2006-07 sezonunda, Messi, düzenli bir ilk 11 oyuncusu oldu ve 26 maçta 14 gol attı.A következő szezonban Messi stabil kezdővé vált, és 26 bajnoki meccsen 14 gólt szerzett.
Nehirlerden uzakta kurulan kurumlar düzenli olarak eleştiriliyor.Rendre kritikák érik azokat a létesítményeket, amelyeket a folyamoktól távol hoznak létre.
1936 yılında Minsk ve Moskova arasındaki ilk düzenli hava yolu kuruldu.1936 avatiin ensimmäinen lentopostiyhteys Minskin ja Moskovan välille.
O sırada Mübarek,askeri kumandanlarıyla bir toplantı düzenliyordu.Mubarak oli pitämässä samaan aikaan kokousta sotilasjohtajiensa kanssa.
Ancak Ortodoks inancına mensup kişilerin büyük bir bölümü düzenli olarak kiliseye gitmemektedirler.Suurin osa ortodoksiuskoa tunnustavista ei käy säännöllisesti kirkossa.
Düzenli uçuşlar 1962'de jet uçaklarla başladı.Säännölliset lennot suihkukoneilla aloitettiin 1962.
Başlangıçta, düzenli üniforma veya disipline sahip olmayan, Hindu ya da Müslüman askerler için kullanılmıştır.Alun perin sepoylla tarkoitettiin univormutonta ja kouluttamatonta hindu- tai muslimisotilasta.
Saat gibi düzenli gelen hasta Josh Pais ...Hahmon äänenä toimi Josh Pais.
Ancak, olay ufkunda uzay düzenlidir.Tässä avaruudessa asioilla on paikkansa.
Abel ortalamaları düzenli, doğrusal ve kararlıdırlar ancak farklı λ değerleri için tutarlı değillerdir.Abelin keskiarvot ovat säännöllisiä, lineaarisia ja vakioita, mutta eivät aina yhtäpitäviä eri λ:n arvoilla.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Vettä lisko kuitenkin tarvitsee säännöllisesti.
Orduyu yeniden düzenliyordu.Armeijaa uudistettiin.
Ruslar düzenli şekilde helikopterler aracılığıyla yere indirildiler.Sotilaita kuljetettiin säännöllisesti helikoptereille.
Ve düzenli olarak radyo programcılığı yapmaya başlamıştır.Lisäksi hän tekee säännöllisesti radiomainoksia.
Bu altı yılda devrimin aşırı radikal yönleri düzenli olarak törpülendi.Sitä uudistettiin neljän vuoden välein melko radikaalisti.
Düzenli dinleyicilere yönelik olarak, daha düşük ücretli abonelik biletleri de çıkarılmıştı.Arvotaiteen huutokauppoihin väärennöksiä tarjotaan kuitenkin yhä harvemmin.
Düzenli kongreler, her yıl toplanır.Kongregaatio kokoontuu vuosittain täysistuntoihin.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Old Vic -teatteri perustettiin Lontoossa.
1949'dan bu yana düzenli olarak yıllık toplantılar düzenlenmektedir.Ulkoministerien kokouksia alettiin pitää säännöllisesti vuodesta 1934 lähtien.
Meyvecilik son 15 yılda düzenli bir gelişme göstermiştir.Detroit on menestynyt tasaisesti viimeiset 15 vuotta.
1990'lı yıllarda düzenli uçuşlar başlamıştır.Todelliset kasvun vuodet alkoivat 1990-luvulla.
Düzenli bir bakıma sahip olan fıstık çamı sahalarında çoğunlukla orman altı floraları ortadan kaldırılmıştır.Ingaksenmetsä on pitkään hakkaamattomana säilynyt pääosin kuusta kasvava metsä .
Akarsuların rejimi düzenli değildir.Profetiat eivät ole aikajärjestyksessä.
Düzenli bir hayat sürmeli.Pystyy näyttelemään normaalia elämää.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Koira on vietävä heti eläinlääkäriin.
Kısa bir süre sonra da düzenli GA toplantısı Avustralya'da yer aldı.Myös Australiassa järjestettiin lyhyen aikaa vastaava kolmas festivaali.
Düzenli evler yapılmıştır.Edelleen tehtiin pyöreitä taloja.
1936'da Faslı düzenli birlikler ile birlikte Afrika Ordusu (Ejército Español de África)'nu oluşturdu.Vuoteen 1956 saakka se oli osa Espanjan Afrikan armeijaa yhdessä Regulares-joukkojen kanssa.
Düzenli olarak Vipassana uygulayan kişiye Vipassi (vipasya) adı verilir.Norjassa vastaavan yleisen sovelluksen nimi on Vipps.
Küçük şehirlerden de en az her iki saatte bir düzenli olarak trenler geçmektedir.Ruuhka-aikoina junat voivat kulkea minimissään kahden minuutin välein.
İçki daha sonra düzenli olarak sipariş edildi.Myöhemminkin siirtoa esitettiin säännöllisin väliajoin.
Daha sonra düzenli bir şehir halini aldı.Myöhemmin se kehittyi tavalliseksi roomalaiskaupungiksi.
