dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu gece canın hâlâ dışarıda yemek istiyor mu?Do you still feel like eating out tonight?
Tom, dışarıda çalışmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to work outside.
Tom, Mary'nin muhtemelen dışarıda olacağını söyledi.Tom said that Mary was likely to be out.
Tom otuz dakika dışarıda bekledi.Tom waited outside for thirty minutes.
Tom Mary'nin dışarıda olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was outside.
Tom bütün öğleden sonra dışarıda olacak.Tom is going to be out all afternoon.
Tom odasından dışarı çıkmazdı.Tom wouldn't come out of his room.
Tom dışarıda çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work outside.
Tom ve Mary çoğu kez dışarıda yemek yemezler.Tom and Mary don't often eat out.
Tom dışarıda çalışmak istemedi.Tom didn't want to work outside.
Tom dışarıda oynamak istemedi.Tom didn't want to play outside.
Kar benim dışarı çıkmamı engelledi.The snow kept me from going out.
Tom dışarıda olduğumu biliyordu.Tom knew that I was outside.
Tom dışarıda bir gürültü duydu.Tom heard a noise outside.
Tom dışarıdaki sesleri duydu.Tom heard voices outside.
Köpeğin dışarı gitmesine kim izin verdi?Who let the dog out?
Tom, Mary'nin bunu dışarıda yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that outside.
Çok soğuk olduğu için bugün dışarı çıkacağımı sanmıyorum.I don't think I'll go out today because it's quite cold.
Tom yağmur yağdığı için arabadan dışarı çıkmadı.Tom didn't get out of the car because it was raining.
Tom gerçekten bu yağmurda dışarıya çıkmayacak, değil mi?Tom isn't really going out in this rain, is he?
Tom yiyecek bir şey almak için dışarıya çıkmak istedi.Tom wanted to go out to get something to eat.
Tom ve Mary yarın tekrar dışarı çıkıyorlar.Tom and Mary are going out again tomorrow.
Tom bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmediğini söylüyor.Tom says he'd rather not go out tonight.
Tom, dışarıda çalışmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to work outside.
Tom geç saatlere kadar dışarıda kalmamalıydı.Tom shouldn't have stayed out so late.
Tom muhtemelen dışarıda havuzun yakınında.Tom is probably outside near the pool.
Tom soğukta dışarıda duruyordu.Tom was standing outside in the cold.
Yağmurda dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out in the rain.
Tom bugün bizimle dışarı çıkamaz.Tom can't go out with us today.
Bu gece dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out tonight.
Bu gece dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out tonight.
Gerçekten dışarı çıkmak istemiyorum.I don't really want to go out.
Tom bu akşam dışarı çıkmıyor.Tom isn't going out tonight.
Ben çok sık dışarı çıkmam.I don't go out very often.
Tom ne zaman dışarı çıktı?What time did Tom go out?
Tom dışarıya çıkmak istedi.Tom wanted to go outside.
Tom bu gece dışarı çıkacak.Tom is going out tonight.
Sanırım dışarıda oturacağım.I think I'll sit outside.
Tom aileden habersiz gece dışarı çıktı.Tom snuck out at night.
Tom yine dışarı çıkıyor.Tom is going out again.
Tom sık sık dışarı çıkıyor mu?Does Tom go out often?
O, gözlerini açtı, ona baktı ve sonra yataktan dışarı atladı.He opened his eyes, looked about him and then jumped out of the bed.
Tom'un arkadaşları Tom'un dışarı çıkıp oynaması için bağırdılar.Tom's friends shouted for Tom to come out and play.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamanı dilediğini söyledi.Tom said that he wished you wouldn't go out after dark by yourself.
Tom, Mary'nin dışarıda olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary was outside.
Tom köpeğini dışarıda bıraktı.Tom left his dog outside.
Pencereden dışarı baktım ama ilginç bir şey görmedim.I looked out the window, but I didn't see anything interesting.
Tom bugün dışarı çıkmamalı.Tom shouldn't go outside today.
Tom kapıdan dışarı çıktı.Tom went out the door.
Tom'a geceleri geç vakitte dışarıda kalmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to stay out late at night.
Tom'un dışarı ile ilgili sevgisi Mary tarafından paylaşılmaz.Tom's love of the outdoors isn't shared by Mary.
Karanlıktan sonra tek başıma dışarı çıkmam.I don't go out by myself after dark.
Tom beni dışarı attı.Tom kicked me out.
Dışarıda çalışmak istemiyorum.I don't want to work outside.
Tom bütün gece orada ormanda tek başına dışarıdaydı.Tom was out there in the woods by himself all night.
Bardan dışarı atıldım.I got thrown out of the bar.
Pek fazla dışarı çıkmam.I don't really get out much.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Dışarıda olmak hoşuma gitmiyor.I don't like being outside.
Tom'a bu gece dışarı çıkıp çıkmayacağını sor.Ask Tom if he's going out tonight.

İlgili Sayfalar