Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenli ile cümle

düzenli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her yıl düzenli olarak şenlikler yapılır.Každý rok se zde pravidelně konají poutní slavnosti.
Bu süs şeridi, düzenli aralıklarla büyük mask figürleri ile kesiliyordu.Reda si s malými permanentními magnety hrál dál.
Sonra düzenli olarak terfi etti, gişe memuru, yer gösterici, sahne şefi asistanı ve ışık operatörü oldu.Postupně byl povyšován na pokladního, uvaděče, asistenta inspicienta a osvětlovače.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Doporučuje se, aby všichni pacienti trpící cukrovkou typu 2 podstupovali pravidelně oftalmologická vyšetření.
Kral Rudolph II bu mekanı düzenli olarak kullanmıştır.Císař Rudolf II. dům nikdy nevyužíval.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.Nutností jsou pravidelné návštěvy lékaře.
Ancak buna rağmen düzenli bir kilise örgütlenmesi yapılabilmesi olanaksızdı.Velmi nezvyklé je ovšem halové uspořádání kostela.
Bu nedenle Hašek anarşizmi bırakarak yazar olarak düzenli bir meslek edinmeye çalışır.V reakci na to se Hašek pokusil vycouvat ze své radikální politiky a získat trvalou práci jako spisovatel.
Sergi her sene düzenli olarak açılır.Obory nejsou otvírány pravidelně každý rok.
Komünist partinin birçok üyesiyle düzenli temas halinde olmasına rağmen partiye katılmadı.Ačkoliv už formálně členem komunistické strany nebyl, udržoval s ní stále blízký kontakt.
Düzenli sergilerde Sorb sanatçıların eserleri sergilenmektedir.V expozici jsou zastoupeny všechny tvůrčí období umělce.
Düzenli sayımlar yakın tarihlidir.Některá data jsou přibližná.
Sellers'ın Beatles ikilisi George Harrison ve Ringo Starr ile düzenli bir arkadaşlığı vardı.Sellers se přátelil se dvěma členy Beatles, George Harrisonem a Ringo Starrem.
Kendi birlikleri ise düzenli olarak takviye edilmektedir.Vojáci jsou pevně semknuti do pravidelného útvaru.
Havalimanına 5 havayolu şirketi tarafından düzenli uçuşlar düzenlenmektedir.Pouze 5 letišť vypravuje pravidelné lety.
Bolu'dan da düzenli olarak toplu taşım araçlarıyla ulaşılabilmektedir.Do Trevélez je možné se dostat i běžným autobusovým spojem.
Ancak farklı nedenlerle düzenli olarak yapılamadı.Často to z různých důvodů není dodržováno.
Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir.Při vzlétnutí se často rozbíhají po hladině.
Zamanla bunların yerini düzenli ödenen vergiler aldı.Za tuto činnost mu StB vyplácela pravidelný honorář.
Ödüller her yıl düzenli olarak verilmektedir.Ceny jsou udělovány každoročně.
Ayrıca şehirde düzenli olarak kültürel organizasyonlar düzenlenir.Ve městě se pravidelně pořádá také řada kulturních festivalů.
Öğretmenleri ondan çokça bahsetmişler ve kendisini çok çalışkan ve düzenli bir öğrenci olarak görüyorlardı.Mnoho učitelů na něj vzpomínalo jako na problémového žáka.
1930'larda ABD ve İngiltere, oldukça küçük düzenli ordularla yetindiler.Samopaly Thompson se ve dvacátých a třicátých letech v amerických ozbrojených silách rozšířily poměrně málo.
Kızılderililer, sürekli akınlar düzenliyor ve daha sonra dağlardaki sığınaklarına kaçıyorlardı.Indiáni se rozhodnu uprchnout do hor a skrýt se.
Düzenli Hugo ödüllerin yanı sıra, 1966 yılında Retrospective Hugo Ödülleri veya "Retro Hugos" başladı.Pro roky před prvním udílením ceny (1953) byla zavedena cena Retrospective Hugo Award, neboli Retro Hugo.
Düzenli spor yapmak da insan sağlığına olumlu katkıda bulunur.Pravidelné tělesné cvičení prospívá zdraví.
Düzenli olarak mezarına gitmekte ve onun yanında oturmaktadır.Potom se vysune na její hřbet a páří se s ní.
Bu tarihçiler raporlarla gerekli makamları düzenli olarak bilgilendirmektedir.Jeho členové jsou pravidelně informováni o činnosti organizace.
1949'dan bu yana düzenli olarak yıllık toplantılar düzenlenmektedir.Od roku 1979 se konají pravidelné volby.
Düzenli koruma ve güncelleştirme gerektirir.Vyžaduje pravidelnou údržbu a aktualizace.
1950 yılından itibaren düzenli olarak her 2 senede 1 düzenlendi.Světové války a od roku 1950 se koná pravidelně každé dva roky.
Babası düzenli bir iş sahibi olmayan bir marangozdu ve zaman zaman limanda denizciler için çalışırdı.Jeho otec byl důstojníkem Královského námořnictva a často nebýval doma.
