Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenli ile cümle

düzenli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eskisi gibi düzenli bir tabana da sahip değildir.Anläggningen har dock inget permanent boende som tidigare.
Bu süreç, devamlı ve düzenli olmamıştır.Produktionen var under denna tid varken tillförlitlig eller regelbunden.
1349 düzenli olarak turlar düzenler.Roligt nästan jämt 143.
Lincolnshire ekipleri Lincolnshire Senior Cup mücadelelerinde düzenli olarak bir araya gelmişlerdir.Klubbarna drabbas nästan årligen samman i Shropshire Senior Cup.
Düzenli bir hayat sürmeli.Att fortsätta ett livsverk.
Stad da her yıl düzenli olarak millî bayram gösterileri düzenlenmektedir.Till thanksgiving anordnar de varje år en parad.
400.000 'den fazla Polak düzenli olarak ve milyonlarcası da bazen futbol oynar.Понад 400 000 поляків грають у футбол, деколи грають мільйони.
İki temel antlaşmanın konsolide versiyonu düzenli olarak Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanmaktadır.Повний об'єднаний варіант двох основних договорів регулярно публікується Європейською комісією.
Christgau, Rolling Stone'a katılana dek Blender'da düzenli olarak yazmaya devam etti.Крістгау був постійним співробітником Blender, перш ніж він знову повернувся в Rolling Stone.
Çay evinde düzenli Japon çay töreni düzenlenmaktedir.В японському чайному будиночку проходять регулярні японські чайні церемонії.
Konfederasyon Başkanı mesaj çok gizli ve Birliği düzenli olarak çatlak onların mesajları.Послання Конфедерації були далекі від секретних, і їх противники регулярно зламували повідомлення.
1989'dan beri Rita, Casino do Estoril'in gösterileri için düzenli bir özelliktir.Починаючи з 1989 року, Рита регулярно з'являтися на сцені Casino do Estoril.
Bunlar düzenli HD modeli ve bir 4K çözünürlük özellikli modeldir.Вони включають в себе HD модель і 4K-здатну модель.
1936 yılında Minsk ve Moskova arasındaki ilk düzenli hava yolu kuruldu.У 1936 почав здійснюватися перший регулярний рейс до Москви.
Düzenli bir hayat sürmeli.Треба нормальний спосіб життя вести.
Yine de annesini düzenli olarak ziyaret etti.Регулярно переписувалася із матір'ю.
Bu tür kristallerin düzenliliği bazen makromoleküler tavlama ve diğer yöntemlerle iyileştirilebilir.Регулярність таких кристалів іноді може бути вдосконалена за допомогою відпалу та інших методів.
O yazarken çoğu zaman ona yakın otururdu; dolmakalemlerini düzenli tutar, elyazmalarını katlar ve gönderirdi.Вона часто сиділа поруч з ним, коли він працював, складала і надсилала його рукописи.
Enstitü, düzenli olarak çok sayıda konferans düzenlemektedir.Великі компанії та організації проводять конференції регулярно.
Ev hayvanı olarak bakılmaları zordur, düzenli dikkat ve çok özel beslenme gerektirirler.Ці собаки потребують регулярної турботи і уваги.
Düzenli olarak yapılan bir uçuş bulunmamaktadır.Регулярні рейси не приймає.
Erkekler ise düzenli olarak dişilerin yuvalarını ziyaret ederler.Самці регулярно перевіряють вбиральні.
I. Petro posta sistemini daha düzenli yapan kanunlar çıkardı.Петром I була введена нова система комплектування регулярної армії.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Потрібно регулярно перевіряти собаку.
Ödüller her yıl düzenli olarak verilmektedir.Нагорода присуджується щороку.
Ve dedi ki: "Onlarla düzenli olarak iletişim halindeyim, bu sıralar bile 3 kez.У відповідь він почув: і так було три рази.
Bu karar sonrası grubun ticari başarısı biraz daha arttı ve klipleri MTV'de düzenli olarak gösterildi.На такий крок гурт підштовхнуло падіння комерційної популярності та бажання мати регулярну ротацію на MTV.
Düzenli olarak buluştular, cebir ve topolojinin ortaklıkları üzerine tartıştılar.Вони регулярно зустрічалися і насолоджувалися дискусіями про зв'язки алгебри і топології.
İki pile rağmen telefonun düzenli olarak takılması gerekiyordu.Після двотижневих пілотних програм, почалося постійне мовлення каналу.
Heinrici düzenli olarak kiliseye katılan bir din adamıydı.Беллок був постійним парафіянином цієї церкви.
Bu turnuva ilk düzenli ulusal şampiyona olarak kabul edilir.Цей турнір вважається першим незалежним чемпіонатом Грузії.
Kavner,The Tracey Ullman Show'dan beridir kastın düzenli bir parçasıdır.Кавнер була постійним членом команди «Шоу Трейсі Ульман».
Çekirdekleşme ya da düzenli kristaller büyütme için iyi koşulları kestirmek son derece zordur.Надзвичайно важко передбачити умови, оптимальні для росту ідеально впорядкованих кристалів.
Poe Virginia'nın mezarını düzenli olarak ziyaret etti.Сайто Мокіті регулярно відвідував її могилу.
Kabaca her yirmi evden birinde düzenli ayarlanan bir piyano bulunmaktadır.Між двома великими сферами розташований 20-кімнатний готель.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.З того часу на могилі регулярно проводяться панахиди.
Daha sonra düzenli olarak Ingmar Bergman'ın görüntü yönetmenliğini yaptı.Одночасно з цим швидко йшла вгору кінокар'єра Інгмара Бергмана.
Düzenli orduya zaman kazandırmıştır.Створив регулярне військо.
2007-2009 yılları arasında düzenli olarak birlikte çalıştığı pornografik oyuncu Dane Cross ile nişanlıdır.Постійний партнер Фей колега актор Дейн Кросс, з яким вона регулярно працює з 2007 року.
Şampiyonayı FIVB düzenliyordu.Чемпіоном став ПСВ.
1950'lerin başlarındayken, düzenli olarak yapılan motosiklet yarışlarıyla popüler olmuştur.На початку п'ятдесятих років гонки на мотоциклах набули популярності.
Yağışlar düzenli olmayıp, en çok ilkbahar mevsiminde yağış almaktadır.У дощ чи холод немає необхідності виходити на вулицю, особливо рано вранці.
1949'dan bu yana düzenli olarak yıllık toplantılar düzenlenmektedir.З 1949 року починають регулярно створювати відповідні фільми.
Sistemli ve düzenlidir.Приціл відкритий, регульований.
Halkın dirlik ve düzenliği bozulmuş.Втратили популярність і захиталися уряди.
Tom çok düzenli değil, değil mi?Том не дуже організований, чи не так?
Son bir yıldır düzenli olarak yoga yapmaktadır.На 11 років займалася балетом і 4 роки вивчала фортепіано.
Cuma akşamları Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenli konserler verir.Веде регулярні концерти в культурному центрі Ататюрка (АКМ).
"Justice" bölümünden sonra ise yeniden düzenli karakter olarak yerini aldı.Od epizody „Justice“ je znovu pravidelnou postavou.
Ayrıca, grup lideri Tarek Maghary Keep It True adında bir festival de düzenliyor.Frontman kapely Tarek Maghary také pořádá festival s názvem Keep It True (V překladu Zůstaň věrný.
2007-2009 yılları arasında düzenli olarak birlikte çalıştığı pornografik oyuncu Dane Cross ile nişanlıdır.Od roku 2007 je zasnoubená s pornohercem Danem Crossem, se kterým natáčí.
Bu kalışı sırasında memleketini de düzenli olarak ziyaret ediyordu.Tyto Čapek až do svého zatčení pravidelně navštěvoval.
Düzenli olarak Galler Ulusal Eisteddfod'da eserlerini sergiledi ve 1981'de ana sanat ödülünü kazandı.Mnohokrát svá díla vystavoval na National Eisteddfod of Wales a v roce 1981 zde získal hlavní cenu.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Je zde pravidelný provoz.
Ayrıca aynı gün içerisinde Casey Cott'un da düzenli kadroya dahil olduğu açıklanmıştır.Ten samý den bylo oznámeno, že role Caseyho Cotta byla povýšena na roli hlavní.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Provozuje pravidelné vnitrostátní i mezinárodní lety.
O sırada Mübarek,askeri kumandanlarıyla bir toplantı düzenliyordu.Bohdan drží s náčelníky svého vojska válečnou poradu.
Çiçekler düzenli veya bir dereceye kadar düzensizdir.Květy jsou pravidelné nebo trochu nepravidelné.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.Prázdný hrob byl však hojně navštěvován i nadále.
Düzenli olarak her gün yayımlanmaktadır.Vysílán byl každý všední den.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düzenli ile cümle - Sayfa 25 - düzenli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App