dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Orada dışarıda ne görüyorsun?What do you see out there?
Dışarıda seninle bir dakika konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a minute?
Dışarıda ne olduğunu görmeye gidelim.Let's go see what's happening outside.
Ben Boston'dayken haftada en azından bir defa dışarıda yemek yerdim.When I was in Boston, I used to eat out at least once a week.
Tom dışarıda bana istediğim bazı şeyleri alıyor.Tom is out buying me some things I asked for.
Tom her gün dışarıda yemek yerdi, ama şimdi maddi gücü yetmiyor.Tom used to eat out every day, but now he can't afford to.
Tom pazartesi geceleri genellikle dışarıda yer.Tom often eats out on Monday nights.
Tom genellikle ailesi ile dışarıda yemek yemez.Tom doesn't often eat out with his family.
Çoğunlukla dışarıda yemek yemem.I don't often eat out.
Tom dışarıda Mary ile içki içiyor.Tom is out having drinks with Mary.
Tom dışarıda sonuncuydu.Tom was the last one out.
Tom dışarıda park etmiş koyu mavi bir araba fark etti.Tom noticed a dark blue car parked outside.
Tom bugün dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play outside today.
Dışarıda konuşalım.Let's talk outside.
Dışarıda konuşabiliriz.We can talk outside.
Burada dışarıda konuşalım.Let's talk out here.
Dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk outside?
Ben seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I talk to you outside?
Biz bu konuda dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk about this outside?
Sanırım dışarıda konuşsak iyi olur.I think we'd better talk outside.
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Could we talk outside for a minute?
Ben seninle dışarıda bir saniye için konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a second?
Seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I speak to you outside?
Tom sık sık geç saatlere kadar dışarıda kalır.Tom often stays out late.
Tom sık sık bütün gece dışarıda kalır.Tom often stays out all night.
Lütfen köpeğin dışarıda kaldığından emin ol.Please make sure the dog stays outside.
Tom bana dışarıda beklememi söyledi.Tom told me to wait outside.
Sana dışarıda oynamanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you to play outside.
Tom ve Mary eskisi kadar sık dışarıda yemiyor.Tom and Mary don't eat out as often as they used to.
Bugün dışarıda hava çok soğuk.It is cold outside today.
Biz tüm öğleden sonra dışarıda kaldık, çok güzeldi.We stayed outside all afternoon, it was so nice.
O, yağmurda dışarıda kaldı.She stayed out in the rain.
Seni dışarıda görebilir miyim?Can I see you outside?
İkinizi dışarıda görebilir miyim?Can I see you two outside?
İkinizle dışarıda görüşebilir miyim?Can I see you two outside?
Seni bir an için dışarıda görebilir miyim?Can I see you outside for a moment?
Bir an dışarıda konuşabilir miyiz?Can we speak outside for a moment?
Ben seni dışarıda ön tarafta bekleyeceğim.I'll wait out in front for you.
Dün gece Tom'la dışarıdaydık.I was out last night with Tom.
Siz ikiniz onunla dışarıda dövüşün.You two fight it out.
Seninle dışarıda bir saniye konuşabilir miyiz?Can I chat with you outside for a second?
Hava dışarıda sıcaktı.It was hot outside.
Tom dışarıda yürüyüş yapıyor.Tom is out taking a walk.
Bugün Tom'un canı dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't feel like playing outside today.
Beni dışarıda bekleyin.Wait for me outside.
Tom'un arabası dışarıda park edilmiş.Tom's car is parked outside.
Ne kadar süre dışarıdaydım?How long was I out?
Tom hâlâ dışarıda, değil mi?Tom is still out there, isn't he?
Ben aradığımda Tom dışarıdaydı.Tom was out when I called.
Tom dışarıda köpekle yürüyor.Tom is out walking the dog.
Tom günün geri kalan kısmında dışarıda olacak.Tom will be out for the rest of the day.
Tom çok uzun süre dışarıda güneşteydi.Tom has been out in the sun too long.
Tom dışarıda Mary'yi bekliyor.Tom is outside waiting for Mary.
Tom dışarıda oynuyor.Tom is playing outdoors.
Tom dışarıda ayakkabı alışverişi yapıyor.Tom is out shopping for shoes.
Tom'un dışarıda bir not defterine sahip ve yazmak için hazır.Tom has his notebook out and is ready to write.
Seni almak için dışarıda olan kişi Tom'dur.Tom is the one that's out to get you.
Tom kazara kapıyı kilitleyip kendini dışarıda bıraktı.Tom accidentally locked himself out of his office.
At zaten dışarıdayken ahır kapısını kapatmak için çok geç.It's too late to shut the barn door when the horse is already out.
Ne sıklıkta dışarıda yemek yersin?How often do you eat out?