Yetkililer, önlemin farklı duzeylerdeki şiddet için farklı yaptırımlar öngördüğüne dikkat çekiyor.Officials note that the measure provides different sanctions for different levels of violence.
Polisin bu duruma yanıtı ise sembolik düzeyde kaldı.The police response has been sporadic.
Şimdiye değinki eğitim çabaları hem sayıca az hem de birbirinden kopuk düzeyde gerçekleşti.Education efforts remain both sporadic and disparate.
Üretim veya ithalat düzeyindeki plastik şişelere kilo başına 0,16 avro vergi ödenecek.Plastic bottles at production or import level will be subject to a charge of 0.16 per kg.
1 Ocak'tan itibaren devlet düzeyinde tek bir savunma bütçesi oluşturulacak.There will a single defence budget at the state level as of 1 January.
Sanıkların çoğunun alt düzey eylemciler, sempatizanlar ve yardımcılar olduğu bildirildi.Most were reportedly low-level operatives, sympathisers and assistants.
Üst Düzey Uluslararası Yetkililer, BH'de Savaş Suçları Mahkemesi Kurmak İçin Kaynak ArayışındaTop International Officials Seeking Funds for Establishment of War Crimes Chamber in BiH
Bir vergi politikası, nasıl bir yapıda ve ne düzeyde vergi gelirleri hedeflemelidir?Which structure and level of tax revenues should a tax policy target?
Genellikle, OECD üyesi ülkelerin vergi düzeyleri, gelişmekte olan ülkelere göre daha yüksek.OECD member countries generally show a higher level of tax revenues than developing countries.
Bir ekonomi, salt kimi kurumları taklit etmeye çalışarak, ileri düzeylere sıçrayabilir mi?Can an economy leapfrog development stages just by trying to imitate institutions?
Kadın ve erkeklerin maaşları arasındaki fark yüzde ise 16 düzeyinde.The difference in salaries between men and women is 16%.
Şu anda ülkelerimiz arasındaki ilişkiler çok çok iyi düzeyde."We currently have very, very good relations.
Sırbistan ile teknik düzeyde düzenli toplantılar yapmaktayız.We have regular meetings with Serbia on a technical level.
Bilim ve Teknoloji: Üst düzey meteoroloji görevine bir Hırvat aday gösterildiScience and Technology: Croat tapped for top meteorology job
Ekonomi ve maliye bakanlıkları aynı düzeyde bulunuyor.The economy and finance ministry is at the same level.
Doğu Avrupa ülkelerindeki refah düzeyi, AB'nin batılı üyelerindekinden oldukça geride.Eastern European societies are much less prosperous than their western EU partners.
Fakat bazı kentlerde bu rakam, ülke ortalamasının üzerinde ya da neredeyse iki katı düzeyindeydi.But in some it was more than, or nearly, twice as high.
Üst düzey NATO ve ABD'li yetkililer de yükselen krizden duydukları endişeyi dile getirdiler.Senior NATO and US officials have voiced concerns about the escalating crisis.
Üst Düzey ABD'li Diplomat Kosova ve Sırbistan'ı Ziyaret EttiSenior US Diplomat Visits Kosovo, Serbia
Grossman Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica ve diğer üst düzey yetkililerle de görüşecek.He is scheduled to meet with Serbian Prime Minister Vojislav Kostunica and other top officials.
En üst düzey hükümet yetkilileri Makedonya'nın müzakere sürecinde kalacağını vurguladılar.Its highest-level officials stressed that Macedonia would remain in the negotiation process.
Belgrad ile, tabii ki, UNMIK yetkililerinin en üst düzeylerde toplanması daha kolay.With Belgrade, of course, it is easier for UNMIK officials to meet formally at the highest levels.
Teknik düzeyde toplantıları sürdürme kararı aldık.We agreed to have follow-up meetings at the technical level.
Valinakis: İçinde bulunduğumuz dönemde Türk-Yunan ilişkileri iyi bir düzeyde.Valinakis: We are in a period in which Greek-Turkish relations are at a good level.
Anlaşma Dinkiç ile Alpha Bank'ın üst düzey yöneticilerinden Yannis Kostopulos arasında imzalandı.The deal was signed by Dinkic and Alpha Bank senior official Yannis Costopoulos.
Yeni bakanlık, kabinede Dışişleri Bakanlığı ile aynı düzeyde yer alacak.The new ministry will be at the cabinet same level as the Ministry of Foreign Affairs.
Askeri bütçenin koordinasyonundan tamamen devlet düzeyindeki savunma bakanı sorulu olacak.The state-level defence minister would be fully responsible for co-ordinating the military budget.
