dışında ile cümle

dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.So instead, it slides in grooves on the outside of the head.
Bu Bangladeş'te tesisinin dışında bulunan bir hastane yöneticisi.This is a Bangladeshi hospital director outside his facility.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.We have no choice but to embrace that reality.
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.The person outside usually knocks. Oh!
Eğer bu sınırın dışındaysanız, belki karadelikten kaçabilirsiniz.If you're beyond that boundary, you might be able to escape the black hole.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Anything on the outside has a chance of escaping.
Sonraki örneklerde e dışında bir fonksiyon kullanırız. -In the next examples, we'll do something other than an e to the 2x or an e function here.
Bu kontrolünüzün dışındadır ve harikadır ve bu bir kariyer yolu değildir.It's out of your control, and it's awesome, and it's not a career path.
Bu düşman duvarların dışındaykenki durumdu.That was when the enemy was outside the walls.
"Benim boru dışında." Mrs. Hall aniden çekildi."My pipe is out." Mrs. Hall was pulled up suddenly.
Birkaç dakika sonra, onun dışında oluşmuş küçük bir grup yanına döndüA couple of minutes after, he rejoined the little group that had formed outside the
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNothing visible for miles except the bosom of Nature.
Dışında "bazı olağanüstü şeyler"And some extra-ordinary things out of
Biri dışında koştu.Somebody ran by outside.
Marvel barın arkasında koştu çağrı dışında tekrarlandı.Mr. Marvel rushed behind the bar as the summons outside was repeated.
Hepimiz canlıyız ve insan dışındaki hayvanlar da duyuları aynı bizim gibi hissediyor.We are all creatures. And non-human animals experience sensations just like we do.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.In 2007, I did a rather involuntary capsize drill three times in 24 hours.
İçindeki vektörlerle herhangi bir şey yapamazsınız,onlar bir şekilde o uzayın dışında kalırlar. .You can't do anything with the vectors in it, they'll somehow get you out of that subspace.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Always on the look out for things that might be different for our expectations.
Baş ağrısı dışında herhangi diğer belirtiler ?Any other symptoms besides headaches?
Haklısınız, losyon dışında?You're out of lotion, right?
Bu havalimanındaki alışılmışın dışında yapılmış bir bank.This is an unusual installation of airport seating.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.I was so privileged to be able to teach in a hospice on the outskirts of Bangalore.
Nörobilim'den biliyoruz ki merhamet, alışılmışın dışında birkaç olağanüstü özelliğe sahiptir.Now we know from neuroscience that compassion has some very extraordinary qualities.
Katar da bölge gerçeklerinin dışında bir yer değil.Qatar is no exception to the region.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Because a father is locked in does not mean he should be locked out of his daughter's life.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.If it is not class time, please just leave me alone.
Fakat bu tamamen bilinç dışında oluşur, siz bunun hiç farkında bile olmazsınız.But it happens without awareness such that you don't, aren't even cognizant of it occurring.
Sol tarafta "a" dışındaki tek şey "+5"We want to isolate it.
Ve böylelikle yapının dışında kalan yer halka açık alandı.And so the rest of the site was a public space.
Fransızlar dışında belki...Except maybe French people.
Birdenbire, elde ettiğimiz ifade, bir fark dışında, buna çok benziyor. -Now, all of a sudden, we have something extremely similar to this except for only one difference.
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.These are a bunch of arrows popping out.
Bu vektörler ekranın dışında haşhaş olduğundan.Because these vectors are popping out of the screen.
Çünkü Sarayın Büyülü Suyunu, senin dışında, kimse dışarı çıkaramaz!Because the Magic Water in the palace, except for you, no one could ever bring them out from there!
Şehir dışından Wuyi manastırının lideriShe just told me to draw.
Şimdi konuşmak dışında, başka bir şey yapamazsın. N'oldu?Now except opening your mouth to talk, never think of doing anything else.
Neyseki konuşma noktam dışında, tüm noktalarımdan vurdu.I don't wish to be here. Pity that except for the speechless point, all other points are hit.
Büyükbabam ve büyükannem ben küçükken ölmüş... ...annem de ben yurt dışındayken hayatını kaybetti.My grandparents passed away before I've grown up, and my mother passed away while I was abroad.
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.And we set up a projector on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
Mantığın çok dışında bir işi yürütmeleri gerekir.They have to manage a really illogical pursuit.
Teknoloji dışındaki şeyler için de telif hakkı alabilirsiniz.And you could copyright more than just technology.
Gerçekte, yurt dışında seyahat ederken, Kanadalı akranlarınızı nasıl teşhis edeceğiniz şöyle.In fact, when we're traveling abroad, it's how we identify fellow Canadians.
Yani oyunları edinişimiz çok ilginç ve alışılmışın dışında.So the way we acquired the games is very interesting and very unorthodox.
Yaptıkları aslında bu yüzde % 10 dışında, borcun belli bir temel puanda ödenmesidir.So what they do is out of this 10%, they pay them some of the basis points.
Ayrıca, bunun dışında başka bir tane daha olduğunu söyleyeceğim. -And I'll make the further claim that there's at least one that's outside of this one.
Yani, bunun dışında her şey V'yi germekte.So everything but this guy spans V.
Ben biraz sekiz sonra evi terk damadın dışında bir çalışma karakteri bu sabah saat.I left the house a little after eight o'clock this morning in the character of a groom out of work.
Bu, daha sonra, evin dışında bir şey olmalıdır.It must, then, be something out of the house.
Bu geniş açılı bu sebeple yükseklik üçgenin dışından indirilir ama aynıdır .This one is obtuse, so that the altitude sits outside of it, but they have the exact same height
Bu antta Fransa'nın meclisi oldukları dışındaTennis Court Oath.
Mahkeme dışında kuyruğa mı gireceksiniz?Queuing outside the court?
RISD dışındaydım, ve bazı öğrenciler şunu bazı bloklara yazmışlar, ve düşündüm ki,I was outside RlSD, and some student wrote this on some block, and I thought,
"Evet, bizim buradakiler dışında, başka eyaletler ne yapıyordu bilmem" diyor."Well -- not in our state!" (Laughter)
Ve eğer siz -merakın dışında- o sayının hangi sayı olduğunu bulmak isterseniz, problemi çözebiliriz.And if just out of curiosity you want to know what that number is, we can solve it.
Matkap dışında herşeyi, oksitosin maddesini kendi beynime koymak için kullandım.I used everything short of a drill to get oxytocin into my own brain.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.And now, out of typically 46 cities, 33 of those mega-cities are in the developing world.
Bilim ve buluş dünyası dışında... Sanat dünyasında da meydana geliyor....Science and invention is riddled with it but it can also happen in the arts
O zamanlar o forumun formatı Japonya dışında pek bilinmiyordu.That format of forum, at that time, was not well-known outside of Japan.
Ve yine şanslı ki yakın zamandaki petrol sızıntısının zarar verdiği bölgenin dışında.Luckily still, it seems to be out of harm's way of the recent oil spill.

İlgili Sayfalar