38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Aos 18 anos tentou alistar-se no exército russo, mas não foi aceito por causa de seus problemas físicos.
9 Şubat düzenli yayına.Em 9 de fevereiro, quando a transmissão regular.
Ayrıca her gün düzenli haberler yayınlayan, web sitesine sahiptir.Um website de notícias, por exemplo, precisa ser atualizado diariamente.
2015'ten bu yana RTP üzerine geç talk show 5 Para A Meia-Noite düzenliyor.Atualmente apresenta o talk-show da RTP 1, 5 Para a Meia-Noite desde 2015.
Bir yıl sonra antrenörle beraber düzenli yapılan eğitime başladı.Um ano depois, ele começou a treinar regularmente sob a liderança do treinador.
Althusser hayatının geri kalan kısmında düzenli tekrarlayan ruh hastalığından muzdarip oldu.A partir de então, Althusser sofreu de enfermidades periódicas durante o resto de sua vida.
Ayrıca, düzenli bir yapıya sahip olmayan küçük galaksilerden de düzensiz galaksiler olarak bahsedilebilir.Galáxias menores que não têm uma estrutura coerente são referidas como galáxias irregulares.
Yağışlar yıl boyunca düzenlidir.As chuvas são regulares durante todo o ano.
Çoğu biçimci yaklaşım düzenli ifadeleri oluşturmak için takip eden işlemleri sağlar.A maioria dos formalismos provê pelo menos três operações para construir expressões regulares.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Recomenda-se que todos os indivíduos com diabetes do tipo 2 façam regularmente exames oftalmológicos.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Deve haver um acompanhamento regular.
Burada düzenli forma şansı bulmuş fakat takım ligi sonuncu tamamlayarak ligden düşmüştür.Foi outra decepção, mas finalmente a equipe estava no caminho certo.
Ukaladır, aşırı düzenli ve disiplinlidir.É muito sério, exigente e disciplinado.
Abel ortalamaları düzenli, doğrusal ve kararlıdırlar ancak farklı λ değerleri için tutarlı değillerdir.As médias abelianas são regulares, lineares, e estaveis, mas nem sempre resultam ser consistentes entre si.
Düzenli bir eğitim ile yüksek riskli işlemleri gerçekleştirmek için eğitilmiştir.Usados para manobrar a formação com alta precisão.
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.Em geral, o glutamato monossódico é estável sob as condições de processamento de alimentos.
İkinci sezonunun ilk devresindede düzenli oynadı.Ele apareceu regularmente na série a partir da segunda temporada.
Özdeş alt birimlerden kapalı bir kabuk oluşturmanın en iyi yolu düzenli bir ikozahedron yapısıdır.Uma boa tentativa de se criar um sistema isolado é encerra-lo em uma garrafa térmica.
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.As orelhas são normalmente arredondadas e o focinho é afilado.
Raporda düzenli olarak bir hafta, bir kez yayınlandı.O relatório foi divulgado uma vez por semana, o que foi uma base regular.
Ayrıca Over There'de misafir oyuncu olarak ve FOX dizisi Standoff'da düzenli olarak oynadı.Ele também apareceu em Over There e teve um papel regular na série Standoff da FOX.
Bu güney tali hattı uzun zamandır düzenli yolcu taşımacılığı yapmıyor.Não há um serviço de trem de longa distância regular.
Emekliliğinden bu yana düzenli bir şekilde kitaplarını yayınlamaya devam etmektedir.Desde então ele tem versões liberadas regularmente.
1990'lı yıllarda düzenli uçuşlar başlamıştır.Na década de 50 os voos começaram a ser mais regulares.
Düzenli ordu, bir ülkenin resmî ordusudur.A sua profissão é militar - oficial do exército.
Burada bir sezon boyunca düzenli olarak oynadı.Ela trabalhou regularmente na série durante a última temporada.
1493'den sonra Sejm Piotrków'da, düzenli toplantılar yapmaya başladı ve 2 yılda bir dolaylı seçimler yapıldı.Em 1493 o parlamento nacional, a Sejm, começou a se reunir a cada dois anos em Piotrków.
Şayet düzenli bir şekilde yürütülürse krizin ilerlemesini azaltabilir.Se ela for muito baixa pode comprometer o desenvolvimento da planta.
1974 yılından itibaren düzenli olarak ve hiç aksamadan yayınlanmıştır.Expõe regularmente desde 1972, em mostras individuais e colectivas.
Düzenli sayımlar yakın tarihlidir.As datas, porém, são próximas.
Cuma akşamları Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenli konserler verir.A autarquia cede o Centro Cultural Atatürk regularmente a grupos cristãos para cerimónias mais concorridas.
İnsülin kullananların düzenli olarak kan şekeri]] seviyelerini kontrol etmesi gerekmektedir.Para estes pacientes recomenda-se regularmente verificar o nível da glicose no sangue.
Ailenin eline az da olsa ilk kez düzenli olarak para geçmeye başlar.Do modo de o obrigar as primeiras vezes a paſſar de mão.
Örneğin Perl ve Tcl direk kendi yazım kurallarına gömülü, güçlü düzenli ifadelere sahiptir.Por exemplo, Perl e Tcl possuem suporte a expressões regulares nativamente.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Nadava todas as manhãs e nem bebia alcool nem fumava.
1867 yılından itibaren düzenli olarak Revue des Deux Mondes dergisinde yazıları yayınlanmıştır.A partir de 1894, ela publicou seus poemas em La Revue des Deux Mondes.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.Desta forma deve-se sempre procurar um médico.
Gränna'dan adaya düzenli feribot seferleri düzenlenmektedir.Entretanto, há casos de ocorrência de RS em fronteira.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.Tinha uma preocupação latente em estar bem vestido e arrumado.
Diğer ülkelerde, e-Spor televizyon yayınları düzenli değildi.A transmissão de programas de rádio em idiomas estrangeiros foi proibida.
Başkent Kızıl şehrine düzenli hava hizmetleri gerçekleşmektedir.Na Sala Rossa (Sala Vermelha) tem sede o conselho comunal da cidade.
Azak Kalesi kuşatması, Çar I. Petro’ya donanmaya ve düzenli bir orduya sahip olmanın önemini göstermişti.Sabe-se como foi necessário impor através do trato legal e diplomático o direito de D. João I ao trono.
Yeniçeriler düzenli ordunun sürekli askerleriydi.Os guerrilheiros foram integrados no exército regular.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Tem voos domésticos e internacionais.
Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?O erro é recorrente ou esporádico? O erro pode ser reproduzido?
Düzenli uçuşlar 1962'de jet uçaklarla başladı.Reguliere vluchten met straalvliegtuigen startten in 1962.
Ichigo, evde yapacak başka bir iş olmadığı için düzenli olarak ders çalışır ve okul ödevlerini boşlamaz.Ichigo studeert en doet zijn huiswerk omdat hij thuis niets beters te doen heeft.
Astronotlara Dünya'dan düzenli olarak ikmâl malzemeleri yollanacaktır.Vanaf de Aarde zouden vervolgens met regelmaat voorraden naar de astronauten worden gestuurd.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Regelmatig handen wassen verkleint de kans op overdracht van koude virussen.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Bij ons een zeldzame, maar regelmatige gast.
İlk düzenli iç hat uçuşları 15 Temmuz 1923'te, Moskova-Nizhny Novgorod arasında başladı.De eerste vlucht vond plaats op 15 juli 1923 tussen de steden Moskou en Nizhni Novgorod.
Ayrıca şehirde düzenli olarak kültürel organizasyonlar düzenlenir.Beide steden organiseren regelmatig uitwisselingen op cultureel gebied.
Wolf'un ise 1848'de başlayan düzenli gözlemler yapılabilmesine olanak vermiştir.Dit leidde Rudolf Wolf er toe om vanaf 1848 regelmatige waarnemingen te doen.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Wanneer iemand wakker is, vertonen de hersengolven een bepaald ritme.
Yine de annesini düzenli olarak ziyaret etti.Haar man bezocht haar wel regelmatig.
Düzenli olarak 90 sayı çıktı.Het totaal kwam daarmee op 90 orders.
Çünkü onlar -da bir şeklinde düzenli formdadırlar.Zij wonen met name rond Opole (Oppeln).
Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir.Tijdens de groei regelmatig bijmesten.
Weaver'in görüşüne göre karmaşıklık iki şekilde ortaya çıkar: düzenli ve düzensiz karmaşa.Volgens Weaver kon complexiteit op deze manier twee vormen hebben: georganiseerd en niet-georganiseerd.
Odanın kirasını düzenli olarak ödeyememektedir.Men kan de maandlasten of de huur van een normaal huis niet opbrengen.