Fakat öğleden son yerini akşama bırakmaya başlayınca, kalabalık toplanıyor ve ses düzeyi yükseliyor.But as afternoon approaches evening, the crowds pick up and the noise level rises.
Skandalda iki üst düzey polis yetkilisi tutuklandı.Two senior police officials have been arrested.
Peki, seçimlerin başarısını sağlayacak düzeyde katılım gerçekleşecek mi?Will voter turnout be high enough for the elections to succeed?
Fakat devlet düzeyinde bu tür bir yasa veya fon mevcut değil.But on the state level, no such law or fund exists.
Cumhurbaşkanı İon İliescu ve diğer üst düzey yetkililer de etkinliğe katıldı.President Ion Iliescu and other senior officials attended.
Burun buruna geçmesi beklenen yarış öncesinde gerginlik düzeyi oldukça yüksek.Tensions have been high in what is expected to be a very tight contest.
Başbakan 14 Haziran'da Washington'a üst düzey bir heyet göndermeye de karar verdi.He has also decided to send a high-level delegation to Washington on June 14th.
Yeterli düzeyde ayrıntıya sahip gibi görünüyor." dedi.It seems to contain sufficient detail," said Lajcak.
Üst düzey yolsuzluk davalarından birisi de H1N1 grip aşısıyla ilgili. [Reuters]One high-level corruption case involved the H1N1 flu vaccine. [Reuters]
Üst düzey SP yetkilisi Gramoz Ruci, bir "halk ayaklanmasına" öncülük edeceğini söyledi.Gramoz Ruci, a senior SP official, said it would lead a "popular revolt".
AB Yetkilisi: Üst Düzey Bosnalı Sırp Savaş Suçu Zanlıları, Sırbistan-Karadağ Sınırından GeçiyorEU Official: Top Bosnian Serb War Crimes Fugitives Moving Across Border with Serbia-Montenegro
Halkın, temel devlet kurumlarına olan güven düzeyi oldukça düşüktü.Public confidence in key state institutions was quite low.
BH devlet parlamentosu milli bayramlarla ilgili devlet düzeyinde tek bir yasa çıkarmış değil.The BiH state parliament has not yet managed to pass a single state-level law on state holidays.
Şimdi ise her düzeyde tam bir dönüşüm gerekiyor.Now, a total transformation is required at every level.
TED İzmir Koleji, İzmir'de ilk ve orta öğretim düzeyinde eğitim veren bir özel okuldur.TED İzmir College is a school in İzmir.
Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Ayşe Sibel Ersoy evlidir ve iki çocuğu vardır.[2]Ersoy, who knows english to a very good level, is married and has tow children.[1]
Ulusal düzeyde hükumetler daha geniş çaplı zarar azaltma önlemleri alabilir.On a national level, governments might implement large scale mitigation measures.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Cuba–United States relations were extremely tense after the invasion attempt.
Rusya'daki kurtarma sınırdaydı, GSYİH 2006-2007'deyken yalnızca yukarıdaki 1991 düzeyindeydi.The recovery in Russia was marginal, with GDP in 2006-2007 just nudging above the 1991 level.
Orta Düzey İnsan Gelişimi:Medium Human Development:
Bu ajanslar federal düzeyde finanse edilmektedir.These agencies are funded at the federal level.
Bu arka algılama düzeyleri beklenti ile tutarlı olmuştur.This was consistent with the expectation of background detection levels.
Çim kortu ATP Tour üst düzey etkinlikler için en yaygın oyun yüzeyidir.Grass courts are the least common playing surface for top-level events on the ATP Tour.
1959 yılında The Distants adlı grubuyla yerel düzeyde hit şarkı çıkartmayı başardı.These groups included Otis Williams and the Siberians, the El Domingoes and the Distants.
ETCS dört farklı düzeyi mevcuttur:ETCS is specified at four different levels:
Müşteri memnuniyet düzeylerini geliştirin.Improve customer satisfaction levels.
Bu düzenleme kurumsal düzeyde üst ve alt için bilgi sağlar.This arrangement provides relevant information to upper and lower corporate levels.
Rahatlık düzeyleriComfort levels
Geleneksel olarak ilk seçmen, en üst düzey idari görevli olarak görev yapar.Traditionally, the first selectman acts as chief administrative officer.
Onaylanmamış alt düzeydeki arkadaşlarUnconfirmed substellar companions
İsveç'te iken ekonomi ve siyaset bilimleri lisansüstü düzeyde okudu.While in Sweden he studied economics and political science at a post-graduate level.
Gelir ve eğitim düzeyiIncome and educational attainment
Bu üst düzey tasarım, Linux işletim sistemindeki "/dev/random" aygıtına aittir.If not enough unknown bits are available, wait until enough are available.