dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Neden beni dışarıda beklemiyorsun?Why don't you wait for me outside?
Dışarıda bir polis memuru var.There's a policeman outside.
Dışarıda zaman geçiriyorum.I've been spending time outside.
Son zamanlarda dışarıda çok zaman geçiriyorum.Recently, I've been spending a lot of time outside.
Dışarıda çok yer misin?Do you eat out a lot?
Bizi dışarıda bekle.Wait for us outside.
Sami dışarıdaydı, fotoğraf çekiyordu.Sami was outside, taking pictures.
Sami dışarıda duruyordu.Sami was standing outside.
Sami dışarıda.Sami is outside.
Tom'u dışarıda bekledim.I waited for Tom outside.
İçeride hava çok sıcak ama dışarıda hava buz gibi.Inside, it's very hot, but outside its freezing.
Dışarıdaki sıcaklığın ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the temperature outside is?
Dışarıda bizi bekleyen biri var.There's someone waiting for us outside.
Seni dışarıda bekleyeceğim.I'll wait for you outside.
Tom dışarıda, değil mi?Tom is outside, isn't he?
Haftada bir defadan daha fazla dışarıda yemek yiyor musunuz?Do you eat out more than once a week?
Evde yemek yemeyi mi yoksa dışarıda yemek yemeyi mi tercih edersiniz?Do you prefer eating out or eating at home?
Tom beni almak için dışarıda, değil mi?Tom is out to get me, isn't he?
Tom ve Mary hâlâ dışarıda.Tom and Mary are still outside.
Hava karardıktan sonra dışarıda kalma.Don't stay out after dark.
Hafta sonları ne kadar geç saatlere kadar dışarıda kalırsın?How late do you stay out on weekends?
Ortalama insanın dışarıda yemek için bir yılda ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?How much do you think the average person spends eating out in a year?
Bu soğukta dışarıda ne yapıyorsun?What are you doing out here in the cold?
Bu gece ne kadar geç saatlere kadar dışarıda olacaksın?How late will you be out tonight?
Canım dışarıda yemek yemek istiyor.I feel like eating out.
Tom muhtemelen dışarıda yemek yemek istemeyecek.Tom isn't likely to want to eat out tonight.
Köpeği dışarıda bırak.Leave the dog outside.
Çok sık dışarıda yemek yiyemem.I can't afford to eat out very often.
Neredeyse hiç dışarıda yemek yemiyoruz.We almost never eat out.
Sami dışarıdaki bir erkeğin sesini duydu.Sami heard a male's voice outside.
Genelde pazartesi günleri dışarıda yemek yemem.I don't usually eat out on Mondays.
Sami bugün dışarıdaydı.Sami was out for the day.
Dışarıda çalışmaya alışkınım.I'm used to working outside.
Ben dışarıda çalışmaya alışkınım.I'm used to working outdoors.
Geçen ay kaç kere yemeği dışarıda yedin?How many times did you eat out last month?
Geçen ay kaç kere dışarıda yemek yediniz?How many times did you eat out last month?
Bu akşam dışarıda yiyelim. Yemek pişirecek hâlim yok hiç.Let's eat out tonight. I'm too tired to cook.
Arkadaşların dışarıda seni bekliyorlar.Your friends are waiting outside for you.
Köpeğini dışarıda bırak.Leave your dog outside.
Tom dışarıda olmayı seviyor.Tom loves being outside.
Her akşam dışarıda yemek yemeyi bütçem kaldırmaz.I can't afford to eat out every night.
Yazın sık sık dışarıda yemek yeriz.We often eat outdoors in the summer.
Ders çalışmanın dışarıda arkadaşlarıyla takılmaktan daha akıllıca olacağına karar verdi.He decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Çoğu zaman dışarıda yer.He quite often eats out.
Bunu dışarıda konuşalım.Let's discuss this outside.
Beş dakikaya dışarıda ol!Be outside in five minutes!
Gitmek zorundayım; babam dışarıda beni bekliyor.I have to go; my father is waiting for me outside.
Dışarıda hava sıcak.It's hot outside.
Keşke dışarıda daha fazla vakit geçirebilsem.I wish I could spend more time outdoors.
Neden dışarıda yemiyoruz?Why don't we eat outside?
Dışarıda kal.Stay outside.
Neden değişiklik olsun diye dışarıda yemiyoruz?Why don't we eat out for a change?
Git dışarıda oyna.Go play outside.
Dışarıda seni bekleyen üç tane adam var.There are three men waiting outside for you.
Başka bir planın yoksa bu akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.If you don't have other plans, let's go out for dinner together.
Dışarıda her yer beyaza bürünmüş.Everything's white outside.
Çin dışarıdan enerji ithal ediyor.China imports energy from abroad.
Tom dışarıda vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
Dışarıda hafif yağmur yağıyordu.It was lightly raining outside.
Karl dışarıda park etmiş bir motosiklet gördü.Karl saw a motorcycle parked outside.