Evsizlik, sosyo-ekonomik bir sorun olarak düzenli bir barınma mekanına sahip olamama halidir.Bezdomovectví – závažný společenský problém dnešní doby .
Düzenli astigmatizma silindirik merceklerle düzeltilebilir.Astigmatismus je možné odstranit kombinací čoček.
Böylece ilk düzenli ordular ortaya çıkmıştır.Astfel, au apărut primele armate organizate.
Ancak Ortodoks inancına mensup kişilerin büyük bir bölümü düzenli olarak kiliseye gitmemektedirler.Cu toate acestea, marea majoritate a credincioșilor ortodocși nu merg la biserică în mod regulat.
Oyun Paris'te iyi karşılandı ve Corneille, düzenli olarak oyunlar yazmaya başladı.Piesa a avut mare succes la Paris, drept urmare Corneille a început să scrie piese în mod regulat.
Wojsko kwarciane: Vergilerden pay alan düzenli birlikler.Armata era formată din: Wojsko kwarciane: Armata regulată cu soldele plătite din taxe.
Düzenli Hugo ödüllerin yanı sıra, 1966 yılında Retrospective Hugo Ödülleri veya "Retro Hugos" başladı.În plus față de premiile Hugo, din 1996 s-au acordat Premii Retrospective Hugo sau Retro-Hugo.
Yine de bir bölgecik içinde moleküller çok düzenlidir.În interiorul unui domeniu, moleculele sunt însă bine ordonate.
Rabal, 1947' de tiyatroda düzenli olarak çalışabileceği bir iş buldu.În 1947 Rabal a obținut câteva roluri stabile în teatru.
Erotik dansçılığa 16 yaşında başlayan Alina, Romanya ve diğer ülkelerde hala düzenli olarak dançılık yapmakta.Animatoare de la 16 ani, Alina a făcut show-uri erotice, în România și în alte țări.
Sistemli ve düzenlidir.Zbura drept și stabilizat.
Bu ritmik olay her yıl düzenli olarak tekrarlanmaktadır.Acest ritual se repeta în fiecare an.
Ödüller her yıl düzenli olarak verilmektedir.Premiile se acordă de obicei anual.
Bu genç yıldızların daha sonra düzenli ve değişken olmayan sıfır-yaş anakol yıldızı olacağı düşünülmektedir.Se crede că acestea sunt stele tinere, care vor deveni mai târziu regulare și non-variabile.
Birlik üyeleri düzenli bir araştırma yöntemi bulmaya çalıştılar; ama başarıya ulaşamadılar.Observatori japonezi au făcut cercetări intensive pentru a o regăsi, însă acestea au rămas nefructuoase.
İlk düzenli iç hat uçuşları 15 Temmuz 1923'te, Moskova-Nizhny Novgorod arasında başladı.15 iulie 1923, a marcat introducerea primei rute interne regulate între Moscova și Nizhny Novgorod.
Bu nedenle, telefon işletmeleri dördüncü sezonda düzenli bir şaka olmaktan çıkarıldı.A fost promovata să apară regulat în serial în sezonul 4.
Düzenli sergilerde Sorb sanatçıların eserleri sergilenmektedir.În sălile destinate artei plastice se organizează expoziții periodice din lucrările artiștilor invitați.
Yine de annesini düzenli olarak ziyaret etti.A menținut o corespondență regulată cu mama ei.
En sonunda, Jerry ağaçkakanın geri dönmesini ister ve onu düzenlice dışarı bırakır.Depinde numai de Jerry sa aduca lucrurile la normal si sa trimita pisicile înapoi de unde au venit.
Mart ayında düzenli bir ziyaretçi ve kralin metresi olarak Versay’e yerleşti.În martie era metresa regelui, instalată la Versailles într-un apartament direct sub al lui.
Forbes dergisi dünyanın en zengin insanları listesini düzenli olarak yayınlar: Dünyanın Milyarderleri.Lista miliardarilor este o listă întocmită anual de revista Forbes cu cei mai bogați oameni din lume.
Tüylerindeki düğümlenmeyi önlemek için her gün fırçalamak ve tüylerine düzenli olarak bakım yaptırmak gerekir.Ochii și barba trebuie curățată zilnic pentru a preveni murdărirea.
Robinson İngiltere millî takımındada 2009 yılından itibaren düzenli olarak forma giymektedir.SIVECO România oferă în mod constant servicii informatice instituțiilor Uniunii Europene încă din 2009.
Düzenli nüfus kayıtları 1904'ten itibaren tutulmuştur.AKC a adoptat oficial rasa încă din anul 1904.
O sırada Mübarek,askeri kumandanlarıyla bir toplantı düzenliyordu.Pașkevici a ținut un consiliu de război cu generalii săi.
Tatilde düzenlenen okul müsamerelerinde düzenli olarak şarkı söylüyordu.Obișnuia să cânte în mod regulat la spectacolele școlii.
Bu kalışı sırasında memleketini de düzenli olarak ziyaret ediyordu.S-a întors acolo, în mod regulat, în stagiunile ce au urmat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod