Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenli ile cümle

düzenli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Düzenli düşman ordularını durduracak güçten yoksun olmaları.Dit om vijandelijke legers tegen te houden.
Bir yıl sonra antrenörle beraber düzenli yapılan eğitime başladı.Een jaar later startte de opleiding met een internaat.
Düzenli bakım gerektirir:.Continu: Regelmaat in de zorg is belangrijk.
Şimdi Paris,Brüksel ve Londra arasında düzenli bir şekilde Eurostar treniyle seyahat gerçekleşmektedir.Vanaf dat moment rijden er dagelijks Eurostartreinen tussen Londen, Parijs en Brussel.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Ze heeft een normale waterbehoefte.
Birçok programlama dili dizgeleri idare etmek için düzenli ifadeleri destekler.Veel programmeertalen ondersteunen reguliere expressies voor tekstmanipulatie.
1886'dan itibaren resimleri Salon des Indépendants'da düzenli olarak sergiledi.Vanaf 1887 exposeerde hij regelmatig op tentoonstellingen van de Société des Artistes Indépendants.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.Haar graf wordt nog steeds door gelovigen bezocht.
38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Op zijn 16de ging hij in het leger, maar daar hield hij het niet lang vol wegens een zenuwinzinking.
Yaklaşık 200.000 kişinin bu dili düzenli olarak kullandığı tahmin edilmektedir.Ongeveer 200.000 mensen spreken de taal regelmatig.
Düzenli bir ordudan ziyade gerilla şeklinde örgütlenmektedir.Een vrijwel geheel door militairen gevormde illegale organisatie.
Weltbühne için de yeniden düzenli olarak çalışmaya başlamıştı.Ook keerde hij regelmatig terug naar het toneel.
Bunun dışında her zaman sosyal dayanışma projeleri yine öğrenciler tarafından düzenli olarak yapılmaktadır.Naargelang de maatschappelijke ontwikkelingen wordt aan de praktijk telkens weer opnieuw vormgegeven.
İki pile rağmen telefonun düzenli olarak takılması gerekiyordu.Bij de ontwikkeling van de telefoon liet men de telefoon continu rinkelen.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.Er heerst een vrouwenoverschot.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Hier vertrekken meerdere keren per dag veerboten naar Tórshavn.
Diğeri ise düzenli olarak Kasım ayında yapılan Children in Need yayınıdır.Daarna blijft er regelmatig neerslag vallen met nog een kleine piek in november.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Er werden regelmatig werken uitgevoerd.
Havaalanında 1972 sonrasında ise düzenli uluslararası uçuşlar başlamıştır.Vanaf 1972 worden er reguliere vluchten op buitenlandse bestemmingen aangeboden.
Aynı yıl yargı alanında yapılan geniş çaplı bir reformla düzenli ve modern bir adli sistem kuruldu.In dat jaar vond een grote bestuurlijke en gerechtelijke hervorming plaats.
Norveç'te, Oslo'dan ve Tromsø'den şehre düzenli uçuşlar yapılır.Dagelijks zijn er meerdere vluchten naar Oslo, Trondheim en Tromsø.
Oraya düzenli olarak gelirdi.Ze zou daar regelmatig terugkeren.
1994 yılından beri bazen iki sayı bir arada olmak üzere düzenli olarak çıkmaktadır.Beiden draaiden sinds 2010 al af en toe als duo.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Er zijn vanaf deze luchthaven regionale en internationale vluchten.
Annesinin yeni eşinden iki çocuğu vardır (Emma'nın üvey kardeşleri) ve düzenli olarak onlarla kalmaktadır.Haar moeders partner heeft twee zonen, die regelmatig met haar optrekken.
Cadde, düzenli olarak politik gösteri ve protesto alanı olarak işlev görmektedir.Los van dit alles is het Park regelmatig het toneel van manifestaties en dergelijke.
Ancak farklı nedenlerle düzenli olarak yapılamadı.Deze wordt echter steeds door verschillende omstandigheden onmogelijk gemaakt.
Kavner,The Tracey Ullman Show'dan beridir kastın düzenli bir parçasıdır.Anna Thomson trad ook regelmatig op in de televisieshow van Tracey Ullman.
Neyzen Tevfik'in düzenli bir geliri olmadığı sanılmaktadır.Nelly klaagt dat er geen inkomsten zijn.