Yağışlar çok mükemmel ve düzenlidir.Saari on sateinen ja rehevä.
Dublin Maratonu 1980 yılından beri düzenli olarak koşulmaktadır.Nykymuodossaan Tampere Maraton on järjestetty vuodesta 2014.
Avrupa Şampiyonasındaki performansından sonra yeniden düzenli 11 de olmak istiyor.Maailmancupin kokonaiskilpailussa hän sijoittui jälleen 11:nneksi.
Frank bu işleri bırakıp düzenli bir hayat kurma yanlısıydı ancak Jesse yanaşmadı.Helinän isä ei koskaan suostunut viralliseen adoptioon, vaikka Julius olisi näin halunnut.
Düzenli olarak her gün yayımlanmaktadır.Sitä julkaistaan päivittäin.
Mayıs 2000'de ORF, TW1'de düzenli spor programlarına başladı.Τον Μάιο του 2000, η ORF ξεκίνησε ένα κανονικό αθλητικό πρόγραμμα στο TW1.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.Ο τάφος του επισκέπτεται τακτικά από τους οπαδούς.
21 gün veya daha az aralıklarla düzenli döngüler polimenore olarak adlandırılır.Τακτικοί κύκλοι με διαστήματα 21 ημερών ή λιγότερο καλούνται πολυμηνόρροια.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.Συχνά προτιμούσε απλό και άνετο ντύσιμο.
2015'ten bu yana RTP üzerine geç talk show 5 Para A Meia-Noite düzenliyor.Είναι η βασική παρουσιάστρια στο talk show 5 Para A Meia-Noite στο RTP από το 2015.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Αναβλύζει αδιάκοπα νερό.
Yalnızca düzenli diller ile çalışmaktadır.Αναγνωρίζουν μόνο κανονικές γλώσσες.
Ayrıca profesyonel olmak için düzenli bir hayat yaşadım.Ήταν γελοιογράφος στο επάγγελμα για να καταφέρνει να ζει.
Yine de annesini düzenli olarak ziyaret etti.Όπως τα αδέλφια της, επιτηρούταν τακτικά από τη μητέρα της.
Ayrıca aynı gün içerisinde Casey Cott'un da düzenli kadroya dahil olduğu açıklanmıştır.Ανακοινώθηκε επίσης ότι η Casey Cott προήχθη σε μια σειρά τακτικών.
Mantık, düzenlilik ve temizlik onun kişiliğine köklü bir şekilde yerleşmiştir.Η λογική, η τάξη και η καθαριότητα είναι βαθιά ριζωμένες στην ψυχή του.
Bu darbenin ardından Türkiye darbeler ülkesi haline gelmiş ve ülke düzenli olarak darbelere maruz kalmıştır.Από τότε επιχειρήθηκε συστηματικός εκρωσισμός και η χώρα έπεσε σε παρακμή.
Ödüller her yıl düzenli olarak verilmektedir.Τα διάφορα βραβεία απονέμονται κάθε χρόνο.
Konfederasyon Başkanı mesaj çok gizli ve Birliği düzenli olarak çatlak onların mesajları.Τα μηνύματα της Συνομοσπονδίας δεν ήταν και τόσο ασφαλή και η Ένωση έσπαγε τακτικά τον κώδικά τους.
İnsülin kullananların düzenli olarak kan şekeri]] seviyelerini kontrol etmesi gerekmektedir.Όσοι λαμβάνουν ινσουλίνη πρέπει να υποβάλλονται συνήθως σε τακτικό έλεγχο των επιπέδων σακχάρου στο αίμα.
Düzenli olarak buluştular, cebir ve topolojinin ortaklıkları üzerine tartıştılar.Συναντιώνταν τακτικά και απολάμβαναν τις συζητήσεις σχετικά με τις διασταυρώσεις άλγεβρας και τοπολογίας.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Κάνουν συχνή και επίπονη άσκηση.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Το συχνό πλύσιμο χεριών μειώνει τη μετάδοση των ιών του κρυολογήματος.
Her yıl düzenli olarak şenlikler yapılır.Συνήθιζαν να λαμβάνουν χώρα πανηγυρικά εορτές κάθε χρόνο.
Temsiller disiplinli, düzenli hale geldi ve oyun seçimi daha iyi bir durum aldı.Μέγας τακτικιστής, απέδιδε μεγάλη σημασία στην πειθαρχία και την τακτική προσήλωση στο παιχνίδι.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Εξυπηρετεί τοπικές και διεθνείς πτήσεις προς Ευρωπαϊκές χώρες.
Ayrıca biyolojinin gerektirdiği düzenli sınıflandırmalara tahammül edemezdi.Αυτό δεν επιτρέπεται σύμφωνα με τους νόμους της συστηματικής ταξινόμησης στη Βιολογία.
Düzenli fiziksel faaliyet (her gün, veya çoğu gün, 30 dakika) HDL'yi yükseltir, LDL'yi azaltır.Οι πιο συχνές αναχωρήσεις (κάθε μισή ώρα) είναι για το Βελιγράδι.