dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben geçen Pazar dışarı çıkmadım.I didn't go out last Sunday.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Ben dışarı çıkma ve evde kalma konusundaki düşüncemi değiştirdim.I changed my mind about going out and stayed home.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Ben bir hafta önce bir kazada yaralandığım için dışarıya çıkamam.I can't go out, because I was injured a week ago in an accident.
Yağmur yağmasına rağmen ben dışarı çıktım.I went out although it was raining.
Yağmura rağmen dışarı çıktım.I went out in spite of the rain.
Ben dışarıya itildim.I was crowded out.
Sivrisinekleri dışarıda tutmak için pencereyi kapadım.I shut the window to keep the mosquitoes out.
Dışarı çıkmak için kepimi giydim.I put on my cap to go out.
Dışarı koştum ve bir taksiye bindim.I ran out and caught a taxi.
Dışarı çıkamadım.I could not get out.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out.
Ben dışarı çıkmalıyım.I must go out.
Telefon çaldığında, ben dışarı gidiyordum.I was going out, when the telephone rang.
Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım.I take an umbrella with me when I go out.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
Dışarı çıkmadan önce onu bitirmeliyim.I must finish it before I go out.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Bu öğleden sonra dışarı çıkıyorum.I am going out this afternoon.
Ne olursa olsun bu gece dışarı çıkacağım,I'm going out tonight, regardless.
Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.I was obliged to go out yesterday.
Dışarı çıkmayı evde kalmaya tercih ederim.I'd rather go out than stay indoors.
Pencereden dışarı manzaraya baktım.I gazed out of the window at the landscape.
Ben pencereden dışarı baktım.I looked out the window.
Pencereden dışarı baktım.I looked out the window.
Bu sabah dışarı erken çıktım.I went outside early in the morning.
Onun dışarı çıktığını gördüm.I saw him go out.
Onun dışarı çıktığını farketmedim.I didn't notice him go out.
Onu odadan dışarı çıkmaya çalışırken yakaladım.I caught him trying to go out of the room.
Ne zaman onun evine gitsem, o dışarıda.Every time I go to his house, he is out.
Ben onu dışarı yönlendirdim.I conducted him out.
Onu bir yürüyüş için dışarı çıkardım.I took him out for a walk.
Ne yaptığımı bilmeden odadan dışarıya koştum.I ran out of the room without knowing what I was doing.
Gece tek başıma dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like going out by myself at night.
Beni dışarıda bırakmayın.Don't bar me out.
Bir yabancının dışarıda yürüdüğünü gördük.We saw a stranger walking outside.
Bazen yürüyüş için dışarı çıkarım.I sometimes go out for a walk.
Ben bisikletle dışarı gittim.I went out by bicycle.
Yağmurda bisikleti dışarı bırakma.Don't leave the bicycle out in the rain.
Doğrusunu söylemek gerekirse, dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.To tell the truth, I would rather stay at home than go out.
Genç bir adam seni dışarıda bekliyor.A young person is waiting for you outside.
Sadece sürekli çalışma yerine arada bir dışarı çık ve eğlen.Go out and have a good time once in a while instead of just studying all the time.
Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.We'll have to camp out if we can't find a place to stay.
Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var.I can't go out because I have a lot of homework.
Ev ödevimi bitirdikten sonra dışarı çıkacağım.I will go out after I finish my homework.
Dışarı çıkmak istemiyor musun?Don't you want to go out?
O beni ziyaret ettiğinde dışarı gitmek üzereydim.I was about to go out when he called on me.
Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.I wish you would shut the door when you go out.
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.I wish you would shut the door when you go out.
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?Are you ready to go out?
Lütfen dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitle.Please lock the door before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.Be sure to turn off the gas before you go out.
Dışarı çıkmadan önce ışığı söndürdüğünüzden emin olun.Be sure to put out the light before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazı kapatmayı unutmayın.Don't forget to turn off the gas before going out.
Onu dışarı çıkarır mısınız?Could you let it out?
Dışarı çıkan adam kaşlarını çatıyordu.The man who stepped out was frowning.
Çık dışarı!Get out!
Ya dışarıya çık ya da içeriye gir.Either go out or come in.

İlgili Sayfalar