dışarıda ile cümle

dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu da dışarıdaki vasallar ver yabanci devletlere karşı propaganda aracı olarak kullanılmaktaydı.אותם נתונים מזויפים יכלו להימכר לארגוני ביון של מדינות זרות.
Bina, dışarıdan bakıldığında yukarıya doğru hafifçe incelmektedir.השני- אני קולט את הידע באופן שהוא מלמטה למעלה.
Cumartesi akşamları genelde dışarıda yer.לעתים קרובות הוא אוכל בחוץ בלילות שבת.
Tom dışarıda oynuyor.טום משחק בחוץ.
Köylüler kiliseye girerler ama Santuzza ve Lucia dışarıda meydanda kalırlar.Селяните влизат в църквата, на сцената остават само Сантуца и Лучия.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Няма доверие на непознати.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Говори, приятел, и влез.
Acilen dışarıdan yardım gelmeli." şeklindedir.Веднага, бързо изпратете отговора си!”
İçeride değil, dışarıda - somutta."Отвъд предела" (сонети) – изд.
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."Когато ти и аз сме на това място, ние сме едно“.
(Kişi bina içerisindeyken dışarıdaki havanın soğuk olduğundan habersizdir.)(Стаята беше хладна въпреки запалената печката.)
Makinist dışarıda hareket eden bir şey olduğunu söyler.Двигателният анализатор прави изключение.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Тя е реставрирана само отвън.
Düğünde kadın ve kızlar evin içinde; erkekler ise dışarıda oynarlardı.Жените и момичетата спяли в семейната къща, а мъжете и момчетата в къщите за изпотяване.
Dışarıdaki grup içeri girer.Влиза Самозванецът с войската.
Köyün eski yerleşim yeri, günümüzdeki konumundan 2 kilometre dışarıdadır.Някога населеното място е било на около 2 км от сегашното.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Обикновено е на открито.
Dışarıda Padme'yi bekler.Брайън отива пред дома на Доменик.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Има и критики към организацията.
Tom dışarıdaydı.Том беше навън.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Pratilo se odnose za i protiv unutar članstva.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Ostanite ovdje i bdijte (Mk 14, 34)!"
Makinist dışarıda hareket eden bir şey olduğunu söyler.To je mašina koja sve pokreće.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Može biti unutarnji i vanjski.
Çünkü artık olmak istediğim yerde, dışarıdayım."No, bez obzira na to, mi ćemo ostati tamo gdje i jesmo.".
Aya Sofya'yı dışarıdan gördü.Pogled na Cayenne iz zraka.
Avlu, yüksek duvarlarla dışarıdan soyutlanır.Samostan je ograđen visokim zidovima.
Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu.U nju se jedino na koljenima može ući kroz niski hodnik.
Dışarıdan içeriye, gövdeye hareket ederler.On mimo tjelesnog pokreće stvari.
Dışarıda bazı yaşayan ölüler, kamyonete tırmanıp Tom ve Judy'nin kömürleşmiş cesetlerini yemeye başlar.U pokušaju bijega uz pomoč kamiona pogibaju Tom i Judy.
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Neki vjeruju kako su žene prebivale uz vanjske zidove zgrade.
O yıldan önce yalnız 6 kişi dışarıdan okuyabildi.Do godine 1910. preživjelo je tek 3 člana ovog plemena.
Dışarıdan sesler duyar.Glasovi iz tmine.
Git dışarıda bekle.Idi čekati van.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Zrazu zvonku začujú hluk.
(1. çoğul şahıs) Siz lütfen dışarıda bekleyin(iz).Ľubo Kocka) 1990 - Dávajte si pozor! (r.
Liseyi dışarıdan okudu ve 2005'te dereceyle mezun oldu.Strednú školu dokončila externe a absolvovala v roku 2005.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Radi tokajú okolo obeda.
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.Obýva teplejšie a povrchové vody.
Bu odalarda, köye dışarıdan gelen herkes ağırlanır ve istediği kadar konuk edilir.Keď sa na mieste objavili, ľudia zhromaždení okolo chrámu boli udivení ich obetavosťou a všetci ich velebili.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.K ľuďom cudzím však býva nedôverčivý.
Dışarıda giyilen deri ayakkabı ve çizmelere de süslenirdi.V smetiach našli zakrvavený sveter a topánky.
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.Zunaj je divjalo neurje.
Dışarıda ek işlerde çalışıp harçlık kazanabilir ve dilediği gibi harcayabilirler.Lahko so poročeni in lahko živijo, kjerkoli hočejo.
Ama dışarıda bulunan her köylümüzün köye ait özlemi mutlaka vardır.Na peto: Kmeta, ki bi imel zemljo celega naselja v naši vasi ni.
İlk önceleri iki üç haneden oluşan mahalleler, dışarıdan gelenlerle büyümüştür.Prvotno sta bila dva apartmaja, ki sta bila razdeljena ali združena v zadnjih letih, odvisno od stanovalcev.
Dışarıdan Lubino'nun bağırtı sesleri işitilir.Zunaj se sliši Basilijev glas.
Sulu kar dışarıda kalanları etkiledi ve herkes "soğuktan çok acı çekti".Joel je dejal, da so bili oboževalci obsijani z velikimi reflektorji in vsak, ki je užival, je »zmrznil«.
Aya Sofya'yı dışarıdan gördü.Fra Mauro sodą pavaizdavo už pasaulio ribų.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Nelaisvėje dauginasi retai.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Ypač mėgstanti pavalgyti.
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Jokios galimybės darbams variklio viduje, išskyrus kuro įpurškimo sistemą.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Tuo metu girdimas savotiškas spragsėjimas.
"Dışarıda kalan, hem güçlü hem de zayıftır.Iš kitos pusės bazės būna stiprios arba silpnos.
Robbie ve Guy dışarıda bir kafede oturup bir su kaynağını izliyorlarmış.Rudolfas su Mimi išėję į lauką prisijungia prie draugų kavinėje.
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.Tačiau kelionėje kyla didžiulė audra.
Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.Keletą metų mokėsi privačiai, ruošdamasis egzaminams į gimnaziją.
Hatta genellikle dışarıdan görülemez.Žemės paprastai nematyti.
Erkekler ise dışarıda başka yaşam alanları ararlar.Spiečius ieško naujos gyvenimo vietos.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.Įtaisyta mašinos viduje, iš išorės nematoma.

İlgili Sayfalar