồi núi và thỉnh thoảng rất khó tiếp cận.
Namaz bitince dışarıdan birçok ses gelmeye başlar.Sau cuộc khai quật, nảy ra nhiều tiếng đồn đãi.
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.Bên kia được chọn phần còn lại.
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.Hầu hết các ngôi nhà đều không có cửa sổ và bên trong không được ngăn thành từng phòng.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Căn nhà được quét vôi trắng bên trong và ngoài.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Tôi thấy phải đi ra nước ngoài xem cho rõ.
Disekte edilmemiş beyinin insular lobu dışarıdan görülememektedir.Dương vật của con đực trưởng thành là không nhìn thấy được từ bên ngoài.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.外部からのみ見学できる。
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.残ったものは体外に放出される。
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.暖かく居心地のよい部屋。
Eğer sistemi dışarıdan incelersek durumun farklı olduğunu görürüz.外部から調べを行なうので引き込みとは異なる。
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.また外の世界の物が落ちてきたりすることがある。
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.それは、その内側と外側とにかぶせなければならない。
Cesetlerin kırıkları olmasına karşın dışarıdan darbe aldıkları görülmüyor.戦闘中に内部のものが壊されても外側からは壊されているようには見えない。
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.至急救援を求める」(遭難信号)の意になる。
Bazen mide kasılmaları dışarıdan hissedilebilir.腰痛が時々見られる。
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.場所は、室内ないし風通しのよい日陰にする。
Labia kadın cinsel organlarının bir parçasıdır; bunlar vulvanın dışarıdan görülebilen en büyük bölümleridir.陰唇(いんしん)は、女性器の一部で、外部から見える部位である。
Buna dayanılarak dışarıdan getirildiği düşünülmektedir.から取られたと推測される。
Köye dışarıdan çok fazla göç olduğu için genel oturmuş gelenek görenekleri yoktur.島外との交流が少なかったため古くからの習俗が多く残る。
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.花弁は4個で外側と内側に2個ずつつく。
Bunları dışarıdan almak için para da yoktu.また、所持金などは奪われていなかった。
Dışarıdan sesler duyar.歷官中外有聲。
Tamamen dışarıdan gelire dayanmaktadır.決定因素來自外部。
2- "Dollhouse": Ailesi dışarıdan ne kadar mükemmel gözükse de, aslı farklıdır.Dollhouse:在別人眼中,你的家庭是完美的,但是自己知道的,永遠比別人多。
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.所以我觉得我倒要出去看看,外边是什么样子。
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.少年縱逸,外面養許多女人。
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.进食管不会带来疼痛,也不会妨碍病人自主进食。
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.通常不開放。
Jose'nin sesi dışarıdan duyulur ("Halte là!").《音乐排排坐》(英语:Oh Sit!
Disekte edilmemiş beyinin insular lobu dışarıdan görülememektedir.未成熟的綠海龜則無法從外觀上辨識出雌雄。