dışarıdan ile cümle

dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Nüfusun geri kalanı dışarıdan gelen devlet memuru ve askeri nüfustur.Hinter dem Hochadel die Staatsbediensteten und Militärs.
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.Sie wissen nicht, wie es draußen aussieht.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Es ist nur von außen zu besichtigen.
Bayırdan (dışarıdan) bakan olsaydı içeriyi görmek olmazdı.Da die Kirche einsturzgefährdet ist, kann sie nicht von innen besichtigt werden.
Drakula dışarıdan bir ses duyar ve pencereden çıkarak duvardan yürüye yürüye aşağı iner.Svenja erwacht, steht auf und schaut aus dem Fenster.
Dışarıdan gelen öznelerle oluşabilir.Il se peut donc qu'elle me vienne de l'extérieur.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.Le coup de feu est parti de l’extérieur.
Ya da dışarıdan aktif edilir.La porte s'active de l'extérieur.
Yaklaşık 20 yıldır dışarıdan gelen insanlara iş verir durumdadır."Faites disparaître du Japon tous les individus de plus de vingt ans."
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.On ne peut voir que l'extérieur.
Buna ek olarak bu iş dışarıdan kontroller dahilinde devam etmektedir.Un de ceux-ci assure la surveillance de l'extérieur des lieux.
Bayırdan (dışarıdan) bakan olsaydı içeriyi görmek olmazdı.Bien qu'impressionnant depuis l'extérieur, il ne peut pas se visiter.
Dışarıdan fark edilebilecek şekilde uzama veya büyüme görülmez.Incapable de se grandir avant que de se regarder par le dedans.
Biraz dengesizlerdir ve genellikle ilk önce dışarıdan dolanırlar.Il est extrêmement rustique et vit généralement à l'extérieur toute l'année.
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.On y construisit entre autres des goélettes.
Tapie Asya'ya üretimi dışarıdan yapmayı kararlaştırdı.Mateschitz décide alors de commercialiser la boisson en dehors de l'Asie.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Il y a aussi des critiques au plan de l'infrastructure.
Tamamen dışarıdan gelire dayanmaktadır.L'intérieur est digne de l'extérieur.
Orgu meydana getiren öğelerin büyük bölümü dışarıdan görülmez.La maturité du fruit n'est pas visible de l'extérieur.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Aucun secours n'était possible.
Bağdadlılar dışarıdan yatdım beklemekteydiler.Les ordinands se prosternaient et se couchaient par terre.
Avlu, yüksek duvarlarla dışarıdan soyutlanır.Les fossés sont maçonnés de hauts murs.
Şah Çerağ'ın dışarıdan görünümü.Chœur de la chapelle vu de l'extérieur.
Bu kağıt dışarıdan.Este papel es importado.
Bu bina dışarıdan dikkat çekici değildir ama içine bakarsanız çok güzel bahçeli bir iç avlu vardır.Por fuera este edificio no es notable, pero si mira usted adentro, hay un hermoso patio interior.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Ella se aburre del vacío que hay dentro y fuera de ella.
Dışarıdan ağır makinalar ve çeşitli araçlar satın alır.Hay algo de industria pesada y varias plantas de ensamblaje de automóviles.
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.Es una posada muy cálida y con atractivo.
Bununla beraber, panik odasına dışarıdan ulaşmak mümkün değildir.Aunque no podemos meternos en el dormitorio equivocado.
Dışarıdan isyan fikirli halkın sesleri gelmektedir.Afuera resuenan las voces de la revuelta.
Dışarıdan yardım alamıyordu.La ayuda no llegó.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.La mayor parte de sus armas son suministradas por la India.
Boru hatlarıyla dışarıdan gaz çoğunlukla Rusya, Hollanda ve Birleşik Krallık'tan gelmektedir.Los Gasoductos proviene principalmente de Rusia, los Países Bajos y el Reino Unido.
Sarov (Rusçası: Саро́в) Rusya’da Nijniy Novgorod Oblastında dışarıdan ziyarete kapalı bir kasaba.Sarov (ruso: Саро́в) es una ciudad cerrada en la óblast de Nizhni Nóvgorod, en Rusia.
Dışarıdan görüntüsü bir taç kapıyı çağrıştırmaktadır.En estas fechas es tradición poner una corona en nuestras puertas.
Büyük bir aile şirketi, güzel bir ev, dışarıdan her şeye sahip, kusursuz bir aile gibi görünürler.Vivono a Chicago, hanno una bella casa e un buon lavoro; visti dall'esterno sembrano una famiglia perfetta.
Selevkos'un ölümünden sonra , imparatorluk içerden ve dışarıdan birçok saldırıya maruz kaldı.Dopo la morte di Seleuco, l'impero si trovava a fronteggiare molti problemi sia interni che esterni.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.La nave trasmette dati e informazioni sia all'interno che con l'esterno.
Dışarıdan sesler duyar.Fuori si sentono dei rumori.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Non si ha supporto da terra.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Abbiamo perciò, una netta distinzione tra dentro e fuori.
Buna dayanılarak dışarıdan getirildiği düşünülmektedir.Questo dà loro l'impressione di essere tagliati fuori.
Biz de dışarıdan bir şey yapamıyorduk.Nessuna di loro avrebbe potuto uscire.
Orgu meydana getiren öğelerin büyük bölümü dışarıdan görülmez.Eventuali parti del corpo in aria fuori dal campo non sono considerate fuori.
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Tuttavia non ha un ciclo del combustibile chiuso.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.La maggior parte delle sue armi sono fornite dall'India.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.Il fuoco veniva acceso fuori dalla casa.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Normalmente non è visitabile.
Onun dışında dışarıdan araba vb. satıcılarda Mahalleye uğrarlar.Inoltre devono vendere fuori dal locale delle gift card ai passanti.
Bu süreçte Erenköy Kız Lisesindeki eğitimini dışarıdan tamamladı ve evde yağlı boya resimler yapmaya başladı.Dopo la laurea, viaggiò all'estero e cominciò a creare la sua collezione di dipinti.
Bu kapı sadece dışarıdan açılır.Эта дверь открывается только снаружи.
Ali liseyi dışarıdan bitirdi.Али заочно закончил лицей.
Onun tahta evi 6 taraflıdır ve dışarıdan beyaz at derisiyle örtülmüştür.Его бревенчатый дом имеет шестиугольную форму и обшит снаружи белой конской шкурой.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Оставалось надеяться на помощь извне.
Benim grubuma dışarıdan hiçbir para girişi olmadı” cevabını vermiştir.«У нашей общины совсем нет денег» — отвечали они.
Dışarıdan içeriye, gövdeye hareket ederler.Они проникают в твою душу, и ты гниешь изнутри.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Есть и критика.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Натереть тальком резиновые манжеты изнутри и снаружи.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Из всего прошлогоднего состава осталось лишь 6 человек.
Dışarıdan fark edilebilecek şekilde uzama veya büyüme görülmez.Выбраться из лифта или хотя бы просто посмотреть, что снаружи, невозможно.

İlgili Sayfalar