dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çöpü dışarıya koy.Put the rubbish outside.
Çöp kutularını dışarıya koyun.Put the bins out.
Ben dışarıdayım.I'm outside.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Tom dışarıda olabilir.Tom may be out.
Tom'un dışarıda olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is outside.
Tom'un dışarıda oynamasına izin vermiyorum.I don't let Tom play outside.
Tom'un dışarı çıktığını fark etmemişim.I didn't notice Tom go out.
Tom'un dışarıda olduğunu sanıyordum.I thought Tom was outside.
Sanırım Tom dışarıda.I think Tom is out.
Tom'un bunu dışarıda yapması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think Tom should do that outside.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Tom muhtemelen dışarıda olmayack.Tom isn't likely to be outside.
Tom bir şeyler satın almak için dışarı gidiyor.Tom is going out to buy some things.
Bu akşam dışarıda yemeye gitmeyeceğim.I won't go eat out this evening.
Dışarıya verandaya çıkalım.Let's go out on the veranda.
Tom dışarıda durmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to be outside.
Tom tüm öğleden sonra dışarıda olacak.Tom will be out all afternoon.
Tom Mary'ye pencereden dışarı bakmamasını söyledi.Tom told Mary not to look out the window.
Tom bütün gece dışarıda kalmaz.Tom never stays out all night.
Tom, Mary'nin muhtemelen hâlâ dışarıda olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still outside.
Tom biraz hava almak için dışarı çıktı.Tom went out to get some air.
Tom pazartesi günü sık sık dışarıda yemek yer.Tom often eats out on Monday.
Tom Mary'nin bunu dışarıda yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary ought to do that outside.
Tom muhtemelen dışarıda olacak.Tom is likely to be outside.
Tom Mary'ye pencereden dışarı bakmasını söyledi.Tom told Mary to look out the window.
Tom, Mary'nin bunu dışarıda yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should do that outside.
Tom ve ben dışarıda öğle yemeği yedik.Tom and I ate lunch outside.
Tom'un daha fazla dışarı çıkması gerekiyor.Tom needs to get out more.
Tom bazen Mary ile birlikte dışarıda yiyor.Tom sometimes eats out with Mary.
Tom dışarıda olmaktan hoşlanıyor.Tom enjoys being outside.
Tom Mary'nin dışarıda olduğunu düşündü.Tom thought Mary was outside.
Tom Mary'nin dışarıda olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is outside.
Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.Tom snuck out to meet Mary.
Bu gece dışarı çıkacağını düşünmüştüm.I thought you were going out tonight.
Sami dışarı çıktı.Sami went outside.
Bugün dışarı çıkabilirim.I may go out today.
Bu akşam dışarıda yemek yemeyi düşünüyor musun?Do you plan to eat out this evening?
Tom dışarıda olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to enjoy being outdoors.
Tom dışarı çıkmamamızı söyledi bize.Tom told us not to go outside.
Tom dışarı çıkmak istemedi.Tom didn't want to go out.
Tom bana Mary'nin dışarıda olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was outside.
Tom dışarıya çıkmak istiyor.Tom wants to go outside.
Lütfen köpek dışarı çıksın.Please let the dog out.
Tom dışarıda değildi.Tom wasn't outside.
Dışarı çıkabilir miyim?May I go outside?
Dışarı çıkarken kapıyı kapa.Close the door on your way out.
Çık dışarı.Go outside.
Dışarı çıkın.Go outside.
İslam'da kadınların dışarı çıktıklarında başlarını örtmeleri gerekir.In Islam, women should cover their heads when they go out.
O dışarı çıkmak üzere.She is about to go out.
Tom ve Mary bu gece dışarıda yemek yemeyi planlıyorlar.Tom and Mary are planning to eat out tonight.
Tom günün geri kalanında dışarı çıkacak.Tom is going to be out for the rest of the day.
Dışarıda yemek yediğinizde genellikle ne kadar para harcarsınız?How much do you usually spend when you eat out?
Tom muhtemelen Mary'nin hâlâ dışarıda olduğunu söyledi.Tom said that Mary was probably still outside.
Tom ve Mary genellikle pazartesi günlerini dışarıda yemek yemiyorlar.Tom and Mary don't usually eat out on Mondays.
Tom, Mary'ye John'ın bu akşam dışarıda yemek yemeyeceğini söyledi.Tom told Mary John wouldn't eat out tonight.
Mary, Tom'a dışarıda çok sık yemek yemediğini söyledi.Mary told Tom she didn't eat out very often.
Tom otuz dakikadır dışarıda bekliyordu.Tom was waiting outside for thirty minutes.
Tom, Mary'e dışarıda çok sık yemek yemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't eat out very often.

İlgili Sayfalar