dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarıda Tom'u bekledim.I waited outside for Tom.
Hemen dışarıda bekleyeceğim.I'll wait right outside.
Bir saniye içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a second.
Bir dakika içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a minute.
Bir süre dışarıda olacağım.I'll be out in a while.
Dışarıda kutlama yapıyordum.I was out celebrating.
Yürüyüş için dışarıdaydım.I was out for a walk.
Çok kısa süre içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a jiff.
Dışarıda bekle.Wait outside.
Onlar dışarıdaydılar.They were outside.
Arada bir dışarıda yeriz.Every now and then, we eat out.
Ara sıra, dışarıda yeriz.Once in a while, we eat out.
"Annen nerede, Tom?" "O, kız kardeşimle birlikte dışarıda alışveriş ediyor.""Where's your mom, Tom?" "She's out shopping with my sis."
Gıda allerjiniz olduğunda dışarıda yemek zordur, değil mi?When you have food allergies, eating out is difficult, isn't it?
Evde hiç kimse yok. Herkes dışarıda.There's nobody in the house. Everybody's outside.
Evde kimse yok. Onların hepsi dışarıdalar.There's no one in the house. They're all outside.
Tom dışarıda verendada kaldı.Tom remained outside on the porch.
Tom ve Mary dışarıda bekliyorlar.Tom and Mary are waiting outside.
Tom ve Mary dışarıda koşuyorlar.Tom and Mary are out jogging.
Tom dışarıda bir şey duydu.Tom heard something outside.
Tom dışarıda kahkaha duydu.Tom heard laughter outside.
Tom dışarıda kar kürüyor.Tom is out shoveling snow.
Tom bütün gece dışarıda kaldı.Tom stayed out all night.
Tom, Mary'yi dışarıda izledi.Tom followed Mary out.
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Tom dışarıda kaldı.Tom remained outside.
Tom dışarıda olmalı.Tom must be out.
Git dışarıda bekle.Go wait outside.
Sizden biri içeriye gelsin ve sizden biri dışarıda beklesin.One of you come in and one of you wait outside.
Tom dışarıda aptalca bir şey yapıyor.Tom is out doing something stupid.
Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.Tom looked after Mary while her parents were out shopping.
Karısı onu dışarıda bıraktı.His wife locked him out the house.
Sen dışarıdayken Tom telefon etti.Tom phoned while you were out.
Dışarıda sıcaklık sıfırın altında dört derecedir.The temperature outside is four degrees below zero.
Ben dışarıdayken eve gözkulak ol.Watch over the house while I am out.
O dışarıda yemek yedi.He ate out.
Dışarıda soğuk ve rüzgarlı.It's cold and windy outdoors.
Bugün dışarıda mıydın?Were you outdoors today?
Dışarıda bekleyen o adam kimdi?Who was that man waiting outside?
Burada dışarıda olman gerekmiyor.You're not supposed to be out here.
Burada sigaraya izin verilmiyor. Kanserinizi dışarıda besleyin!Smoking is not allowed here. Please feed your cancer outside!
Sen dışarıda mısın?Are you out there?
Herkes beni bulmak için dışarıdaydı.Everybody was out to get me.
Benim arabam dışarıda geride.My car's out back.
Orada dışarıda insanlar var.There are people out there.
Orada dışarıda biri var.There's somebody out there.
Dışarıda ne oluyor?What's going on outside?
Tom gözlerini açtığında, Mary dışarıdaydı.When Tom opened his eyes, Mary was out.
Ben geldiğimde o dışarıdaydı.When I came, he was out.
O neden dışarıda? Onu içeri davet et!Why's he outside? Invite him to come in!
Bu akşam dışarıda yiyebileceğimizi umuyordum.I was hoping we could eat out this evening.
Bu kadar geç vakitte dışarıda ne yapıyorsun?What are you doing out so late?
Sen dışarıdayken Tom geldi.Tom came when you were out.
Tom muhtemelen arkadaşlarından bazılarıyla dışarıda içki içiyor.Tom is probably out drinking with some of his friends.
Tom muhtemelen Mary ile birlikte dışarıda.Tom is probably out with Mary.
Bugün dışarıda uyumamız gerekir.Today we need to sleep outside.
Tom'un kamyonu dışarıda durdu.Tom's truck just pulled up outside.
Tom oğluyla dışarıda oynuyor.Tom is playing outside with his son.
Tom ve Mary endişeyle dışarıda bekliyor.Tom and Mary are anxiously waiting outside.
Üzgünüm ama şu anda annem dışarıda.I'm sorry, but my mother is out at the moment.