dışarıdan ile cümle
dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Zayıf olduğum konularda dışarıdan yardım alıyorum.I outsource on things that I'm relatively weak at.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.And it's really about how systems, settlements, withstand shock from the outside.
Dışarıdan bir şokla karşılaştıklarında çözülüp parçalara ayrılmasınlar diye.When they encounter shock from the outside that they don't just unravel and fall to pieces.
Dışarıdan insanlar değillerdi.They were not people from outside.
Bunun nedeni dışarıdan birileri size doğru olmayan bilgiler veriyor.The reason is because someone out there is giving you information which is not true.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.But what it taught me was to look at Earth as a planet with external eyes, not just as our home.
Dışarıdan yardım almak nadir olan birşey, özellikle de kız çocuklarının eğitimi konusunda.It is rare to get an exogenous investment in girls' education.
Buna Pascal Prensibi demiştik ve sadece dışarıdan gelen basınç için bu durumdan bahsedebiliriz. -But that only applied to-- and that was called Pascal's principle-- external pressure.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.We're now on the couch, looking out through the window at cars passing by.
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.And so it came in from the outside.
Dışarıdan bizi ele geçiren kötü bir kudert yok.There is no evil force out there to get us.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.And the outsider can never really reach the core.
Dışarıdan aşırı büyümüş olan kalbimi görmeniz mümkündü.You could see my over-sized heart beating inside of it.
Cismin enerjiye sahip olması için dışarıdan enerji verilmiş olması lazımdır. -So in order for something to have this notional energy, some energy must have been put into it.
Dışarıdan gelen bir erkeğin Prenses'in odasına girmesi hoş karşılanmaz.A man entering the princess' room is not proper.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Our creativity comes from without, not from within.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.None of the rest dared to join them, however the people honored them.
Kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladınız.You set the channel mode to'no messages from outside '.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.%1 sets the channel mode to'no messages from outside '.
Kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladınız.You set the channel mode to'allow messages from outside '.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlara izin ver' olarak ayarladı.%1 sets the channel mode to'allow messages from outside '.
dışarıdan mesaj yokno messages from outside
Dışarıdan ileti yokNo outside messages
Dışarıdan al veya elle yapılandırImport or configure manually
Ürdün, enerjisinin büyük kısmını dışarıdan alıyor. [Arşiv]Jordan depends on outside sources for most of its energy. [File]
İç piyasayı dışarıdan gelen rekabet bozucu davranışlardan korumalıyız."We should protect the internal market from noncompetitive behaviour coming from the outside."
Savaş bir ülkeye dışarıdan ithal edilebilir, fakat uzun süreli ve istikrarlı bir barış edilemez.War can be imported to a country from outside, but not a lasting and stable peace.
Sunnyside Park dışarıdan oldukça iyi görünüyor.Sunnyside Park looks quite well from the outside.
Dışarıdan 18 adet zürafa tarafından taşınıyormuş gibi görünüyor.From outside it looks as though it is being carried by 18 giraffes.
Dışarıdan görünümü Karda Malha Tren İstasyonuView from outside Malha Railway station in snow
İçeride başlayan yangın geminin dışarıdan söndürülmesini imkansız kılmıştı.As the fire started inside the ship, there was no way of extinguishing it from the outside.
Dışarıdan alım gümrük vergisi 198 € / MW saattir.Feed in tariff (FIT) is 198 €/MW h.
Aslında, ona dışarıdan da teğet olabilirler.In fact, they may be tangent to it from the outside as well.
Dışarıdan, tampon geçersiz kılanlar ortada hafif bir krom kalıp aldı. [1]Externally, the bumper overriders received a slight chrome molding in the middle.[8]
Dışarıdan bakıldığında, gerçek dünyada basitten karmaşığa çeşitli fenomenler vardır.By outward seeing, there is various phenomenon from simple to complex in the real world.
Dışarıdan bir görünümView from outside
Sarmal şekil dışarıdan içeriye doğru ya da içeriden dışarıya doğru hareket sergileyebilir.The spiral can exhibit outward or inward motion.
Ajan, eğer Telly'nin anılarını silmeyi beceremezse dışarıdan başarısız gözükeceğini söyler.The agent mentions that if he fails to erase her memory then he will look like a failure.
Müzenin dışarıdan görünüşüThe museum from the outside
Dışarıdan gelen akademisyenlerOutside academics
Buna ek olarak dışarıdan sağlanan interrupt ı (INT) vardır.Zu ihm gehörte auch eine außerhalb gelegene Kegelbahn.
Monivong'ın yönetimi esnasında, Kamboçya dışarıdan gelen komünist akımların etkisinde kaldı.Unter Monivong wurde Kambodscha Ziel von außen gesteuerter kommunistischer Einflüsse.
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.Die zehn Jungen wuchsen heran und nahmen Frauen von draußen.
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.Der Rest wartet draußen.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Feuchtigkeit kommt auf zwei Wegen, von innen und außen.
Fakat o esnada dışarıdan silah sesleri gelir.In diesem Moment sind von draußen Waffenrufe zu hören.
Dışarıdan sesler duyar.Von draußen ertönt Lärm.
Dışarıdan yardım alamıyordu.Hilfe erhielt er aber nicht.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Es öffnet nach außen oder nach innen.
Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz.Niemand kommt in den Stadtteil hinein oder aus diesem heraus.
Gerekirse kişiye tiroit hormanları dışarıdan verilir.Zum Abfeuern der Waffe muss daraufhin der außenliegende Hahn gespannt werden.
Dışarıdan Pinkerton'un çağırısı işitilir: "Butterfly!".Pinkerton ruft dreimal „Butterfly“.
M.Ö. 600'lerde dışarıdan köle getirme âdeti başladı.Etwa ab 600 begann die Einwanderung der Slawen.
İlkokulu dışarıdan bitirdi.Die Hauptschule ist auslaufend.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Nur sechs Männer liefen an diesem Tag vor ihr ein.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Diese sind oft nicht – zumindest von außen – sichtbar.
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Die meisten fabriktechnisch gefertigten Waren sowie Treibstoffe werden importiert.
Buna ek olarak bu iş dışarıdan kontroller dahilinde devam etmektedir.Diese Situation muss außerhalb der Inspektionssitzung weiter verfolgt werden.
Gıda alerjileri veya dışarıdan organizmalar sebebiyle olabilir.Ursachen können die Zusammensetzung der Ernährung oder Verdauungsstörungen sein.
Dışarıdan gelen misafirler bu köy odalarında ağırlanır.Bei diesem Ereignis kommen Besucher aus den umliegenden Dörfern.