dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önceden merkezde bulunan, şehrin sosyal merkezini oluşturan yiyeceklerimiz, burada daha dışarıda kalıyor.都市における社会の中心でありました 周辺部においても 食料を売り買いすることは 社会的なイベントであったのです
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --Als ich davon sprach, eine Geschichte von innen statt von außen zu erzählen --
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --Door het verhaal van binnen naar buiten te vertellen, in plaats van andersom --
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --앞서 말할 때, 이야기를 외부에서 안을 보는 것에 대비해서 내부에서 본것을 밖으로 전하는 방식을 취하려고 했다는 것은
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --כשאמרתי קודם, לנסות לספר סיפור מבפנים ולא מבחוץ -
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --عندما قلت مسبقا , محاولة نقل القصة علي لسان الجنود , بدلا من الخارج فقط --
Daha önce içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye hikayeler taşımak diye belirttiğim --クリスが紹介の際に流暢に説明した 「混ぜ合わせ」の意味ですが
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.A tedy prišli jeho matka i jeho bratia a stojac vonku poslali k nemu a volali ho.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Atunci au venit mama şi fraţii Lui, şi, stînd afară, au trimes să -L cheme.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Chegaram então sua mãe e seus irmãos e, ficando da parte de fora, mandaram chamá-lo.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Entonces fueron su madre y sus hermanos, y quedándose fuera enviaron a llamarle
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.És megérkezének az õ testvérei és az õ anyja, és kívül megállva, beküldének hozzá, hivatván õt.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Giunsero sua madre e i suoi fratelli e, stando fuori, lo mandarono a chiamare
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.In pridejo bratje njegovi in mati njegova in stoječ zunaj, pošljejo k njemu, da ga pokličejo.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Ja hänen äitinsä ja veljensä tulivat, seisahtuivat ulkopuolelle ja lähettivät hänen luoksensa kutsumaan häntä.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.때에 예수의 모친과 동생들이 와서 밖에 서서 사람을 보내어 예수를 부르니
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Mẹ và anh em Ngài đến, đứng ngoài sai kêu Ngài. Ðoàn dân vẫn ngồi chung quanh Ngài.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Mẹ và anh_em Ngài đến , đứng ngoài sai kêu Ngài . Ðoàn dân vẫn ngồi chung_quanh Ngài .
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Og hans Moder,og hans Brødre komme, og de stode udenfor og sendte Bud ind til ham og lode ham kalde.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Przyszli tedy bracia i matka jego, a stojąc przed domem, posłali do niego, i kazali go zawołać.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Så kom hans mor og hans brødre, og de stod utenfor og sendte bud til ham og bad ham komme ut.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Setelah itu ibu dan saudara-saudara Yesus datang. Mereka menunggu di luar dan menyuruh orang memanggil Yesus
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Survinrent sa mère et ses frères, qui, se tenant dehors, l`envoyèrent appeler.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Tedy přišla matka jeho a bratří, a stojíce vně, poslali k němu, aby ho vyvolali.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Und es kam seine Mutter und seine Brüder und standen draußen, schickten zu ihm und ließen ihn rufen.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Zijn moeder en Zijn broers kwamen bij het overvolle huis en lieten Hem roepen. Zelf bleven zij buiten staan.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Ερχονται λοιπον οι αδελφοι και η μητηρ αυτου, και σταθεντες εξω απεστειλαν προς αυτον και εκραζον αυτον.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Дохождат, прочее, майка Му и братята Му, и като стояха вън, пратиха до Него да Го повикат.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.И пришли Матерь и братья Его и, стоя вне дома, послали к Нему звать Его.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.Приходять тодї брати й мати його, й стоячи на дворі, послали до Него, кличучи Його.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.ויבאו אמו ואחיו ויעמדו מחוץ לבית וישלחו אליו לקרא לו׃
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.فجاءت حينئذ اخوته وامه ووقفوا خارجا وارسلوا اليه يدعونه.
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.當 下 耶 穌 的 母 親 和 弟 兄 、 來 站 在 外 邊 、 打 發 人 去 叫 他
Daha sonra İsanın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip Onu çağırdılar.當下 耶穌 的 母親 和 弟兄 、 來站 在 外邊 、 打發人 去 叫 他
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Estão sentados, a olhar para o vosso iPhone ou para o vosso Android, tentando não excluir ninguém.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Gledate v svoj pametni telefon da ne bi koga izpustili.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Je kijkt naar je iPhone - of je Android, om niemand te vergeten.
Derse dışarıda devam edelim mi?Nem akarod odakint tartani az órát?
Derse dışarıda devam edelim mi?Δεν σκέφτεσαι καθόλου μια εκδρομή;
Derse dışarıda devam edelim mi?الم تفكر في نزهة ميدانية؟
Diğer bir karenin uzunluğu üç olur. Dışarıda oluşacak bütün şekil her zaman bir dikdörtgen olur.Este tiene lado... 13 y ahora 21.
Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.Ostale sem dobila z barikad zunaj. Postelja za princeso.
Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.Ostatní mám z venkovní barikády.
Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.Πήρα τους άλλους από το εξωτερικό οδόφραγμα.
Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.Имам и други от барикадата отвън.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Ele só tem uma probabilidade muito menor fora
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Es hat nur eine viel geringere Wahrscheinlichkeit draußen als hier innen.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Het heeft gewoon een veel lagere kans om veraf dan vlakbij te worden gevonden.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Il a juste une probabilité beaucoup plus faible là-bas qu'ici.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Itu hanya memiliki probabilitas yang jauh lebih rendah keluar sana daripada di sini.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.그지점 밖이 안쪽 보다는 가능성이 별로 없다는뜻!
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Po prostu ma dużo niższe prawdopodobieństwo przebywania tam niż tutaj.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Si ha solo una probabilità molto più piccola se si è fuori piuttosto che qui dentro.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Soloque tiene una probabilidad mucho más baja de estar allí en lugar de aquì.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Απλώς, υπάρχει χαμηλότερη πιθανότητα εδώ έξω, παρά μέσα
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.Он просто будет с меньшей вероятностью здесь, чем здесь.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.זו רק הסתברות נמוכה בהרבה שם בחוץ מאשר כאן בפנים.
Disarida bulma olasiliginiz daha dusuktur.فقط احتمال وجوده خارجا هناك اقل من هنا
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.El momento para fumar afuera-- Yo no fumo.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Giải lao để hút thuốc bên ngoài -- Tôi không hút.