Düzenli olarak makale yazıyorum.Ik schrijf regelmatig artikels.
Beni düzenli olarak ziyaret etti.Ze bezocht me geregeld.
Benim âdet dönemlerim çok düzenlidir.Mijn menstruaties zijn regelmatig.
Poe Virginia'nın mezarını düzenli olarak ziyaret etti.Poe regularnie odwiedzał grób Virginii.
Tip 2 diyabetin başlangıcı, doğru beslenme ve düzenli egzersizle önlenebilir veya geciktirilebilir.Cukrzycy typu 2 można zapobiegać lub ją opóźnić poprzez prawidłowe odżywianie i regularne ćwiczenia.
Düzenli olarak ortağı Lorenzo Lauria ile oynamaktadır.Jego stałym partnerem jest Lorenzo Lauria.
Son bir yıldır düzenli olarak yoga yapmaktadır.Regularnie praktykuje jogę.
Şubat 2011 ile Watson, insan Riziko! yarışmacıları düzenli olarak yenebilirdi.W lutym 2010 roku Watson wygrywał już regularnie z ludzkimi graczami.
Ayrıca profesyonel olmak için düzenli bir hayat yaşadım.W końcu życia niemalże zawodowy historyk.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Wskazane jest regularne nawożenie.
Çay evinde düzenli Japon çay töreni düzenlenmaktedir.Używana w japońskiej ceremonii picia herbaty.
Mayıs 2000'de ORF, TW1'de düzenli spor programlarına başladı.W maju 2000 na antenie TW1 pojawiły się programy sportowe.
2 Kasım - BBC, Dünya'nın ilk düzenli TV yayınına başladı.2 listopada: początek nadawania stałego programu telewizyjnego przez BBC.
Daha sonra burada iki sene düzenli olarak oynadı.Dwa lata później już regularnie koncertowała.
Yine de annesini düzenli olarak ziyaret etti.Regularnie korespondowała z matką.
Şehirdeki yerleşim ise kısmen dağınık ve çarpık, kısmen düzenlidir.Do parafii należą miejscowości: Polna i Wyskitna (część).
Olimpiyat Oyunları'nda basketbol, 1936'dan beri düzenli olarak gerçekleştirilen olimpik spor dalı.W koszykówkę na igrzyskach olimpijskich gra się regularnie od 1936, turniej demonstracyjny odbył się w 1904.
Mahrez büyüdükten sonra, tatillerini düzenli olarak Cezayir'de geçirmekteydi.Z tego też powodu, w czasach swojej młodości Mahrez często spędzał wakacje w Algierii.
Bölgecil değildirler; fakat dişiler düzenli olarak birbirlerinin yuvalarını işgal ederler.Nie wykazują terytorializmu, ich areały osobnicze często nakładają się na siebie.
Böylece ilk düzenli ordular ortaya çıkmıştır.Pojawiły się pierwsze bazy wojskowe.
Daha sonra düzenli bir şehir halini aldı.Od tego czasu nastąpił dalszy, systematyczny regres miasta.
Ve düzenli olarak radyo programcılığı yapmaya başlamıştır.We Włoszech rozpoczęto regularne nadawanie programu radiowego.
Ödüller her yıl düzenli olarak verilmektedir.Nagrody przyznawane są corocznie.
Ukaladır, aşırı düzenli ve disiplinlidir.Pijący nadmiernie, systematycznie i regularnie.
1997 yılından bu yana düzenli olarak verilmektedir.Od 1997 był jednak regularnie powoływany do reprezentacji.
1867 yılından itibaren düzenli olarak Revue des Deux Mondes dergisinde yazıları yayınlanmıştır.Po 1833 współpracował z pismem Revue des deux mondes.
Geleneksel olarak genizalardaki kitap ve kâğıtlar düzenli aralıklarla dini törenlerle mezarlıklara gömülürler.Husarze w zbrojach i z kopiami występowali zazwyczaj w czasie uroczystości pogrzebowych.
Düzenli bir hayat sürmeli.Prowadził uregulowany tryb życia.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Liczba lotów krajowych i międzynarodowych stale wzrasta.
Düzenli ABD birlikleri Black Hawk kabilelerine saldırıya geçtiler.Amerykańskie siły specjalne rzeczywiście używają helikopterów w czarnym kolorze.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Wszystkim chorym cierpiącym na cukrzycę typu 2 zaleca się regularne badania okulistyczne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod