dışarı ile cümle

dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hava çok soğuktu, ama dışarı çıktım.It was very cold, but I went out.
Çok soğuk olmasına rağmen, dışarı çıktım.Even though it was very cold, I went out.
Neden bütün sırlarımı dışarı vermek zorundasın?Why must you give away all of my secrets?
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktım.I went out even though it was raining.
Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.We sometimes go out for a drive.
Bay Tanabe şimdi dışarıda.Mr. Tanabe is out now.
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Dün ben dışarıdayken beni görmek için gelen Bay Yamada'mıydı?Was it Mr. Yamada that came to see me yesterday while I was out?
O tuhaf bir gürültü duydu, bu yüzden yataktan dışarı fırladı.He heard a strange noise, so he jumped out of bed.
Git dışarıda egzersiz yap.Go exercise outside.
Dışarıda bisikletime biniyorum.I'm out riding my bike.
Kar yağıyordu ama dışarısı çok soğuk değildi.It was snowing, but it wasn't very cold outside.
Pencereden dışarı sarkma.Do not lean out of the window.
Camdan dışarı sarkma.Do not lean out of the window.
Pencereden dışarı sarkmak tehlikelidir.It's dangerous to lean out of the window.
Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.The whole family was out harvesting the corn.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Dışarıda beni bekleyen biri olduğu için gitmek zorundayım.I have to leave because there's someone waiting for me outside.
İnsanlar dışarıda kalıyor.People stay outside.
Tom pencereden dışarı bakmaya devam etti.Tom continued to stare out the window.
Köpek kulübesi dışarıda.The dog house is outside.
Tom dışarıda uyudu.Tom slept outside.
Köpekleri kim dışarıya bıraktı?Who let the dogs out?
Bugün dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out today.
Bu gece dışarı çıkalım.Let's go out tonight?
Tom dans etmek için dışarı çıktı.Tom went out dancing.
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you go out.
Bir film seyretmek için dışarı çıkmayı önerdi.He suggested going out to watch a movie.
Bu akşam yemek için dışarı gitmeye ne dersiniz?How about going out to eat tonight?
Boş yere oturmayalım. Dışarı çıkalım ve bir şey yapalım.Let's not just sit around. Let's go out and do something.
Tom dışarıya kolay yoldan çıktı.Tom took the easy way out.
Tom bardan dışarı atıldı.Tom was thrown out of the bar.
Seni pencereden dışarı atıyorum!I defenestrate you!
Canım yürüyüş için dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out for a walk.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı gittim.Although it was raining, I went out.
Xueyou, Lin Öğretmen'i görmeye geldiğinde dışarıda yağmur yağıyordu.When Xueyou came to see Teacher Lin, it was raining outside.
Dışarıda bekleyeceğim.I will wait outside.
Bu gece dışarı çıkmalıyız.We ought to go out tonight.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
Neler olduğunu görmek için dışarı fırladım.I rushed out to see what was going on.
Dışarı çıkıp mavi göklere bak.Go out and look at the blue skies.
Bir süre için köpeği dışarıda bırak.Leave the dog out for a while.
Tom nehirde yüzmeye gitti, ama o dışarı çıktığında elbiseleri çalınmıştı.Tom went swimming in the river, but when he got out, his clothes had been stolen.
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
Çok üzgünüm ama senin dışarı çıkmana izin veremeyiz.I'm very sorry, but we can't let you out.
Şimdiye kadar ilk kez dışarıda öğle yemeği yedim.This is the first time I've ever had lunch out.
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Çocukları ne zaman dışarı çıkarırsın?What time do you take the children out?
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Alarm çaldı ve herkes dışarı fırladı.The alarm rang and everyone rushed out.
Bir içki için dışarı çıkmak ister misin?You want to go out for a drink?
Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me tonight?
Bu kitabı okumayı bitirmek zorunda olduğum için dışarı çıkmıyorum.I am not going out because I have to finish the reading of this book.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
Dışarı çıkmıyorum çünkü evi temizlemem gerekiyor.I am not going out because I have to clean the house.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Dışarı gitmesine izin verme.Don't let him go out.
Lütfen hemen dışarı çık.Please get out immediately.

İlgili Sayfalar