Ana içeriğe geç
Sözlük

düzey ile cümle

düzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni bir düzey oluşturCreate a new level
Yeni bir düzey oluştur. Güncel düzeyi kaydetme ve bütün alanları temizle.Create a new level. Does not save the current level and empty all the fields.
Düzenlemek için yeni bir düzey dosyası açOpen a new level file to edit it
Düzenlemek için bir düzey dosyası (. kalcul uzantısı olan) açOpen a level file (with the. kalcul extension) to allow you to edit it.
Düzey TipiLevel Type
Yeni Düzey& New Level
Düzeyi & Kaydet& Save Level
Düzeyi Kapat& Close Level
Düzey & Aç& Open Level
Düzeyi Yeniden YükleReload Level
Düzeyi değiştir...Change level...
% 1 Düzey:% 2 /% 3%1 Level: %2/ %3
Bu düzeyi tamamladınız! Devam etmek için 'Sonraki Düzeye' tıklayın.You have completed this level! Click on'Next Level 'to continue.
Zorluk düzeyini değiştirChange level
Zorluk Düzeyi:Difficulty:
Zorluk Düzeyi:% 1Difficulty: %1
Ses Düzeyi geri- alma aralığı: (kanal değiştiriminde)Volume restoration delay: (on channel change)
Ses Düzeyi geri- alma aralığıVolume restoration delay
Ses düzeyi ayarlayıcı kaydırgaçVolume adjusting slider
Karıştırıcıyla kanal ses düzeyini ayarlaAdjust channel volume through the mixer
Kanal sinyali düzey ölçücüNAME OF TRANSLATORSChannel signal level-meter
Düzleştirme düzeyi geçerli değil.Smooth factor not legal.
Düzleştirme düzeyiSmooth factor
Günlük kaydı düzeyi:Log level:
Ses Düzeyi:% 1%Volume: %1%
2010'da bu rakam onyılın en düşük düzeyi olan 63'e kadar düştü.In 2010 the number was 63, one of the lowest in the decade.
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.I’m not only talking about healing at the personal level, but also as a nation.
Setimes: Hükümet ile olan işbirliği düzeyinden memnun musunuz?Setimes: Are you satisfied with the co-habitation with the government?
Üst düzey devlet yetkilileri ICTY ile işbirliğini önümüzdeki hafta tartışacaklar.Top state officials are due to debate co-operation with the ICTY next week.
Parti ayrıca uluslararası toplumla eşit düzeyde ortaklık istiyor.The party also wants to be equal partners with the international community.
Üst Düzey AB Yetkilisinden Türkiye'ye Tarihi ZiyaretTop EU Official Makes Landmark Visit to Turkey
Oyunlardan sonra bu cihazların kullanım düzeyi görüşülecektir.We are committed to a discussion after the Games concerning the level of usage of these devices.
Polisle ilgili bütün konulardaki tüm hukuki ve bütçesel yetkiler devlet düzeyinda kuşanılacak.All legislative and budgetary competencies for all police matters must be vested at the state level.
Tahiri, kendi partisini kurmak üzere ayrılan eski bir LDK üst düzey yetkilisi.She is a former LDK senior official who left to form her own party.
Devlet düzeyindeki meslektaşlarının açıklaması ise daha karmaşık.Their state-level counterparts have a more complex explanation.
SE Times: AB kontrolü devralırsa, NATO'nun bölgedeki varlığı ne düzeyde olacak?SE Times: How much NATO presence will remain after a possible EU takeover?
SETimes'a konuşan Stojarova, Balkanlar'daki etnik organize suç düzeyinin yüksek olduğunu söyledi.Stojarova told SETimes that the level of interethnic organised crime in the Balkans is high.
Ayrıca işsizlik şimdiki gibi yüksek düzeyde olunca, yolsuzluk da artıyor”, diyor.Plus, corruption is more widespread when unemployment is at its current level," she says.
Dodik, uzlaşma ve devlet düzeyinde işbirliği elde etmenin çok güç olduğunu söyledi.Dodik said compromise and state-level co-operation are very difficult to achieve.
Yeni notlara göre ülkenin durumu "istikrarlı" duzeyde.The outlook on the new ratings is "stable".
Buenger, "Bosnalı Sırpları devlet düzeyinde bir kurum yaratmaya zorlamak istemedik."We didn’t want to drag them [Bosnian Serbs] into creating a state-level institute.
Askerlere yalnızca en temel düzeyde bir askeri eğitim veriliyordu.Conscripts received only the most basic military training.
Fakat silahlı kuvvetlerin harekatları bugüne kadar hep taraf düzeyinde kaldı.Day to day operations of the armed forces, however, still remained at the entity level.
Eski Üst Düzey Sırp Generali ICTY'ye Teslim OlacakFormer Top Serb General to Surrender to ICTY
Köklü değişikliklere karşı her düzeyde ciddi ölçüde bir direnç görülüyor.Considerable resistance remains at all levels to bringing about real change.
BH, hava sahasının kontrolünü eline alacak devlet düzeyinde bir daire kurmaya hazırlanıyorBiH is set to establish a state-level agency to assert control over its airspace.
Üst düzey yerli ve yabancı yetkililer ailelerin dönüşünü memnuniyetle karşıladılar.Senior domestic and international officials welcomed their return.
Yetkili buradan, üst düzey yetkililerle temaslarda bulunmak üzere Romanya'ya geçti.The commissioner next left for Romania, where he will hold talks with senior officials.
2006 yılı sonu itibariyle KDV’nin sağladığı faydalar gözle görülür düzeye erişecektir.By the end of 2006 the benefits of VAT should be visible to all.
Üst düzey Sırp yetkililer son zamanlarda Moskova, Pekin, Tel Aviv ve Atina'yı ziyaret ettiler.Top Serbian officials have visited Moscow, Beijing, Tel Aviv and Athens recently.
Komisyonun görevi milletvekilleri de dahil olmak üzere üst düzey siyasileri soruşturmak.Its mandate is to investigate high-level politicians, including members of parliament.
Eski Üst Düzey Boşnak Generale Savaş Suçu İddiasıFormer Top Bosniak General Faces War Crimes Charges
Kotalar Sırbistan'ın AB pazarına olan ihracat potansiyelini ciddi düzeyde kısıtladı.The quotas severely restricted Serbia's potential for exports to the EU market.
EULEX'in savaş suçları soruşturmasında gözler üst düzey yetkiliye çevrildiEULEX war crimes investigation fingers top official
İki tarafın savunma bakanlıklarının yerini devlet düzeyinde bir savunma bakanlığı alacak.A state-level defence ministry will replace the two entity ministries.
Bosna Hersek’in (BH) artık yeni bir üst düzey uluslararası temsilcisi var.Bosnia and Herzegovina (BiH) has a new top international envoy.
Bölgenin büyük bölümü yüksek düzeyde işsizlik ve beyin göçü nedeniyle sıkıntıda.Much of the region continues to suffer from high unemployment and "brain drain".
Yeni görevine atanmadan önce bakan, Merrill Lynch kuruluşunda üst düzey bir konumda görev yapıyordu.He held a senior position at Merrill Lynch before taking up his new appointment.
İlgili alanlardaki üst düzey uzmanlar örgüte ulusal koordinatör olarak katılıyor.High-level experts in relevant fields participate in this organisation as national co-ordinators.
Romanya'daki yolsuzluk soruşturmasında üst düzey şüpheliler serbest bırakıldıHigh profile suspects released in Romanian corruption probe
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod